Bu makale, büyümemeyi kamu tercihi perspektifinden incelemektedir. Büyümeme hem politik hem de ekonomik bir kavram olduğundan, kamu tercihi, büyümemenin çeşitli boyutlarını analiz etmek için yararlı bir çerçeve sunar. Büyümeme, ekolojik dengeyi sağlamak, eşitsizliği azaltmak ve toplumsal refahı iyileştirmek için kaynak tüketiminde planlı bir azalmayı teşvik ederek, sürekli ekonomik büyümenin baskın ideolojisine meydan okur. Makale, büyümeme politikalarını uygulamanın zorluklarını vurgulayarak, seçmenler, politikacılar ve bürokratlar gibi kilit sosyal aktörlerin benmerkezci motivasyonlarına işaret etmektedir. Seçmenler genellikle bir parti veya politika seçerken kendi çıkarlarını önceliklendirirken, politikacılar yeniden seçilmeye odaklanır. Bürokratlar ise kendi bütçelerini ençoklaştırmayı amaçlar. Bu bireysel çıkarlar genellikle büyümemenin daha geniş hedefleriyle çatışır ve daha sürdürülebilir ve eşitlikçi bir topluma geçişi zorlaştırır. Makale, büyümemeyi kamusal seçim perspektifinden eleştirel bir şekilde analiz ederek, içselleşmiş çıkarların oluşturduğu sistemik engelleri vurgular. Ayrıca, hükümet kararlarının çoğunlukla kendi çıkarını gözeten bireylerin kolektif eylemlerinin sonucu olduğu ve bu nedenle kamu tercihi perspektifinin, büyümeme yanlıları için yararlı içgörüler sağlama potansiyeline sahip olduğu savunulmaktadır.
This article examines degrowth through the lens of public choice theory. Since degrowth is both a political and economic concept, public choice provides a useful framework for analyzing its various dimensions. Degrowth challenges the dominant ideology of constant economic expansion, promoting a deliberate reduction in resource consumption to restore ecological balance, reduce inequality, and improve collective well-being. However, the article emphasizes the difficulties of implementing degrowth policies, pointing to the self-interested motivations of key social actors: voters, politicians, and bureaucrats. Voters often prioritize their own utility when choosing a party or policy, while politicians focus on reelection and bureaucrats aim to expand their department’s budget. These individual interests often conflict with the broader goals of degrowth, making the transition to a more sustainable and equitable society difficult. The article critically analyzes degrowth from a public choice perspective, underscoring the systemic obstacles posed by inherent self-interest. It also argues that since government outcomes are often the result of the collective actions of self-interested individuals, the public choice perspective has the potential to provide useful insights for degrowthers.
| Birincil Dil | İngilizce |
|---|---|
| Konular | Politik İktisat ve Sosyal Değişim, Ekonomik Kalkınma Politikası |
| Bölüm | Derleme |
| Yazarlar | |
| Gönderilme Tarihi | 2 Kasım 2024 |
| Kabul Tarihi | 13 Mayıs 2025 |
| Erken Görünüm Tarihi | 31 Mayıs 2025 |
| Yayımlanma Tarihi | 31 Mayıs 2025 |
| Yayımlandığı Sayı | Yıl 2025 Cilt: 11 Sayı: 1 |
Bizi sosyal medyadan takip edin!
https://twitter.com/AizoniaPublish
https://instagram.com/aizoniapublishing