Araştırma Makalesi

Ayın Yarılması Meselesine Dair Tefsirlerdeki Yorum Farklılıkları

Cilt: 22 Sayı: 2 15 Aralık 2018
PDF İndir
EN TR

Ayın Yarılması Meselesine Dair Tefsirlerdeki Yorum Farklılıkları

Öz

Müfessirlerin tamamına yakını ayın yarılması meselesi hakkında değerlendirmede bulunmuşlardır. Bunların büyük çoğunluğu el-Kamer 54/1. âyetin zahiri ifadesi ve konuyla alakalı rivayetlere dayanarak ayın yarılmasının Hz. Peygamber döneminde gerçekleştiği görüşündedirler. Buna karşın bazı müfessirler de aynı âyetin bağlamına istinat ederek ayın yarılmasının kıyamet sırasında gerçekleşeceğini ileri sürmektedirler. Aynı şahıslar, mevzuyla alakalı rivayetleri kritize ederek bunların ayın yarılmasının vukuuna delil teşkil edemeyeceğini iddia etmektedirler. Bu görüşte olanlar için ayın yarılmasının çok az sayıda sahabe tarafından rivayet edilmesi ve muhtelif coğrafyalarda kayıt altına alınmamış olması da olayın gerçekleşmediğine delil teşkil etmektedir. Ayın yarılmasının Hz. Peygamber döneminde gerçekleştiği görüşünde olan müfessirlerin bu konuda tamamen benzer fikirde oldukları söylenemez. Bunlar, olayın gerçekleşme gayesi ve şekli gibi hususlarda farklı tevillerde bulunmaktadırlar. Diğer taraftan ayın yarılmasını deyimsel bir ifadeden ibaret olduğunu iddia edenler ile olayın sadece bir ay tutulmasından ibaret olduğunu ileri sürenler, ay yarılmasının gerçekte hiçbir zaman vuku bulmadığını beyan etmektedirler. Ayın yarılması ile ilgili tefsirlerdeki yorum farklılığı konusunun ele alındığı bu çalışmada mevzuyla alakalı tespit edilen görüşlerin kritize edilmesi amaçlanmaktadır. Makalede doküman analizi ve mukayese metotlarına başvurulacaktır.

Özet: Ayın yarılması meselesi, müfessirler başta olmak üzere muhtelif disiplinlerden pek çok ismin ilgisini çekmiştir. Kamer 54/1. âyetin ayın yarılmasından bahsetmesi müfessirlerin bu meseleye dair değerlendirmede bulunmasında önemli bir amil olmuştur.

Ayın yarılmasına ilişkin hadis rivayetleri Sahih-i Buhârî ve Sahih-i Müslim başta olmak üzere pek çok hadis kaynaklarında yer almaktadır. Farklı tariklerle de olsa ayın yarılmasına dair rivayetler, Enes b. Malik (ö. 93/712), Cübeyr b. Mut’im (ö. 59/678-679), Abdullah b. Abbas (ö. 68/687-688), Abdullah b. Ömer (ö. 73/692),  ve Abdullah b. Mes’üd’a (ö. 32/652-653)  isnad edilmektedir. Ayın yarılmasından bahseden rivayetlerden biri Alî b. Ebî Tâlib’e (ö. 40/661) nisbet edilse de bu rivayet sahih hadis kaynaklarında bulunmamaktadır. Bazı rivayetlerde ayın yarılma mucizesinin müşriklerin Hz. Peygamberden mucize talep etmeleri üzerine gerçekleştiği bilgisi bulunurken bazıların da ise sadece bu mucizenin nasıl gerçekleştiğinden bahsedilmektedir. 

Diğer taraftan ayın yarılması hakkında müfessirlerin aynı görüşte oldukları söylenemez. Bu görüşleri dayanaklarıyla birlikte tespit etmek çalışmanın esas amacını teşkil etmektedir. 

Hadisenin vukuunu kabul etmeyenlerin dışında bu olayı Hz. Peygamberin bir mucizesi olarak gören müfessirler arasında da görüş ayrılıkları bulunmaktadır. Bu mevzudaki müfessirlerin görüş ayrılıklarını olayın gerçekleşme zamanı ve şekli olmak üzere iki başlıkta sınıflandırmak mümkündür. 

Klasik dönem müfessirlerin çoğu rivayetleri esas alarak ayın yarılmasının Mekke döneminde gerçekleştiği görüşündedir. Bu müfessirlerden Vâhidî (ö. 468/1076) ve Kurtubî (ö. 671/1273) ise buna delil olarak rivayetlerin yanı sıra “onlar bir âyet/mucize gördüklerinde yüz çevirirler ve bu ancak büyük bir sihirdir derler” mealindeki el-Kamer, 54/2. âyeti kanıt olarak sunmaktadırlar. Kuşeyrî (ö.  465/1072) gibi bazı müfessirler ise ayın yarılması hakkındaki müfessirlerin görüşüne istinad ederek bu olayın geçmişte vuku bulduğunu kabul etmektedirler. Sıddîk Hasan Han (ö. 1307/1890), Mevdûdî (ö. 1399/1979)  ve Sâbûnî gibi modern dönem müfessirlerden pek çoğunun bu konudaki görüşlerini, konuyla ilgili rivayetlerin dışında müfessirlerin genel kanaatleri şekillendirmiştir.    

Ayın yarılmasının Hz. Peygamber döneminde gerçekleştiğini kabul eden müfessirlerin bazıları arasında olayın gerçekleşme nedeni ve keyfiyeti gibi hususlarda görüş ayrılıkları bulunmaktadır. Klasik dönem müfessirlerden Taberî (ö. 310/923), Ebü’l-Leys es-Semarkandî (ö. 373/983), Fahreddîn er-Râzî (ö. 606/1210), Kurtubî (671/1273)  ve Şii müfessirlerden Kummî (ö. 329/941) gibi isimler, olayın Mekkeli müşriklerin Hz. Peygamber’den nübüvvetine delil olarak bir mucize talebinde bulunmaları üzerine gerçekleşmiştir. Dolayısıyla bu müfessirler, ayın yarılması ile Hz. Peygamber’in nübüvveti arasında bir ilişki kurmaktadırlar.  Buna karşın Seyyid Kutub (ö. 1385/1966) gibi müfessirler ise Hz. Peygamber’in Kur’ân dışındaki mucizelerinin tehaddî bildirmediğini gerekçe göstererek ayın yarılmasının risâletin delili olarak görülemeyeceğini ileri sürmektedirler.

Ayın yarılması olayını Hz. Peygamberin bir mucizesi olarak gören müfessirler arasında olayla alakalı rivayetlerin mütevâtirliği hususunda görüş ayrılığı bulunmaktadır. İbn Kesîr (ö. 774/1373) ve Şevkanî (ö. 1250/1834) gibi müfessirler bu meseleye dair rivayetleri mütevâtir olarak görürken İbn Âşûr (ö.  1879/1973) ise bu husustaki haberleri mütevâtir kabul etmemektedir.

Ayın yarılmasının gelecekte gerçekleşeceğini ileri süren bazı müfessirler de bulunmaktadır. Reşîd Rızâ (ö. 1353/ 1935) başta olmak üzere bu görüşü paylaşan müfessirler, ayın yarılmasıyla alakalı rivayetlerin sıhhat ölçütlerine, rivayetin içeriğindeki çelişkili hususlara, kendisinden rivayet edilen şahısların çoğunun olaya şahit olamadıklarına ve olaya sadece belli bir coğrafyadaki insanların şahit olmalarının mümkün olamayacağına işaret ederek ayın yarılmasının geçmişte gerçekleşmediğini ileri sürmektedirler.  

Ayın yarılmasının gelecekte; kıyamet sırasında gerçekleşeceğini ileri süren az sayıda klasik dönem müfessiri bulunmaktadır. Bunlardan Hasan-ı Basri (ö. 110/728), Atâ b. Ebü Rebâh (ö. 114/732) ve Ebû Bekr el-Esam’ın (ö. 200/816) ismi öne çıkmaktadır. Buna karşın modern dönemden Reşîd Rızâ (ö.  1353/1935), Merâgî (ö.  1364/1945) ve Şinkītî (ö.  1394/1974) gibi pek çok isim ayın yarılmasının kıyamet sırasında vuku bulacağını beyan etmektedirler. Bunlara göre el-Kamer 54/1. âyetinde geçen ifadelerde kıyamet sahnesinden bahsedilmektedir.  Söz konusu âyette yarılma manasına gelen fiilin mazi sigasıyla kullanımını ise başka âyetlerden bazı deliller getirerek te’vil etmeye çalışmaktadırlar. Onlara göre kıyamet sahnelerinden bahseden pek çok âyette olaylar, mazi sigalarıyla ifade edilmektedir. 

Ayın yarılması meselesinde zaman mefhumu yerine olayın gerçekleşme şekli üzerinde farklı değerlendirmelerde bulunan müfessirler de bulunmaktadır. Gazzâlî (ö.505/1111), Muhyiddin İbnü’l-Arabî (ö. 638/1240) ve Şah Veliyyullah ed-Dihlevî (ö. 1052 / 1642), el-Kamer 54/1. âyetinde zikredilen inşikāku’l-kameri gerçek bir yarılma olarak görmemektedirler. Bunlara göre olay optik bir yanılsamadan ibarettir. Muhammed Esed (ö. 1412/1992) ise bu yanılsamayı ay tutulmasına bağlamaktadır.

Bazı müfessirler tarafından ayın yarılmasının bilimsel olarak izah edilmeye çalışılması bu meseledeki yorum farklılıklarından biridir. Bu olayı bilimsel açıdan imkânsız görmeyen Mevdûdî’ye göre parçalanan bir yıldızın çekim kuvvetiyle yeniden birleşmesi mümkündür. Bu hususta en çarpıcı değerlendirmeleri yapan isimlerden biri kuşkusuz Tantavî Cevherî’dir (ö.  1940). Ona göre ayın yarılması mucizesinin ilmî çalışmalara ışık tutacak pek çok yönü bulunmaktadır. Tantavî Cevherî, âyette başka bir gök cismi yerine ayın zikredilmiş olmasının ayın çok önceleri dünyadan koptuğuna bir işaret olarak görmektedir. Dolayısıyla Tantavî Cevherî, âyette bahsi geçen ayın yarılması ile modern dönemde ayın bölünmesine ilişkin ileri sürülen kuramlar arasında bir ilişki kurmaktadır.

Ayın yarılmasıyla ilgili ileri sürülen görüşlerden biri de dilin inceliğiyle alakalıdır. Kur’ân’daki ifade şekli olan “inşakkā’l-kamer” terkibine dikkat çeken bazı müfessirler, ayın yarılmasından maksadın, hakikatin zuhuru olduğunu ileri sürmektedirler. Bu görüşü savunanlara göre Araplar, bir işin gün yüzüne çıktığını ifade etmek üzere böyle bir deyim kullanmaktadırlar. Buna göre “inşakkā’l-kamer” ifadesiyle Kur’ân’ın, indiği dönemdeki karanlığı aralaması kastedilmektedir. Özetle müfessirler, ayın yarılmasına ilişkin el-Kamer 54/1.  âyetin zahirî ifadesi, olaya ilişkin rivayetler, dil incelikleri gibi farklı gerekçeler üzerinden muhtelif yorumlarda bulunmaktadırlar.

Anahtar Kelimeler

Kaynakça

  1. Ahmed b. Hanbel. Müsned. Thk. Şuayb Arnavud-Adil Mürşid. 45 Cilt. Beyrut: Müessesetü’r-Risale, 1997.
  2. Arslan, İhsan. “Kur’ân-ı Kerim’e Göre Hz. Peygamber ve Mucize”. Uluslararası Sosyal Araştırmalar Dergisi 10/50 (Haziran 2017): 882-903.
  3. Aynî, Ebû Muhammed Mahmûd b. Ahmed Bedruddîn. ‘Umdetu’l-Kari. 25 Cilt. Beyrut: Dâru İh-yai’t-Turasi’l-‘Arabî, ts.
  4. Azimli, Mehmet. “Şakku’l-Kamer Olayı Çerçevesinde Bazı Tahliller”. Din Bilimleri Akademik Araş-tırmalar Dergisi 8/4 (2008): 25-40.
  5. Bardakçı, Safa. “Kādî Abdülcebbar’ın İnşikâk-ı Kamer Görüşü”. Uluslararası Sosyal Araştırmalar Dergisi 3/11 (2010): 155-179.
  6. BBC. “bbc news”. Erişim: 8 Mayıs 2018. https://www.bbc.com/turkce/vert-fut-37237392
  7. Bebek, Adil. “Kelâm Literatürü Işığında Mûcize ve Hz. Muhammed’e Nisbet Edilen Hissî Mûcize-lerin Değerlendirilmesi”. Marmara Üniversitesi İlahiyat Fakültesi Dergisi 18 (2000): 121-148.
  8. Beyzâvî, Nâsıruddîn Ebu’l-Hayr Abdullah b. Ömer b. Muhammed eş-Şîrazî. Envâru’t-Tenzîl ve Esraru’t-Te’vîl. 5 Cilt. Beyrut: Dâru İhyai’t-Turâsi’l-‘Arabî, ts.

Ayrıntılar

Birincil Dil

Türkçe

Konular

Din Araştırmaları

Bölüm

Araştırma Makalesi

Yayımlanma Tarihi

15 Aralık 2018

Gönderilme Tarihi

26 Temmuz 2018

Kabul Tarihi

15 Ekim 2018

Yayımlandığı Sayı

Yıl 2018 Cilt: 22 Sayı: 2

Kaynak Göster

ISNAD
Salmazzem, Mehmet. “Ayın Yarılması Meselesine Dair Tefsirlerdeki Yorum Farklılıkları”. Cumhuriyet İlahiyat Dergisi 22/2 (01 Aralık 2018): 859-884. https://doi.org/10.18505/cuid.448167.

Cited By

Cumhuriyet İlahiyat Dergisi Creative Commons Atıf-GayriTicari 4.0 Uluslararası Lisansı (CC BY NC) ile lisanslanmıştır.