Süleyman b. Hişâm b. Abdülmelik’in Hayatı ve Askerî Faaliyetleri
Öz
Emevî Devleti’nin (41/661-132/750) tarihsel süreçteki başarısı, büyük oranda güçlü bir ordu yapısı ve hanedan içi dayanışmaya dayanmaktaydı. Ancak Hişâm b. Abdülmelik’in (ö. 125/743) vefatından sonra bu yapı, yerini amansız bir iç rekabete bırakmıştır. Bu çalışmanın temel odağını oluşturan Süleyman b. Hişâm (ö. 132/750), hem Bizans cephesindeki askerî harekâtlarıyla hem de Emevîlerin yıkılış sürecindeki merkezî rolüyle bu dönüşümün en kilit kişilerinden biridir. Bu makale, Süleyman b. Hişâm’ın hayatını, askerî kariyerini ve özellikle II. Mervân (ö. 65/685) ile giriştiği siyasi mücadelenin devletin çöküşü üzerindeki belirleyici etkilerini analiz etmeyi amaçlamaktadır. Kaynaklar, onun Bizans topraklarına düzenlenen yaz seferlerinde üstün başarılar gösterdiğini, Sideron (Sendere) kalesi gibi stratejik noktaları fethettiğini ve on binlerce esirle dönerek Suriye halkı ve ordusu nezdinde yüksek bir saygınlık kazandığını ortaya koymaktadır. Ancak II. Velîd’in (ö. 126/744) tahta geçmesiyle birlikte Süleyman’ın hayatında kritik bir çöküş yaşanmıştır. II. Velîd, Hişâm ile olan geçmiş husumetinin intikamını almak adına Süleyman’ı halkın gözü önünde kırbaçlatmış ve hapsettirmiştir. II. Velîd’in öldürülmesiyle onun için yeni bir dönem başlamıştır. Hapisten çıktıktan sonra Şam yönetiminin askerî koruyucusu haline gelen Süleyman, hanedan içindeki parçalanmayı durdurmaya çalışmış ancak II. Mervân’ın iktidar iddiasıyla karşılaşmıştır. İkili arasında gerçekleşen Aynü’l-Cerr Savaşı (127/744), Emevî tarihinin en büyük kırılmalarından biridir. Süleyman’ın sevk ve idare ettiği 120.000 kişilik devasa Suriye ordusunun II. Mervân karşısında aldığı mağlubiyet, devletin askerî omurgasının ilk kez bu denli ağır bir yara almasına neden olmuştur. Çalışmada, bu süreç incelenirken ilk dönem İslâm tarihi kaynakları ile erken dönem Batılı araştırmalar karşılaştırmalı olarak incelenmiş; rivayetler tarihsel bağlamları içerisinde değerlendirilerek sebep-sonuç ilişkisi çerçevesinde analiz edilmiştir. Böylece hem klasik kaynakların aktardığı bilgiler hem de modern tarih yazımının konuya yaklaşımı birlikte ele alınmıştır. Literatür taramaları sonucunda, Süleyman b. Hişâm hakkında müstakil çalışmaların son derece sınırlı olduğu tespit edilmiştir. Türkçe literatürde konuya doğrudan değinen başlıca çalışma, Mustafa Erdemir’in “Emevîler Döneminde Sıradışı Bir Hanedan Mensubu: Komutan, İsyancı ve Sığınmacı Süleyman b. Hişâm” başlıklı Türkce makalesidir. Bunun yanında, Sâdık Ahmed Dâvud Cevdet tarafından 1995 yılında hazırlanan “Süleymân b. Hişâm b. Abdülmelik el-Emevî ve Eserühû fî Sukûti'd-Devleti'l-Emeviyye” adlı bir Arapça çalışmaya rastlanmış olmakla birlikte ilgili makaleye ulaşılamamıştır. Yapılan taramalarda Süleyman b. Hişâm’a tahsis edilmiş herhangi bir ansiklopedi maddesi, lisansüstü tez veya müstakil kitap çalışmasına rastlanmamıştır. Bu durum, Süleyman b. Hişâm’ın hayatı, siyasî faaliyetleri ve Emevî Devleti’nin yıkılışındaki rolüne odaklanan araştırmalar bakımından literatürde önemli bir boşluk bulunduğunu göstermektedir. Sonuç olarak; Süleyman b. Hişâm’ın Emevî Devleti’nin son dönemindeki siyasî gelişmelerde belirleyici aktörlerden biri olduğu tespit edilmiştir. Özellikle II. Mervân’a karşı giriştiği mücadeleler, hanedan içindeki bölünmeyi derinleştirmiş, merkezî otoritenin zayıflamasına ve Abbâsî hareketinin geniş destek bulmasına zemin hazırlamıştır. Bununla birlikte devletin yıkılışı yalnızca tek bir şahsın faaliyetleriyle açıklanamayacak olup, Süleyman b. Hişâm’ın tutumu mevcut siyasî, askerî ve toplumsal krizleri hızlandıran önemli unsurlardan biri olarak değerlendirilmelidir.
Anahtar Kelimeler
The Life and Military Activities of Suleymān Ibn Hishām Ibn ʿAbd al-Malik
Öz
The historical success of the Umayyad State (41/661-132/750) relied heavily on a robust military structure and intra-dynastic solidarity. However, following the demise of Caliph Hishām ibn ʿAbd al-Malik (d. 125/743), this cohesive structure gave way to relentless internal rivalry. Sulaymān ibn Hishām (d. 132/750), who constitutes the core focus of this study, stands out as one of the most pivotal figures in this transformation, owing both to his military prowess on the Byzantine frontier and his central role in the decline of the Umayyads. This article aims to analyze the life and military career of Sulaymān ibn Hishām, with a particular focus on the decisive role of his political struggle against Marwān II (d. 132/750) on the collapse of the state. Historical sources indicate that he achieved outstanding success during the summer expeditions launched into Byzantine territories, captured strategic strongholds such as the Sideron (Sendere) fortress, and returned with tens of thousands of captives, thereby earning immense prestige among the Syrian populace and the military.
Nevertheless, a critical turning point leading to his downfall occurred in Sulaymān’s life upon the accession of al-Walīd II (d. 126/744) to the throne. Seeking vengeance for past grievances involving Sulaymān’s father, Hishām, al-Walīd II had Sulaymān publicly flogged and imprisoned. A new era commenced for him following the assassination of al-Walīd II. Emerging from prison, Sulaymān became the military protector of the Damascus administration and attempted to halt the fragmentation within the dynasty; however, he confronted the power claims of Marwān II. The Battle of Ayn al-Jarr (127/744), fought between the two rivals, represents one of the major breaking points in Umayyad history. The defeat of the massive Syrian army of 120,000 men commanded by Sulaymān against Marwān II caused the military backbone of the state to suffer its first severe and unprecedented blow.
In examining this process, this study conducts a comparative analysis of early Islamic historical sources and early Western scholarship; reports are evaluated within their historical contexts and analyzed through a cause-and-effect framework. Thus, the data provided by classical sources and the approach of modern historiography to the subject are addressed concurrently. Literature reviews reveal that independent studies on Sulaymān ibn Hishām are extremely limited. In Turkish literature, the primary study directly addressing the subject is Mustafa Erdemir’s Turkish article titled "Emevîler Döneminde Sıradışı Bir Hanedan Mensubu: Komutan, İsyancı ve Sığınmacı Süleyman b. Hişâm". Additionally, while an Arabic study titled "Sulaymān b. Hishām b. ʿAbd al-Malik al-Umawī wa Atharuhu fī Suqūṭ al-Dawla al-Umawiyya" prepared by Sādıq Aḥmed Dāvud Jawdat in 1995 was identified, the relevant paper could not be accessed. No encyclopedia entry, postgraduate thesis, or independent book dedicated specifically to Sulaymān ibn Hishām was found during the comprehensive literature search. This situation underscores a significant lacuna in the literature regarding research focusing on the life, political activities, and role of Sulaymān ibn Hishām in the fall of the Umayyad State.
In conclusion, this article argues that Sulaymān ibn Hishām was one of the decisive actors in the political developments during the final period of the Umayyad State. In particular, his struggles against Marwān II deepened the factionalism within the dynasty, weakened the central authority, and paved the way for the Abbasid movement to garner widespread support. Nonetheless, the collapse of the state cannot be attributed solely to the actions of a single individual; rather, the stance of Sulaymān ibn Hishām should be evaluated as one of the critical catalysts that accelerated the pre-existing political, military, and social crises.
Anahtar Kelimeler