AYNU’L-KUDÂT el-HEMEDÂNÎ’NİN İDAM SAVUNMASINDA TEFSİR UYGULAMALARI VE TASAVVUFÎ YORUMLARI
Öz
Aynu’l-Kudât el-Hemedânî (d. 492-1098/ö. 525-1131) tasavvufun bir ilim
olarak ortaya çıktığı dönemde dünyaya gelmiştir. İslam Medeniyeti açısından
zengin olan bu dönemde, Sünnî düşüncenin oluşmasında önemli bir yeri olan
Nizamiye Medreseleri kurulmuş ve yaygınlaşmıştır.
Hemedânî, küçük yaşlarından itibaren iyi bir tahsil görmüş ve ilk eserini 14 yaşında kaleme almıştır. O, yirmili yaşlarda tasavvuf, kelâm, tefsir, fıkıh, dil bilimleri, matematik, astronomi ve felsefe alanlarında yüksek düzeyli eserler vermiştir. Genç yaşta fetva verecek seviyeye ulaşarak Hemedan kadılığına ve aynı yerde mevcut medresenin müderrisliğine tayin edilmiştir.
Hemedânî, meşgul olduğu ilmi faaliyetlerinin, arayışlarına ve zihnini kurcalayan sorularına cevap verememesi üzerine bir buhran geçirir. İmam-ı Gazzalî’nin eserleri vesilesiyle bu sıkıntıyı atlatır. Ahmed Gazzalî ile tanışması ise hayatında bir dönüm noktası olur. Ahmed Gazzalî’yi kendisine rehber olarak seçer ve ondan almış olduğu tasavvufi eğitim ile hayatının sonuna kadar etrafındaki insanları irşad eder. Özellikle yirmili yaşlarında fikirlerini özgürce dile getirmesi ve şatahat türü sözler söylemesi, aleyhinde faaliyet gösteren bir topluluğun oluşmasına neden olur. Bununla beraber üstün hitabet yeteneği ve etkili vaazları sayesinde aralarında devlet adamlarının da bulunduğu çok sayıda mürid edinmiştir.
Hemedânî’nin tasavvuf yolu, Ahmed Gazzalî’den kendisine intikal eden aşk, cezbe ve fenadır. Ona göre din bir sosyal alışkanlık değildir. Tasavvuf, Allah’ı görmeyi ve O’na kavuşmayı hedefleyen bir yolculuktur.
Otuz üç yaşında, Hemedân’da, zındıklık suçlamasıyla, Selçuklu veziri Kıvâmüddin Dergezînî’nin emriyle öldürülmüş/şehit edilmiştir. Şekve’l-Garîb adlı risalesi, ölümünden kısa bir müddet önce Bağdat’ta zindanda tutulduğu esnada, kendisini savunmak için dönemin ilim ve tasavvuf erbabına yazmış olduğu son eseri ve bir tür idam savunmasıdır.
Yaşadığı dönemin âlimlerinden ve mutasavvıflarından yakınmalarını hüzünlü bir üslupla dile getiren bu eser, onun fikri sürecinin son halkasını teşkil etmesi bakımından önemlidir. Öte taraftan eser, tarihe iz bırakmış bir müellifin nasıl anlaşılması gerektiğine dair önemli metodik veriler sunmaktadır. Risalede tasavvuf, akâid, kelam ilimlerinin yanı sıra tefsir ilmine dair kıymetli veriler bulunmaktadır. Elinizdeki çalışma, Hemedânî’nin idam savunmasını yaptığı Şekve’l-garîb adlı eserinde yer alan tefsir uygulamalarını ve bunların tasavvufî yorumlarını tespit etmeyi amaçlamaktadır. Bu bağlamda Hemedâni’nin dini ve edebi metinleri anlamlandırırken kullandığı metodun “kelâmın tamamından edinilmiş bilgi ve algı” ekseninde seyrettiğini söylemek mümkündür.
Anahtar Kelimeler
Kaynakça
- Askalâni-el, İbnu’l-Hacer Ahmed b. Alî. Lisânu’l-Mîzân. Beyrut: Muessesetu’l-A’lemî, 2. Basım,1390.
- Aynu’l-Kudât el-Hemedânî. Şekve’l-Garîb ani’l-Evtâni ilâ Ulemâi’l-Buldân. thk. Afîf Useyrân. Paris: Dar Babylon, 1962.
- Bayer, İsmail. Keşşaf Tefsirinde Belagat Uygulamaları. Erzurum: Atatürk Üniversitesi Sosyal Bilimler Enstitüsü, Doktora Tezi, 2013.
- Beyhakî-el, Ebû Bekr. Şuabu’l-Îmân. Beyrut: Dâru’l-Kutubi’l-İlmiyye, 2. Basım, 2017.
- Ebu Davud, Süleyman b. Eş' as es-Sicistânî. Sünen. Beyrut: Daru'l-Cinan, 1. Basım, 1988.
- Haddâd-el, Muhammed. Tahrîcu Ehâdîsi İhyâi Ulûmi’d-Dîn (el-Irâkî, İbnu’s-Subkî, ez-Zebîdî) Riyad: Dâru’l-Âsıme, 1. Basım, 1987.
- Heytemî-el, Alî b. Ebî Bekr. Mecmau’z-Zevâid ve Menbau’z-Zevâid. Beyrut: Dâru’l-Kutubi’l-İlmiyye, 1988.
- Hindî-el, Muttakî. Kenzu’l-Ummâl fî süneni’l-akvâl ve’l-ef‛âl. Thk. Bekrî Hayyânî-Saffet es-Sekka. Beyrut: 1985.
Ayrıntılar
Birincil Dil
Türkçe
Konular
-
Bölüm
Araştırma Makalesi
Yayımlanma Tarihi
29 Haziran 2020
Gönderilme Tarihi
11 Nisan 2020
Kabul Tarihi
27 Haziran 2020
Yayımlandığı Sayı
Yıl 2020 Cilt: 20 Sayı: 1