Role of affective temperaments on decision-making processes of preferring invasive karyotype tests
Öz
Purpose: The aim of this study was to evaluate the relationship between patient temperament and preference for invasive prenatal tests.
Materials and Methods: This was a prospective study of 337 pregnant women who had increased risk of having a fetus with Down syndrome. Their temperament profile was determined by using the temperament evaluation of TEMPS-A. Women were grouped as accepting (study) or declining (control) to perform an invasive test.
Results: 284 pregnancies were included in the final analyzes. The study group had more likely employed and had a higher level of education level. There was no predominant temperament in 247 (87%) women. Hyperthymic temperament had the highest scores (11.2 ± 4.1) among other four temperament types. Study group patients had lower scores for anxious and depressive temperaments compared with control groups.
Conclusion: Women who had a less anxious or depressive personality were more likely to prefer an invasive prenatal test. In addition, employment and higher educational status were correlated with undergoing invasive prenatal testing.
Anahtar Kelimeler
affective temperament, anxious, depressive, invasive tests
Mizaç özelliklerinin invaziv karyotip testlerini seçme kararları üzerine olan etkisi
Öz
Amaç: Bu çalışmanın amacı gebelerin mizaç özellikleri ile invaziv testi tercih etmeleri arasındaki ilişkinin değerlendirilmesi. amaçlanmıştır.
Gereç ve Yöntem: Mevcut çalışma fetüste Down sendromu açısından artmış riske sahip 337 gebeliğin prospektif değerlendirilmesini içermektedir. Hastaların mizaç özellikleri TEMPS-A skalası aracılığıyla belirlenmeye çalışılmıştır. Gebeler invaziv test yapılmasını kabul edenler (çalışma) ve etmeyenler (kontrol) şeklinde iki gruba ayrılmıştır.
Bulgular: Nihai analizler 284 gebe üzerinden yapılmıştır. Çalışma grubundaki hastalarda düzenli bir işte çalışma oranı ve eğitim seviyesi kontrol grubuna göre daha yüksek bulunmuştur. Hastaların 247'sinde (%87) baskın bir mizaç saptanmadı. Bununla birlikte en yüksek skor hipertimik mizaca (11.2 ± 4.1) ait olarak bulundu. Çalışma grubundaki hastalar daha düşük anksiyetik (ve depresif (mizaç skorlarına sahiplerdi.
Sonuç: Daha düşük anksiyöz ya da depresif mizaç özelliklerine sahip hastalar invaziv tanı testlerini daha yüksek oranda tercih etmektedirler. Buna ek olarak düzenli bir işte çalışma ve daha yüksek eğitim durumu da invaziv prenatal testi yaptırmayla ilişkilidir.
Anahtar Kelimeler
mizaç, anksiyöz, depresif, invaziv testler, amniyosentez