AYETLER IŞIĞINDA CAHİLİYEDEN İSLAM’A KIZ ÇOCUĞU/KADIN HAKLARININ TAHVÎLİ
Öz
İslam, insanların dünya ve ahiret mutluluğunu gerçekleştirme yönünde emir ve tavsiyeleri ihtiva eden, doğru yolu gösteren son dindir. Onun iki temel kaynağı Kur’an ve hadistir. Hadis, asr-ı saadetten beri nesilden nesile aktarılarak günümüze kadar değişik yollarla aktarılan Hz. Peygamber’in söz, fiil ve Kız çocuğu/kadın üzerine yazınlar, klasik müellefatta bir eserin belli bir kısmında yer alırken, oryantalist ve seküler müktesebatın etkisiyle modern yaşamda başlı başına çalışmaların konusu olmuştur. Zira batının modernleşme süreciyle başlayan din üzerindeki eleştirileri, İslam’ın birçok alanını kapsamış olsa da genel olarak insan haklarını, özelde “kadın” konusunu gündeme taşımıştır. Bu aşamaların ortaya çıkardığı entelektüel tıkanmanın kız çocuğu/kadına dair incelemelere yeni boyutlar kattığı izahtan varestedir. Fakat asimile ve sömürge düzeyine varmış bu uygulamalar beraberinde terminolojik karışıklığı da getirmiştir. Dolayısıyla kadın konusunu, tefsir veya tevil eksenli bile olsa, herhangi bir “izm”in izdüşümünden azade ve popülist söylemlerden uzak, lakin bir o kadar da apolojist tutumdan berî bir şekilde incelemek günümüzde neredeyse imkânsızlaşmıştır.
Zikri geçen paradigmalara rağmen bu çalışmada cahiliye döneminde kadının bireysel, ekonomik, sosyal hakları ve İslam’ın gelişiyle bunlar üzerindeki değişiklikler incelenmektedir. Makalenin amacı, İslam’da kadına verilen değeri ölçmek, dahası cahiliye döneminin zulüm dünyasından hareketle İslam’ın kadına verdiği hakları o günün şartlarıyla karşılaştırarak ortaya koymak değildir. Araştırmanın çıkış noktası ve mecburen üzerinde durulması gereken bu mesele, asıl olmaktan ziyade Kur’ân’ın gerçekleştirdiği zihniyet inkılâbına dikkat çekmek içindir. İslam vahyi ile kız çocuğu/kadının durumundaki iyileşme o dönemde ve o dönemin koşullarına göre değil, her döneme aittir. Cahilî zihniyetin inkişafının bulunduğu her toplum ve dönemde İslam’ın kuralları, kız çocuğu/kadına fıtratına özel haklarını teslim edecektir. Bu hakların başında elbette temel hak olan yaşam hakkı, eğitim hakkı, aile kurabilme ve eşini tercih edebilme hakkı, mülkiyet hakkı ve mirastan pay alabilme hakkı sayılabilir. Bunların dışında lakin en önemli hak şüphesiz Allah’a iman edebilme ve kullukta hiçbir ayırımın bulunmamasıdır.
Anahtar Kelimeler
Kaynakça
- Abdülbâkî, Muhammed Fuad. el-Mu‘cemü’l-mufehres. Kâhire: Dâru’l-Hadîs, 1996.
- Ahmet b. Hanbel. el-Müsned. Beyrût: Alemu’l-Kutub, 1998.
- Akaslan, Yaşar. Kırâat-ı Aşere Tahlili (Nisâ Sûresi Örneği). Samsun: Üniversite Yayınları, 2017.
- Âlûsî, Ebu’s-Senâ Şihâbuddîn Mahmûd b. Abdillah. Ruhu’l-me‘ânî fî Tefsîri’l-Kurâni’l-azîm. Beyrût: Dâru’l-Kutubi’l-İlmiyye, 2001.
- Aydın, M. Akif. “Kadın”. Türkiye Diyanet Vakfı İslâm Ansiklopedisi 24: 86 Ankara: TDV Yayın-ları, 2001.
- Beydâvî, Nâsuriddîn Ebû Sa’îd Abdullah b. Ömer. Envâru’t-tenzîl ve esrâru’t-te’vîl. Beyrût: Dâru’l-Kutubi’l-İlmiyye, 2003.
- Buhârî, Ebû Abdillâh Muhammed b. İsmaîl. el-Câmi‘u’s-sahîh. Beyrût: Dâru’l-Erkâm, ts.
- Bursevî, İsmail Hakkı. Ruhu’l-beyân. İstanbul: Cümle Yayınevi, ts.
Ayrıntılar
Birincil Dil
Türkçe
Konular
-
Bölüm
Araştırma Makalesi
Yazarlar
Yayımlanma Tarihi
30 Eylül 2019
Gönderilme Tarihi
11 Haziran 2019
Kabul Tarihi
27 Eylül 2019
Yayımlandığı Sayı
Yıl 2019 Cilt: 19 Sayı: 2
Cited By
Kur’an’da Kadınla İlgili Yerel Kültürün Fenomenolojisi
Journal of Analytic Divinity
https://doi.org/10.46595/jad.732332Polat Yöresi Gelin Türkülerinde Toplumsal Cinsiyete Dair İzler
Uluslararası Sosyal Bilimler Akademi Dergisi
https://doi.org/10.47994/usbad.1143093