The role of interleukin-6 gene in distinction of transudate-exudate in pleural effusions
Abstract
Purpose: This study aims to appraise IL-6 gene expression in pleural fluid samples and establish a connection between expression levels and promoter polymorphisms for more accurate pleural effusion classification.
Materials and Methods: A total of 38 adult patients (transudate (19) and exudate (19)) with pleural fluid and 33 healthy controls were included in the study. For the IL-6 gene expression study, RNA was isolated from transudate and exudate pleural fluids, and expression levels were compared between the two groups. Then, -174G>C (rs1800795), -572G>C (rs1800796) and, -597G>A (rs1800797) polymorphisms were analyzed using LightCycler® 480 II with real-time polymerase chain reaction from genomic DNA of controls and patients.
Results: IL-6 levels were 7.13-fold more expressed in the exudate group than in the transudate group. No significant difference was found between the transudate-exudate groups in terms of polymorphisms. However, when we compared the transudate-exudate patient groups with the control groups, -174 G>C polymorphism and -597 G>A polymorphism were statistically significant.
Conclusion: Pleural effusion treatment initiates with fluid characterization. In challenging cases, the current parameters are inadequate. Our findings indicate that IL-6 is a robust biomarker, independently distinguishing exudative and transudative states, surpassing traditional criteria. IL-6 shows promise for precise pleural effusion characterization, offering insights into pathophysiology and enabling targeted therapeutic interventions.
Keywords
IL-6
,
mRNA Expression
,
Pleural Effusion
,
Genetic Polymorphism
Plevral efüzyonlarda transude ile eksuda ayrımında interlökin-6 geninin rolü
Öz
Amaç: Bu çalışma, plevral sıvı örneklerinde IL-6 gen ekspresyonunu değerlendirmeyi ve ekspresyon düzeyleri ile promotör polimorfizmleri arasındaki ilişkiyi inceleyerek plevral efüzyon sınıflandırmasında daha doğru sonuçlar elde etmeyi amaçlamaktadır.
Gereç ve Yöntem: Çalışmaya plevral sıvısı bulunan toplam 38 yetişkin hasta (19 transüda, 19 eksüda) ve 33 sağlıklı kontrol grubu dahil edildi. IL-6 gen ekspresyonu çalışması için, transüda ve eksüda plevral sıvılarından RNA izole edildi ve ekspresyon seviyeleri iki grup arasında karşılaştırıldı. Ardından, kontrol ve hasta gruplarının genomik DNA'larından LightCycler 480 II real-time polimeraz zincir reaksiyonu kullanılarak -174G>C (rs1800795), -572G>C (rs1800796) ve -597G>A (rs1800797) polimorfizmleri analiz edildi.
Bulgular: Eksüda grubunda IL-6 düzeyleri, transüda grubuna göre 7,13 kat daha fazla ifade edildi. Transüda-eksüda grupları arasında polimorfizmler açısından anlamlı bir fark bulunamadı. Ancak transüda-eksüda hasta grupları kontrol grupları ile karşılaştırıldığında, -174G>C polimorfizmi ve -597G>A polimorfizmi istatistiksel olarak anlamlıydı.
Sonuç: Plevral efüzyon tedavisi sıvı karakterizasyonu ile başlar. Zorlu vakalarda, mevcut parametreler yetersizdir. Bulgularımız, geleneksel kriterlerin ötesine geçerek eksüdatif ve transüdatif durumları bağımsız olarak ayırt eden güçlü bir biyobelirteç olarak IL-6 'yı işaret etmektedir. IL-6 , plevral efüzyonun hassas karakterizasyonu için umut vermekte olup, patofizyoloji hakkında bilgi sağlayarak hedeflenen tedavi yaklaşımlarına olanak tanımaktadır.
Anahtar Kelimeler
IL-6
,
mRNA ekspresyonu
,
plevral efüzyon
,
genetik polimorfizm