Bu makale, 19. yüzyılın başlarında vefat eden Ahmed el-Berbîr’in Risâle fî’l-Mehdî adlı eserini İslam düşüncesindeki apokaliptik/kıyamete dair yaklaşımlar bağlamında incelemektedir. Osmanlı coğrafyasında yaşanan siyasi krizler, toplumsal çözülmeler ve doğal afetlerin halkın zihin dünyasında kıyamet sürecine dair beklentileri nasıl etkilediği, Berbîr’in risalesinde yer alan temsiller ve kehanetler üzerinden değerlendirilmektedir. Berbîr’in risalesi hem geleneksel rivayetlere hem de cifr, astroloji ve tarihsel hesaplamalar gibi sezgisel bilgi yöntemlerine başvurarak Mehdî’nin zuhur vaktini öngörmeye çalışan bir metin olarak dikkat çekmektedir. Müellif eseriyle, halk arasında yaygınlaşan Mehdî’nin 1223/1808 yılında zuhur edeceğine dair inancı tashih etmeyi amaçlamış; bunun yerine Mehdî’nin 1284/1867-1868 yılında ortaya çıkacağı ve kıyametin de hicri 1480’li yıllar (2057 sonrası) civarında gerçekleşeceği kanaatini ileri sürmüştür. Bu hesaplamalarda Berbîr’in özellikle İbnü’l-Arabî ve Celâleddîn es-Süyûtî’nin fikirlerinden etkilendiği görülmektedir. Özellikle Süyûtî’nin dünyanın ömrünü hicri takvimle yedi bin yıl olarak sınırlandıran teorisi, Berbîr’in yaklaşımında merkezî bir yer tutar. Ona göre kıyamet, 1500/2076 yılı tamamlanmadan kopacak, Mehdî ise bu tarihten önce, 1284/1867-1868 yılında zuhur edecektir. Bu tarihsel belirlemelere, rivayetlerin yanında cifr, ebced ve astrolojik yorumlar kullanılarak ulaşılmıştır. Eserin öne çıkan bir diğer yönü ise Osmanlı Devleti’ne biçilen roldür. Berbîr’e göre Osmanlı Devleti hem İslâm’ı korumakla hem de Mehdî’nin ortaya çıkışına kadar siyasi istikrarı sürdürmekle görevli kutsal bir misyon üst-lenmektedir. Mehdî zuhur ettiğinde Osmanlı padişahı ona biat edecek, böylece dünyevî otorite ile uhrevî meşruiyet birleşecektir. Bu yaklaşım sadece bir kıyamet senaryosu sunmakla kalmaz; aynı zamanda Osmanlı’nın siyasal meşruiyetine metafizik bir temel kazandırır. Sonuç olarak Risâle fî’l-Mehdî, Osmanlı düşünce tarihinde apokaliptik tahayyüllerin nasıl şekillendiğini, bu tahayyüllerin bireysel ve toplumsal korkulara nasıl karşılık verdiğini ve merkezi otoritenin meşruiyetini sürdürme çabasına nasıl entegre edildiğini gösteren çok katmanlı bir metindir. Risalenin müellifi olan Ahmed el-Berbîr geleneksel rivayetleri sezgisel bilgi teknikleri ile birleştirerek kıyamet ve Mehdî tartışmalarını yalnızca dinî zeminde değil; siyasi ve entelektüel bağlamda da tartışmanın ilginç bir örneğini sergilemiştir. Bu yönüyle Risâle fî’l-Mehdî hem bireysel kıyamet tasavvurunun hem de kolektif zihniyeti yansıtan apokaliptik yaklaşımın bir örneğini sunmaktadır. Makalede bu önemli risale tercüme edilmiş ve akabinde biçim ve içerik açısından analiz edilerek Ahmed el-Berbîr’in apokaliptik düşünce geleneğindeki yeri belirlenmeye çalışılmıştır. Makalede ayrıca Osmanlı apokaliptik çevrelerinde 16. yüzyıldan beri etkili olan İbnü’l-Arabî ve Süyûtî etkisi ile oluşmuş Mehdî anlayışının bir metin üzerinden yeniden üretilme sürecine dikkat çekilmiştir.
This article examines Risāla fī al-Mahdī, a treatise written by Ahmed al-Barbīr, who passed away in the early 19th century, within the framework of apocalyptic thought in Is-lamic intellectual history. It analyzes how the political crises, social disintegrations, and nat-ural disasters experienced within the Ottoman realm shaped popular expectati-ons concern-ing the end times, through the symbols and prophecies presented in the treatise. Barbīr’s work stands out as a text that seeks to predict the time of the Mahdī’s advent by employing not only traditional prophetic traditions (riwāyāt), but also intuitive methods of knowledge such as jafr, astrology, and historical calculations. Through this work, the author aims to correct the widespread belief that the Mahdī would emerge in the year 1223/1808. Instead, he asserts that the Mahdī will appear in 1284/1867-1868, and that the Day of Judgment will occur around the year 1480 AH (after 2057 AD).In the-se calculations, it is seen that al-Berbīr was particularly influenced by the ideas of Ibn al-'Arabī and Jalāl al-Dīn al-Suyūtī. Especially, Suyūṭī’s theory that limits the lifespan of the world to seven thousand lunar years forms a central pillar in Barbīr’s approach. Accor-ding to him, the apocalypse will occur before the year 1500/2076 is completed, and the Mahdī’s advent will take place in 1284/1867-1868. These temporal calculations indicate that Barbīr did not rely solely on transmitted traditions but al-so engaged with esoteric sciences like jafr, abjad, and astrology in his efforts to uncover the mysteries of time. Another notable aspect of the treatise is the role attributed to the Ottoman Empire. Ac-cording to Barbīr, the Ottoman state is entrusted with a sacred mission to pre-serve Is-lam and maintain political stability until the appearance of the Mahdī. Upon his arrival, the Ottoman sultan will pledge allegiance to him, thereby merging worldly authority with eschatological legitimacy. This approach not only presents an end-times narrative but al-so provides a metaphysical foundation for Ottoman political legitimacy. In conclusion, Risāla fī al-Mahdī is a multilayered text that reveals how apocalyptic imaginations were shaped in Ottoman thought, how they responded to both individual and collective anxie-ties, and how they were integrated into efforts to sustain central political authority. Combining traditional prophetic material with intuitive epistemologies, Ahmed al-Barbīr presents a unique treatment of the Mahdī and the apocalypse, not only within a religious framework but also in political and intellectual contexts. In this respect, the treatise of-fers an example of both individual eschatological imagination and a collective apocalyptic mentality. This article presents a translation of the treatise, followed by a formal and thematic analysis, in an effort to determine Barbīr’s place within the tradition of Islamic apocalypticism. The article also draws attention to the process of reproducing the un-derstanding of the Mahdī, which has been influential in Ottoman apocalyptic circles since the 16th century under the influence of Ibn al-'Arabī and al-Suyūṭī, through a text.
Islamic History Ottoman History Ahmed al-Barbīr the Mahdī Apocalypse
| Birincil Dil | Türkçe |
|---|---|
| Konular | Doğu Dinleri ve Gelenekleri Araştırmaları |
| Bölüm | Araştırma Makalesi |
| Yazarlar | |
| Gönderilme Tarihi | 3 Ağustos 2025 |
| Kabul Tarihi | 6 Ekim 2025 |
| Yayımlanma Tarihi | 31 Aralık 2025 |
| Yayımlandığı Sayı | Yıl 2025 Sayı: 69 |