Comment on the article [Diagnosis, risk assessment, and surgical planning of coronary artery anomalies by CT angiography]
Öz
Coronary computed tomography angiography (CCTA), which enables detailed visualization of coronary anatomy, is increasingly identifying coronary artery anomalies (CAA). The study by Orhan et al. caught our attention by evaluating CCTA findings in 2,786 patients and reporting a CAA prevalence of 1.82%. The study offers significant anatomical data; however, various methodological and interpretive elements require elucidation. The reported prevalence may be affected by the application of a non-standard threshold for identifying high take-off coronary origins, which could restrict comparability with previous studies and lead to an overestimation of clinically significant anomalies. Moreover, the reported female predominance of malignant interarterial courses is derived from a very limited subgroup, which raises concerns about the robustness of the statistics. Finally, conclusions regarding the role of CCTA in surgical planning are not supported by outcome data. Standardized definitions and studies incorporating clinical follow-up are needed to better define the clinical implications of CCTA-detected coronary anomalies.
Anahtar Kelimeler
Coronary artery anomalies, coronary imaging, coronary CT angiography, coronary surgery
[Koroner arter anomalilerinde BT anjiyografi ile tanı, risk analizi ve cerrahi planlama] başlıklı makaleye ilişkin değerlendirme
Öz
Koroner arter anomalileri (KAA), bilgisayarlı tomografi koroner anjiyografisi (BTKA) ile giderek daha sık saptanmaktadır ve bu yöntem koroner anatominin ayrıntılı olarak görüntülenmesini sağlar. Orhan ve arkadaşlarının 2.786 hastada CCTA bulgularını değerlendirerek KAA prevalansını %1,82 olarak bildirdiği çalışmayı ilgiyle okuduk. Çalışma değerli anatomik veriler sunmakla birlikte bazı metodolojik ve yorumlayıcı noktalar açıklığa kavuşturulmayı gerektirmektedir. Bildirilen prevalansın, yüksek çıkışlı (high take-off) koroner kökenlerin tanımlanmasında standart dışı bir eşik kullanılmasından etkilenmiş olabileceği düşünülmektedir; bu durum önceki çalışmalarla karşılaştırılabilirliği sınırlayabilir ve klinik olarak anlamlı anomalilerin prevalansını olduğundan yüksek gösterebilir. Ayrıca malign interarteriyel seyirin yalnızca kadınlarda görülmesi bulgusu çok küçük bir alt gruba dayandığından istatistiksel açıdan dikkatli yorumlanmalıdır. Son olarak, BTKA’nın cerrahi planlamadaki rolüne ilişkin çıkarımlar klinik sonuç verileri ile desteklenmemektedir. CCTA ile saptanan koroner anomalilerin klinik önemini daha iyi ortaya koymak için standart tanımların kullanıldığı ve klinik takip verilerini içeren çalışmalara ihtiyaç vardır.
Anahtar Kelimeler
Koroner arter anomalileri, koroner
görüntüleme, koroner BT anjiyografi, koroner cerrahi