Bu çalışma çocuk suçluluğu olgusunu kentleşme ve kentsel mekân üzerinden değerlendirmektedir. Bu çalışmada kentsel mekân ve çocuk suçluluğu ilişkisinin sosyolojik boyutunun açıklanması amaçlanmaktadır. Çalışmada kent kavramından hareketle kentleşme ve kentlileşme olguları irdelenmekte, çocuk suçluluğu kavramına değinilmektedir. Ayrıca kentleşme sürecinin çocuk suçluluğuna neden olan yönleri ortaya konulmaktadır. Bu bağlamda, göç, gecekondu ve yoksulluğun çocuk suçluluğu üzerindeki etkisi tartışılmaktadır. Araştırma kuramsal olarak sosyal düzensizlik teorisine dayanmaktadır. Mekânda göçün, farklı kültür ve etnik özellikteki insanların olması, sosyo-ekonomik statünün yetersizliği, kentsel etkileşimin sağlanamaması, sosyal denetimin etkili bir şekilde yapılamaması sosyal düzensizliği yaratmakta bu durum çocuk suçluluğuna neden olmaktadır. Çalışmada mekânın suça yansımasının bir sonucu olarak çocukların suç kültürüne maruz kalmalarının çocukları suça yönlendirdiği, çocuk suçluluğunun mekân üzerinden yeniden üretildiği ortaya çıkmaktadır. Bu araştırma kentsel mekânın çocuk suçluluğunu nasıl etkilediğini yansıtması açısından önemli görülmektedir. Çocuk suçluluğu ile mücadele etmek için göçlerin kontrol altına alınması, gecekondu ve çöküntü bölgelerinin iyileştirilmesi, yoksul hanelere gelir ve istihdam desteği sağlanarak çocukların çalışma hayatından, yasadışı işlerle uğraşmaktan çekilmesi ve eğitime yönlendirilmesi, kentsel mekânların ıslah edilerek güvenli mekânlara dönüştürülmesi, suç işleme yoğunluğunun fazla olduğu sıcak noktalarda denetim mekanizmasının artırılması, madde kullanımı ve satışı ile mücadele edilmesi önerilmektedir.
Çocuk Suçluluğu Kent Kentleşme Kentsel Mekan Sosyal Düzensizlik Teorisi
This study examines the phenomenon of juvenile delinquency in relation to urbanization and urban space. The purpose of this study is to explain the sociological dimension of the relationship between urban space and juvenile delinquency. In the study, the phenomena of urbanization and becoming urbanized are examined based on the concept of the city, and the concept of juvenile delinquency is discussed. Furthermore, the aspects of the urbanization process that lead to juvenile delinquency are revealed. In this context, the effects of migration, slums, and poverty on juvenile delinquency are discussed. The research is theoretically based on the social disorder theory. Migration, people from different cultures and ethnic characteristics, the inadequacy of socio-economic status, inability to provide urban interaction, and ineffective social control result in social disorder, which in turn leads to juvenile delinquency. In the study, it is revealed that being exposed to a culture of crime leads children to crime as a result of the reflection of space on crime, and juvenile delinquency is reconstructed through space. This research is considered important in terms of underlining how urban space affects juvenile delinquency. In order to tackle juvenile delinquency, it is suggested to control immigration, improve slums and depression areas, provide income and employment support to poor households, prevent children from working and engaging in illegal activities and direct them to education, rehabilitate urban spaces and transform them into safe places, increase control mechanisms in hot spots where the crime rate is high, and fight against the use and sale of drugs.
Juvenile Delinquency City Urbanization Urban Space Social Disorder Theory
| Birincil Dil | Türkçe |
|---|---|
| Bölüm | Araştırma Makalesi |
| Yazarlar | |
| Gönderilme Tarihi | 10 Aralık 2021 |
| Yayımlanma Tarihi | 30 Eylül 2022 |
| DOI | https://doi.org/10.16953/deusosbil.1034988 |
| IZ | https://izlik.org/JA79BL39AN |
| Yayımlandığı Sayı | Yıl 2022 Cilt: 24 Sayı: 3 |
Dokuz Eylül Üniversitesi Sosyal Bilimler Enstitüsü Dergisi Aile Yılı Özel Sayısı Çağrısı
Sayı Editörü
Prof. Dr. NEBİYE KONUK KANDEMİR
Sevgili Araştırmacılar ve Değerli Yazarlar,
Aile, toplumun temel yapı taşıdır ve bireylerin gelişimi ile sosyal yaşamın şekillenmesinde kritik bir rol oynamaktadır. Aile yapıları ve dinamikleri, tarihsel, kültürel ve toplumsal faktörlerle şekillenirken, bu faktörlerin aile içerisinde yaşanan sorunları, ilişkileri ve güç dengelerini nasıl etkilediği büyük bir önem taşımaktadır. 2025 yılı "Aile Yılı" olarak ilan edilmesi, aile olgusunun daha geniş bir perspektiften ele alınmasını ve bu konudaki farkındalığın artırılmasını hedeflemektedir.
Dokuz Eylül Üniversitesi Sosyal Bilimler Enstitüsü Dergisi, "Cilt: 28 Sayı: Özel Sayı" olarak 2026 yılında yayımlanacak olan Aile Yılı Özel Sayısı'na yönelik makale çağrısında bulunmaktadır. Bu özel sayı, aile yapılarını, rollerini ve dinamiklerini inceleyen çalışmalara ev sahipliği yapmayı hedeflemektedir.
Aile ile ilgili çalışmalara olan ihtiyaç, yalnızca bireysel düzeyde değil, toplumsal düzeyde de açıktır. Son yıllarda, aile içi ilişkilerin sağlıklı bir şekilde sürdürülmesi, toplumsal cinsiyet eşitliği, kadın hakları, çocuk sağlığı ve eğitim gibi konular ön plana çıkmış, bu konularda yapılacak bilimsel araştırmaların önemi artmıştır. Aile Yılı Özel Sayısı'nın hazırlanması, bu kritik meselelerin sistematik bir biçimde incelenmesine ve topluma duyurulmasına olanak sağlayacaktır.
Bu özel sayı, aile dinamiklerini, ilişkilerini ve sorunlarını derinlemesine inceleyen, özgün ve yenilikçi çalışmaları bir araya getirerek, alanında önemli bir kaynak oluşturmayı hedeflemektedir. Ayrıca, uzmanların görüşleri ve çeşitli disiplinlerden gelen katkılar sayesinde, aile kavramına dair güncel bakış açıları sunulacak, toplumsal fayda sağlanacaktır.
Aşağıda, özel sayıda kabul edilebilecek (ama bunlarla sınırlı olmayan) güncellenmiş konular listesi yer almaktadır:
• Aile Yapıları ve Değişimi
• Geleneksel ve Modern Aile Rolleri
• Aile İçi İletişim ve İlişkiler
• Ailedeki Psiko-Sosyal Dinamikler
• Aile İlişkilerinde Kültürel Farklılıklar
• Evlilik ve Boşanma Dinamikleri
• Aile ve Çocuk Gelişimi
• Ebeveynlik Stilleri ve Çocuk Üzerindeki Etkileri
• Aile Ekonomisi ve Sosyal Politika
• Aileyi Etkileyen Toplumsal Değişimler
• Aile ve Eğitim İlişkisi
• Ailede Şiddet ve Koruma Mekanizmaları
• Aile İçi Sağlık ve Refah
• Kadınların Aile İçindeki Rolü ve Değişen Dinamikleri
• Kadın Hakları ve Aile İlişkileri
• Kadının Aile Üyeleriyle İlişkileri ve Güç Dinamikleri
• Ailede Cinsiyet Eşitliği
İki bağımsız anonim hakem tarafından değerlendirmeden geçecek makaleler, kabul edilmesi halinde, Aralık 2026'da yayımlanacak özel sayımızda yer alacaktır. Gelecek sayıların dolmuş olması ve süreçte makale yoğunluğunun bulunması nedeniyle dergimiz, özel sayı dışında makale kabulüne kapalıdır. Özel sayı dışında dergimize gönderilen makaleler iade edilecektir.
Saygılarımızla