ROMA HUKUKUNDA VEKÂLETSİZ İŞ İDARESİNE (NEGOTIORUM GESTIO) İLİŞKİN GENEL BİR DEĞERLENDİRME
Öz
Vekâletsiz iş idaresinde (negotiorum gestio) iş gören (negotiorum gestor), sözleşmeden veya kanundan doğan bir temsil yetkisi olmamasına rağmen, başkasına (dominus negotii) ait hukukî veya fiilî niteliği olan bir işi veya bazı işleri idare eder. Böylece iş gören ile iş sahibi arasında karşılıklı haklar ve borçlar doğar. Bu borç ilişkisinin gereği olarak vekâletsiz iş gören, işi gerekli dikkat ve özeni göstererek yürütüp sonuçlandırmak ve bu iş dolayısıyla elde ettiklerini iş sahibine devretmek borcu altına girer. İş sahibinin yüklendiği borçlar ise, kendisi lehine yapılmış işleri kabul etmek, iş görenin iş sebebiyle yaptığı masrafları karşılamak ve uğradığı zararları tazmin etmektir.
Her hukuk düzeni kişilere serbestçe tasarruf edebilecekleri bir hukuk alanı, başka bir ifadeyle bir özgürlük alanı sağlar ve kişiler bu alan içerisinde hukukî işlemler aracılığıyla hareket ederler. Kişilerin sahip oldukları bu alanın istemedikleri müdahaleler sebebiyle ihlâl edilmemesini talep etmekte korunmaya değer bir menfaatleri olduğu kabul edilir. Ancak vekâletsiz iş idaresinde iş gören, iş sahibinin yararını gözeterek hareket etmekte ve bu tarz müdahaleler sosyal dayanışmayı ve yardımlaşmayı destekleyerek toplumsal gelişmeye katkı sağlamaktadır. Bu nedenle, hukuk düzenleri, kanundan veya sözleşmeden doğan bir yetkiye sahip olmadan başkasının hukuk alanına (özgürlük alanına) yapılan müdahalelere ne ölçüde izin verileceğini düzenlerken, hukuk alanına müdahale edilen kişinin bireysel yararı ile bu tür müdahalelerden beklenen kamu yararı arasında bir denge sağlamaya çalışmıştır. Roma Hukukuna göre, bir kimsenin kendisini ilgilendirmeyen bir işe karışması kusurlu bir davranıştır. Dolayısıyla, ahlâkî açıdan onaylanan bir davranışın hukukî açıdan kusurlu bir davranış olarak nitelendirildiği, konuya ilişkin olarak getirilen düzenlemelerde ise kamu yararı ile kişisel yarar arasındaki dengeyi sağlayabilmek amacıyla vekâletsiz olarak yürütülen işin iş sahibinin yararına olması (utiliter gerere) ölçütünün esas alındığı anlaşılmaktadır . Bu nedenle herhangi bir menfaat beklentisi içerisinde olmadan, dostluk ve görev bilinciyle (officium amici), bir başkasının işini üstlenerek ona gönüllü olarak yardım eden kimse, yetkisi olmaksızın yürütmeye başladığı bu işi, iş sahibinin yararını gözeterek tamamlamak zorundadır.
Kara Avrupası Hukuk Sistemine dâhil olan ülkelerin borçlar kanunlarına bakıldığında, vekâletsiz iş idaresine ilişkin hükümlerin Roma Hukukundan büyük ölçüde etkilendiği anlaşılmaktadır. Bu nedenle, Medeni Hukuk alanındaki diğer birçok kavram ve kurumda olduğu gibi, bu konuya ilişkin olarak modern hukuk sistemleri tarafından öngörülen hükümlerin de gereği gibi anlaşılabilmesi, Roma Hukuku tarafından getirilen düzenlemelerin bilinmesine bağlıdır. Çalışmamızda Roma Hukukunda borçların kaynaklarından biri olarak kabul edilen akit benzerleri (quasi contractus) kategorisine giren vekâletsiz iş idaresini genel olarak değerlendireceğiz.
Anahtar Kelimeler
A GENERAL EVALUATION OF NEGOTIORUM GESTIO IN ROMAN LAW
Öz
In negotiorum gestio, negotiorum gestor manages an affair or affairs of another (dominus negotii), although he does not have a power of attorney or representation. The scope of matters may be of a factual or of a legal nature. Thus, mutual rights and obligations arise between the parties. First of all, the dominus negotii may sue the negotiorum gestor for damages incase of mismanagement and for the restoration of whatever he might have acquired in consequence of executing the affair. The negotiorum gestor, on the other hand, may sue the dominus negotii, in the case that he has incurred any expenses or suffered damages. Every legal system provides people with an area of freedom in which they can act through legal transactions. When a person manages an affair or affairs of another without his authority, this behavior could be describe as interference with someone else’s freedom. On the other hand, such interventions contribute to social development by supporting social solidarity and cooperation. Therefore legal systems tried to maintain a balance between the individual benefit of the person whose area of freedom is violated and the public interest expected from such interventions. According to Roman Law management of another’s affairs without a power of attorney or representation is a faulty attitude. As a consequence, the regulations about negotiorum gestio are based on the criterion that, the dominus negotii should benefit from the affair carried out without a power of attorney or representation in order to ensure the balance between personal benefit and public interest. It is an undeniable fact that, classical Roman Law has a great influence on Civil Law with the principles it created about negotiorum gestio. Therefore, it is clear that comprehension and assimilation of the subject could be possible with knowing the regulations introduced by Roman Law. In our study, we will briefly discuss this subject which is regarded as obligational relationship ex lege (quasi contractus).
Anahtar Kelimeler