Araştırma Makalesi

Fezâyî’nin Çihil-nâm-ı Manzûm Adlı Havâss-ı Esmâ-i Hüsnâ Mesnevisi

Cilt: 22 Sayı: 2 15 Aralık 2018
PDF İndir
EN TR

Fezâyî’nin Çihil-nâm-ı Manzûm Adlı Havâss-ı Esmâ-i Hüsnâ Mesnevisi

Öz

Türk-İslam edebiyatı, dinî türler bakımından oldukça zengindir. Yapılan araştırmalarda birçok tevhid, münâcât, naʻt, mevlid, hilye, hicret-nâme, şefâʻat-nâme, miʻrâciye, kısasü’l-enbiyâ, ramazaniye ve esmâ-i hüsnânın yazıldığı görülmüştür. Telif edilen manzum-mensur esmâ-i hüsnâların umumiyetle ya şerhi yapılmış ya da havâssı anlatılmıştır. Çalışmaya bahis konusu olan Çihil-nâm-ı Manzûm adlı eser de havâss-ı esmâ-i hüsnâ olarak yazılmıştır. Müellifi, Fezâyî adında bir şairdir. Kaynaklarda şair hakkında bir bilgiye ulaşılamamıştır. Yazma, XV. yüzyılın son çeyreğinde yazılmıştır. Bundan dolayı şairin XV. yüzyılda yaşadığı tahmin edilmiştir. Bu esere, bir mecmuada rastlanmıştır. Bu mecmuada, şairin Hediyyetü’l-ahbâb, der-Beyân-ı Makâmât-ı Dervîşân, Kitâbü’ş-Şerʻiyyetü’l-erbâb ve Gazeliyyât-ı Dervîş Fezâyî adlı dört eseri daha tespit edilmiştir. Yazılan esmâ-i hüsnâlarda genellikle Allah’ın doksan dokuz ismi üzerinde durulmuştur. Bu çalışmada, Allah’ın kırk ismi anlatılmıştır. Ortaya konan metin, Arapça ve Farsça yazılan bazı mensur eserlerin nazma çekilme geleneğinin bir devamı niteliğindedir. Çihil-nâm-ı Manzûm, Arapça mensur olarak yazılan ve Esmâ-i İdrisiyye olarak bilinen Hz. İdris’in yakarışının serbest çevirisi olarak görülebilir. Eserin muhtevasında kırk isim, bunların özellikleri, ne zaman, ne kadar ve nasıl okunması gerektiği anlatılmıştır. Bu çalışmada önce Kur’ân’da, hadiste, Arap, Fars ve Türk edebiyatında esmâ-i hüsnâ konusu hakkında ana hatlarıyla bilgi verilmiştir. Ayrıca eserin müllifi Fezâyî hakkında bilgi verilmiş, Çihil-nâm-ı Manzûm adlı eser tanıtılmış ve metnin transkripsiyonlu hâli verilmiştir.

Özet

Bir milleti derinden etkileyen sebeplerden biri de din değişimidir. Bu değişim, sadece ferdi etkilememiş, onun içinde doğduğu, büyüdüğü toplumu da etkilemiştir. Bu etkinin kuvvetli bir şekilde görüldüğü milletlerden biri de Türklerdir. Türkler, İslamlaştıktan sonra yeni bir medeniyet tesis etmişlerdir. Bu İslamî medeniyetin yansıdığı sahalardan biri de toplumun edebî yönüdür. Yeni teşekkül etmeye başlayan bu edebiyatta, daha çok tevhid, münâcât, naʻat, mevlid, hilye, hicret-nâme, şefâʻat-nâme, miʻrâciye, kısasü’l-enbiyâ, ramazaniye gibi dinî türler, ortaya konmuştur. Bunlardan biri de Allah’la ilgilidir. Allah’la ilgili dinî türler, divanların başlarında bulunan bir veya birkaç manzûmeden oluşan tevhid ve münâcâtlar şeklinde yazıldığı gibi esmâ-i hüsnânın şerhleri ya da havâss-ı esmâ-i hüsnâlar olarak da yazılmıştır.

Türk edebiyatında zaman içinde, bazı edebî ve ilmî eserlerin farklı bir dile çevrilme isteği ve ihtiyacı doğmuştur. Çıkarma, ilâve gibi bazı değişikliklerle metinlerin yeniden yazıldığı veya manzum eserlerin nesre çevrildiği görülmüştür. Araştırma konumuz olan Çihil-nâm-ı Manzûm’un da aslı Arapçadır ve mensur olarak yazılmıştır. Çihil-nâm-ı Manzûm, Hz. İdris’in yakarışını anlatan ve Esmâ-i İdrisiyyeolarak bilinen eserin nazma çekilmiş hâlidir.

Esmâ-i hüsnâ daha çok Allah’ın sıfat ve isimlerini anlatmak için kullanılan dinî bir terimdir. Kur’ân’da, bir kavram olarak zikredilen esmâ-i hüsnânın sayısı ile ilgili herhangi bir bilgi yer almamıştır. Bununla birlikte Kur’ân’da geçen Allah’la ilgili isimlerin sayısı 155’tir. Hadislerde de bu sayı farklıdır. Esmâ-i hüsna sayısının 99 olduğu, yaygın bir görüş olarak kabul edilmiştir. Kimi İslam âlimleri sınırlandırıcı bu tarz ifadelere karşı çıkarak, ramazan ayı içinde Kadir Gecesi’nin gizlenmesi gibi doksan dokuz ismin bütün İlahî isimler içinde gizli olduğunu, bazıları da doksan dokuz sayısının çokluktan kinaye olduğunu ileri sürmüştür.

Esmâ-i hüsnâyı bahis konusu eden ilk örnekler Arap edebiyatında yazılmıştır. Bunların bir kısmı müstakil değildir: Ebû Mansûr el-Mâtürīdî’nin (ö. 333/944) Kitabü’t-Tevhîd’i, Ebû Abdullah el-Halîmî’nin (ö. 403/1012)el-Minhâc fî şuʻabi’l-îmân’ı, Takıyyüddīn İbn Teymiyye’nin (ö. 728/1328)el-Îmân’ı. Esmâ-i hüsnâların bir kısmı da tek eser halindedir: Ebû İshâk ez-Zeccâc’ın (ö. 311/923) Tefsirü’l-esmâillahi’l-hüsnâ’sı, Ahmed b. Hüseyin el-Beyhaḳî’nin (ö. 458/1066) el-Esmâ ve’s-sıfât’ı ve ‘Abd al-Kerîm b. Havâzin el-Kuşeyrî’nin (ö. 465/1072) Şerhü’l-esmâüllâhi’l-hüsnâ’sı. Arapçanın yanı sıra Farsça yazılan bazı esmâ-i hüsnâlardan söz etmekte fayda vardır: Muhammed eş-Şîrâzî en-Nisâburî’nin (ö. 904/1498) Risâle der-esmâü’l-hüsnâ’sı, Çarhî Yakûb b. Osmân’ın (ö. 851/1447) Şerhü’l-esmâi’l-hüsnâ’sı ve Abdurrahmân Ahmed el-Câmî’nin (ö. 898/1492) Muʻammâtü’l-Câmî (Risâle-i muʻammâ en-nefîse)adlı eseri.

İslam milletleri, Allah ile ilgili muazzam bir edebiyat külliyatı oluşturmuştur. Bunlar arasında esmâ-i hüsnâların ayrı bir önemi vardır.  Türk edebiyatında birçok esmâ-i hüsnâ yazılmıştır. Manzum olanlar arasında en meşhuru İbn İsa b. Mecdüddin İsa Saruhanî’nin (ö.967/1559) Şerhü’l-esmâi’l-hüsnâ’sıdır. Bunun dışında Hüseyin b. Ahmed Sîrûzî’nin (ö.1000/1401) Şerhü’l-esmâi’l-hüsnâ’sı, Ahmed Şâkir Paşa’nın (ö. 1234/1818) Ravd-ı Verd’i, İbrahim Cûdî’nin (ö.1345/1926) el-Kenzü’l-esnâ fî şerhi’l-esmâi’l-hüsnâ’sı, Bıçakçızâde İsmâil Hakkı b. Osmân’ın (ö.1352/1933) Esmâü’l-hüsnânın Nazmen Tefsiribu alanda yazılan başlıca eserler arasında gösterilmiştir. Yine son dönemlerde üzerinde çalışmalar yapılan Şeyhoğlu Mustafa’nın (ö. 817/1414) Havâss-ı esmâ-i hüsnâ, Subhî-i Bursevî’nin (ö. ?), Manzûm esmâü’l-hüsnâ şerhi, Hâkim Seyyid Mehmed Efendi’nin (ö. 1184/1770) Manzûm şerh-i esmâ-i hüsnâ’sı, Lamiî Çelebi’nin (ö. 938/1532) Şerh-i muammeyât alâ esmâ-i hüsnâ’sı, Hamdi Efendi’nin (ö. ?), Manzûm esmâ-i hüsnâ şerh’i, Nahîfî’nin (ö. 1151/1738) Manzûm esmâü’l-hüsnâ’sı, Abdülmecid b. Nasuh Tosyevî’nin (ö. 996/1588) Esmâ-i hüsnâ şerh’i de kayda değer diğer eserler arasında sıralanabilir.

Bu çalışmada bir havass-ı esma-i hüsna ele alınmıştır. Havâs, hâs ile hâsse kelimelerinin çoğulu olup havâss-ı vükelâ, havâss-ı belde, bazı ilaçların özellikleri, havâss-ı Kur’ân-ı Kerîm, havâss-ı ism-i azam; bir şeyde bulunup sâirinde bulunmayan kuvvet, hâlet-i mahsusa anlamlarına gelmektedir. Kur’ân âyetlerinin, yüzük taşlarının, günlerdeki saatlerin, bazı duaların, Allah’ın isimlerinin bazı hassaları olduğuna; bunları, belirli şartlarda, belirli miktarda okuyan yahut herhangi bir tarzda, muayyen saatlerde yazan kişinin arzusunun gerçekleşeceğine inanılır. Havâs kavramının bu manaları karşılaması, onun ilmî bir özellik kazanmasını ve literatürde “havâs ilmi” olarak adlandırılmasını sağlamıştır.

Kur’ân ve esmâ-i hüsnânın havâssını ele alan eserler yazılmıştır. Arap ve Türk edebiyatında yazılan bu eserlerden birkaçı şunlardır:Risâle fî havâssi’l-iksîr: Zünnûn el-Mısrî; Havâssü’l-Kur’ân: Gazzâlî; el-İkdü’l-manzûm fî havâssi’l-hurûf:Muhyiddin İbnü’l-Arabî;Esmâ-i İdrisiyye:Şihabeddin Sühreverdî; Havâss-ı esmâ-i hüsnâ: Şeyhoğlu Mustafa; Manzûm esmâü’l-hüsnâ Şerhi: Subhî-i Bursevî; Şerhü’l-esmâi’l-hüsnâ:İbn İsa b. Mecdüddin İsa Saruhanî; Manzûm şerh-i esmâ-i hüsnâ:Hâkim Seyyid Mehmed Efendi; Manzûm esmâü’l-hüsnâ: Nahîfî; Şerhu esmâi’llâhi’l-hüsnâ ve havâssuhâ:İmâm Şebrâvî.

Esmâ-i hüsnânın anlatıldığı eserlerden biri de İdris peygambere atfedilmiştir. Hz. İdris’in mucizeleri arasında reml ilmi, heyet, ilm-i nücum, hesap, tıb, nebatların sırları, yazı yazma, dikiş dikme, terazi kullanma gibi nice acip ilimler, garip sanatlar görülmüştür. Kendisine indirilen 30 sahifede semavî sırlar anlatılmıştır. Ruhanîlere hükmetmesi, varlıkların özelliklerini bilmesi ve çeşitli bilinmeyen şeylere hâkim olması başlıca mucizeler olarak zikredilmiştir. Yine harflerin özelliklerini anlatan bir kitap yazdığı ve Aristo gibi birçok bilginin buna şerhler yazdığı ifade edilmiştir. Hz. İdris’e atfedilen ve Allah’a kırk isimle yalvarmasını anlatan bazı eserler yazılmıştır:

Muhammed et-Tunusî, er-Ravzâtü’s-sündüsiyye fi’l-esmâü’l-İdrisiyyetü’s-Sühreverdiyye; Shāb al-Dīn Yaḥya b. Ḥabeş as-Suhreverdī, Çihil-nâm. Bunlar arasında en meşhûru, Sühreverdî’nin yazdığı Esmâ-i İdrisiyyeadlı eserdir. Eserde esmâ-i hüsnânın (kırk isim) yanı sıra dualar, virdler, yakarışlar, bunların anlamları ve bunları okumanın faziletleri anlatılmıştır. Kitap, Arapça yazılmıştır.  Bu eserin birçok nüshası tespit edilmiştir. Bunlardan birkaçı şöyledir: Süleymaniye Ayasofya, K. 1870; Süleymaniye, Ayasofya, 377; Beyazıt Devlet Kütüphanesi 1314; Milli Kütüphane A005133-03 23b-33a; Adana İl Halk Kütüphanesi 140; Milli Kütüphane, 06 Mil Yz A 9084/6.

Esmâ-i İdrisiyye’yi anlatan eserler, mensur olarak yazılmıştır. Bu çalışmada incelenen eser, manzûm olarak yazılmıştır. Çihil-nâm-ı Manzûmbu açıdan diğerlerinden ayrılır. Çalışmayı önemli kılan bir başka husus da Çihil-nâm-ı Manzûm’un oldukça eski bir dönem olan XV. yüzyılda yazılmış olmasıdır.

Anahtar Kelimeler

Kaynakça

  1. Akaryalı, M. Sami. Şâkir Ahmed Paşa Ravz-ı Verd (Edisyon Kritik ve Birinci Bölümün Günümüz Türkçesine Çev-rimi. Yüksek Lisans Tezi, Marmara Üniversitesi, 2000.
  2. Baş, Münire Kevser. Lamiî Çelebi’nin şerh-i muammeyât alâ esmâ-i hüsnâ’sı. Yüksek Lisans Tezi, Ankara Üniversitesi, 1999.
  3. Beyhakī, Ahmed b. el-Hüseyn b. Ali. el-Esmâ ve’s-sıfât. thk. İmâdüddin Ahmed Haydar. Beyrut: Dâru’l-Kütübi’l-Arâbî, 1985.
  4. Cebecioğlu, Ethem. Tasavvuf Terimleri ve Deyimleri Sözlüğü. 6. Baskı. Ankara: Otto Yayınları, 2014.
  5. Ceyhan, Adem. “Tarihi Manzum Metinleri Nesre Çevirme Meselesi: Belîğ’in Gül-i Sad-Berg’i Örneği. Sosyal Bilimler Dergisi 2/1 (Mart 2011): 103-140.
  6. Çatak, Adem. Şihâbeddin Sühreverdî Hayatı Eserleri ve Tasavvuf Anlayışı. Doktora Tezi, Ankara Üniversitesi, 2007.
  7. Çelebi, İlyas. “Havâs İlmi”. Türkiye Diyanet Vakfı İslâm Ansiklopedisi. 16: 517-521. İstanbul: TDV Yayınları, 1997.
  8. Çelebioğlu, Âmil. Eski Türk Edebiyatı Araştırmaları. İstanbul: MEB Yayınları, 1998. 349-432, 353-377, 93-108.

Ayrıntılar

Birincil Dil

Türkçe

Konular

Din Araştırmaları

Bölüm

Araştırma Makalesi

Yayımlanma Tarihi

15 Aralık 2018

Gönderilme Tarihi

25 Eylül 2018

Kabul Tarihi

17 Kasım 2018

Yayımlandığı Sayı

Yıl 2018 Cilt: 22 Sayı: 2

Kaynak Göster

ISNAD
Kiraz, Seydi. “Fezâyî’nin Çihil-nâm-ı Manzûm Adlı Havâss-ı Esmâ-i Hüsnâ Mesnevisi”. Cumhuriyet İlahiyat Dergisi 22/2 (01 Aralık 2018): 999-1034. https://doi.org/10.18505/cuid.463510.

Cited By

Cumhuriyet İlahiyat Dergisi Creative Commons Atıf-GayriTicari 4.0 Uluslararası Lisansı (CC BY NC) ile lisanslanmıştır.