Bu çalışma, Hıristiyanlık öncesi Macar inanç sisteminde tanrısallığın doğasını ve özellikle İsten kavramının kökenlerini tarihsel, dilbilimsel ve mitolojik bağlamlarda incelemektedir. Araştırma, disiplinlerarası ve fenomenolojik bir yöntemle, erken dönem Macar topluluklarının tek tanrılı, çok tanrılı ya da senkretik bir dini dünya görüşüne sahip olup olmadığını tartışmaktadır. Bu bağlamda etimolojik veriler, arkeolojik bulgular, Orta Çağ Müslüman ve Latin kaynakları ile Macar halk geleneği örnekleri karşılaştırmalı olarak ele alınmış, böylece çok katmanlı ve karmaşık bir kozmolojik yapı ortaya konmuştur.
Elde edilen veriler, Hıristiyanlık öncesi Macarların dini yapısının merkezinde aşkın ve göksel bir yüce varlık olan İsten inancının bulunduğunu göstermektedir. Bu yapı, temelde tek tanrılı olmakla birlikte, işlevsel ve ritüel bağlamda doğa unsurlarıyla ilişkili ruhlar ve aracı varlıkları da barındırmıştır. Dolayısıyla, Hıristiyanlık öncesi Macar dini dünya görüşü, bir yandan yüce göksel tanrı etrafında şekillenen tek tanrıcı bir sistem olarak tanımlanabilirken, diğer yandan ritüel yaşamda doğa unsurlarıyla ilişkili ruhlar ve yardımcı güçlerle zenginleşen esnek bir dinsel yapı ortaya koymuştur.
Bu özgün kozmoloji, hem göksel-aşkın bir tanrıya yönelişi hem de doğaüstü varlıklarla kurulan ritüel ilişkileri bakımından, Avrasya şamanlığı, geleneksel Türk inançları ve Gök Tanrı geleneği ile derin yapısal benzerlikler taşımaktadır. Aynı zamanda bu sistem, inançların katmanlı doğasını yansıtarak, Macarların dini kimliğinin yalnızca tek bir tipolojiye indirgenemeyeceğini, aksine kozmik bütünlüğü sağlayan hem aşkın hem de içkin unsurların bir arada var olduğu senkretik bir model sunduğunu göstermektedir.
Bu çalışma hem Macar inanç tarihine hem de karşılaştırmalı din araştırmalarına önemli bir katkı sağlamaktadır. Öncelikle, İsten kavramının tek tanrılı bir yönelim ile çoktanrılı ritüel unsurların sentezinde nasıl bir merkezî rol üstlendiğini ortaya koyarak, Macarların dini dünyasının tek boyutlu yorumlarla açıklanamayacağını göstermektedir. İkinci olarak, Türk ve Avrasya inanç gelenekleriyle kurulan karşılaştırma, Macar dini kozmolojisinin yalnızca bölgesel değil, aynı zamanda Avrasya ölçeğinde paylaşılan arketiplere dayandığını ortaya çıkarmaktadır. Bu bulgular, erken Orta Çağ Avrasya halklarının dini sistemlerini inceleyen literatüre yeni veriler sunmakta, şamanlık, Gök-Tanrı ve erken monoteist eğilimler arasındaki süreklilik ve etkileşimlere ışık tutmaktadır.
Sonuç olarak, bu çalışma Macarların Hıristiyanlık öncesi inanç sistemini, aşkın ve göksel bir yüce varlığın etrafında şekillenen, ancak ritüel bağlamda doğa unsurlarıyla ilişkili ruhlar ve aracı güçlerle tamamlanan çok katmanlı bir kutsal düzen olarak tanımlamakta; bu yaklaşımıyla hem Macar din tarihine hem de Avrasya dini tipolojisine dair özgün bir yorum geliştirmektedir.
This study investigates the nature of divinity within the pre-Christian Hungarian belief system, with a particular emphasis on the origins of the concept of Isten in historical, linguistic, and mythological contexts. Employing an interdisciplinary and phenomenological approach, the research addresses whether early Hungarian communities adhered to a monotheistic, polytheistic, or syncretic religious worldview. Through a comparative analysis of etymological data, archaeological findings, medieval Muslim and Latin sources, and Hungarian folk traditions, this study reveals a multi-layered and complex cosmological structure.
The findings demonstrate that at the core of the pre-Christian Hungarian religious framework was a transcendent and celestial supreme being, Isten. While fundamentally monotheistic in orientation, this system also incorporated nature spirits and intermediary beings within functional and ritual contexts. Thus, the pre-Christian Hungarian religious worldview may be characterized, on one hand, as a monotheistic framework centered around a supreme celestial god, and on the other, as a flexible religious structure enriched by the presence of nature spirits and auxiliary powers in ritual life.
This distinctive cosmology, oriented towards a transcendent heavenly god and its ritual relationships with supernatural beings, exhibits profound structural similarities to Eurasian shamanism, ancient Turkic belief systems, and the Tengrist tradition of the Sky God. Concurrently, this system reflects the layered nature of beliefs, illustrating that Hungarian religious identity cannot be reduced to a single typology; rather, it represents a syncretic model in which transcendent and immanent elements coexist to ensure cosmic wholeness.
This study makes significant contributions to both the history of Hungarian religion and the field of comparative religious studies. Firstly, by revealing the central role of the concept of Isten in synthesizing a monotheistic orientation with polytheistic ritual elements, it demonstrates that the Hungarian religious world cannot be adequately explained through one-dimensional interpretations. Secondly, the comparative analysis with Turkic and Eurasian belief traditions underscores that Hungarian religious cosmology is not solely grounded in regional foundations but also rests upon archetypes shared across Eurasia. These findings provide new insights into the literature on the religious systems of early medieval Eurasian peoples, illuminating the continuities and interactions between shamanism, Tengrism, and early monotheistic tendencies.
In conclusion, this study defines the pre-Christian Hungarian belief system as a multi-layered sacred order, centered on a transcendent and celestial supreme being, yet complemented in the ritual sphere by nature spirits and intermediary powers. Through this approach, it develops an original interpretation that contributes both to Hungarian religious history and to the typology of Eurasian religions.
| Birincil Dil | Türkçe |
|---|---|
| Konular | Dini Gelenek Çalışmaları (Doğu, Yahudi, Hristiyan ve İslami Gelenekler Hariç) |
| Bölüm | Araştırma Makalesi |
| Yazarlar | |
| Gönderilme Tarihi | 19 Ağustos 2025 |
| Kabul Tarihi | 30 Eylül 2025 |
| Yayımlanma Tarihi | 31 Aralık 2025 |
| Yayımlandığı Sayı | Yıl 2025 Sayı: 69 |