Endülüs Emevî Devleti’nin sekizinci hükümdarı ve ilk halifesi olan III. Abdurrahman, uzun süren iktidarının sağladığı avantajın yanında sergilediği üstün yönetim becerileri sayesinde İslâm ve Dünya tarihinde başarılı idareciler arasında yer almıştır. İktidarının başlangıcında karşılaştığı zorlukları uzunca uğraşlar sonrası bertaraf etmeyi başaran Endülüs Halifesi, İber Yarımadası’nın kuzeyindeki Hristiyan krallıklara karşı da aynı başarıyı göstermiştir. Lakin devletin gücüne güç katan ve hatta halifelik makamıyla gücünü perçinleyen Abdurrahman en-Nâsır’ın 939 yılında Simancas’ta León Kralı II. Ramiro’ya karşı kritik bir mağlubiyeti vardır. Saltanatının ilk otuz yılında merkeziyetçi bir yönetim modelini ortaya koymak için çabalayan en-Nâsır, bu uğurdaki uygulamaları sebebiyle özerkliklerine düşkün olan sınır bölgelerindeki yönetici soylu ailelerin öfkesini üzerine çekmiştir. Ayrıca halifenin Arapların ordu içindeki nüfuzlarını sınırlandırmak için önemli mevkilere Arap olmayan Slav kökenli kimseleri yerleştirmesi, Kurtuba Hilafetine karşı başka bir gayrimemnun grubun peyda olmasına yol açmıştır. Böylesi bir atmosferde Endülüs Emevî hükümdarının Hristiyanlar üzerine cihat çağrısıyla savaşa gitmesi, İslâm ordusunun çokluğunun anlamını yitirmesine ve neticede -Hristiyanların önceden hazırladığı hendeğin de etkisiyle- ağır bir yenilginin yaşanmasına sebep olmuştur. Bununla beraber Simancas bozgununun süreçleri ve Endülüs Emevîleri üzerindeki etkileri genel olarak tartışmalı olsa da III. Abdurrahman’ın siyasetinde kayda değer değişikliklerin meydana geldiği aşikârdır.
Abdurrahman III, who was the eighth ruler and first caliph of the Umayyad State of Andalusia, was among the successful rulers in the history of Islam and the World, thanks to his superior management skills as well as the advantage of his long-term reign. The Andalusian Caliph, who managed to overcome the difficulties which faced at the beginning of his power after a long struggle, showed the same success against the Christian kingdoms in the north of the Iberian Peninsula. However, Abdurrahman en-Nâsir, who strengthened the power of the state and even consolidated his power with the caliphate, had a critical defeat against León King Ramiro II in Simancas in 939. En-Nâsir, who tried to put forward a centralized management model in the first thirty years of his reign, drew the anger of the ruling noble families in the border regions, who were fond of their autonomy, due to his practices for this cause. In addition, the caliph’s placement of people of non-Arab Slavic origin in important positions in order to limit the Arabs’ influence in the army led to the emergence of another dissatisfied group against the Cordoban Caliphate. Andalusian Umayyad ruler’s going to war with the call of jihad against the Christians in such an atmosphere caused the majority of the Islamic army to lose its meaning, and as a result -with the effect of the trench prepared by the Christians beforehand- a heavy defeat was experienced. Nevertheless, even though the processes of the Simancas debacle and its effects on the Andalusian Umayyads are generally controversial, it is obvious that significant changes occurred in Abdurrahman III’s politics.
Umayyad State of Andalusia Abdurrahman III Simancas Ramiro II
| Birincil Dil | Türkçe |
|---|---|
| Bölüm | Araştırma Makalesi |
| Yazarlar | |
| Gönderilme Tarihi | 27 Nisan 2022 |
| Yayımlanma Tarihi | 15 Mart 2023 |
| DOI | https://doi.org/10.16953/deusosbil.1109820 |
| IZ | https://izlik.org/JA88EZ75XP |
| Yayımlandığı Sayı | Yıl 2023 Cilt: 25 Sayı: 1 |
Dokuz Eylül Üniversitesi Sosyal Bilimler Enstitüsü Dergisi Aile Yılı Özel Sayısı Çağrısı
Sayı Editörü
Prof. Dr. NEBİYE KONUK KANDEMİR
Sevgili Araştırmacılar ve Değerli Yazarlar,
Aile, toplumun temel yapı taşıdır ve bireylerin gelişimi ile sosyal yaşamın şekillenmesinde kritik bir rol oynamaktadır. Aile yapıları ve dinamikleri, tarihsel, kültürel ve toplumsal faktörlerle şekillenirken, bu faktörlerin aile içerisinde yaşanan sorunları, ilişkileri ve güç dengelerini nasıl etkilediği büyük bir önem taşımaktadır. 2025 yılı "Aile Yılı" olarak ilan edilmesi, aile olgusunun daha geniş bir perspektiften ele alınmasını ve bu konudaki farkındalığın artırılmasını hedeflemektedir.
Dokuz Eylül Üniversitesi Sosyal Bilimler Enstitüsü Dergisi, "Cilt: 28 Sayı: Özel Sayı" olarak 2026 yılında yayımlanacak olan Aile Yılı Özel Sayısı'na yönelik makale çağrısında bulunmaktadır. Bu özel sayı, aile yapılarını, rollerini ve dinamiklerini inceleyen çalışmalara ev sahipliği yapmayı hedeflemektedir.
Aile ile ilgili çalışmalara olan ihtiyaç, yalnızca bireysel düzeyde değil, toplumsal düzeyde de açıktır. Son yıllarda, aile içi ilişkilerin sağlıklı bir şekilde sürdürülmesi, toplumsal cinsiyet eşitliği, kadın hakları, çocuk sağlığı ve eğitim gibi konular ön plana çıkmış, bu konularda yapılacak bilimsel araştırmaların önemi artmıştır. Aile Yılı Özel Sayısı'nın hazırlanması, bu kritik meselelerin sistematik bir biçimde incelenmesine ve topluma duyurulmasına olanak sağlayacaktır.
Bu özel sayı, aile dinamiklerini, ilişkilerini ve sorunlarını derinlemesine inceleyen, özgün ve yenilikçi çalışmaları bir araya getirerek, alanında önemli bir kaynak oluşturmayı hedeflemektedir. Ayrıca, uzmanların görüşleri ve çeşitli disiplinlerden gelen katkılar sayesinde, aile kavramına dair güncel bakış açıları sunulacak, toplumsal fayda sağlanacaktır.
Aşağıda, özel sayıda kabul edilebilecek (ama bunlarla sınırlı olmayan) güncellenmiş konular listesi yer almaktadır:
• Aile Yapıları ve Değişimi
• Geleneksel ve Modern Aile Rolleri
• Aile İçi İletişim ve İlişkiler
• Ailedeki Psiko-Sosyal Dinamikler
• Aile İlişkilerinde Kültürel Farklılıklar
• Evlilik ve Boşanma Dinamikleri
• Aile ve Çocuk Gelişimi
• Ebeveynlik Stilleri ve Çocuk Üzerindeki Etkileri
• Aile Ekonomisi ve Sosyal Politika
• Aileyi Etkileyen Toplumsal Değişimler
• Aile ve Eğitim İlişkisi
• Ailede Şiddet ve Koruma Mekanizmaları
• Aile İçi Sağlık ve Refah
• Kadınların Aile İçindeki Rolü ve Değişen Dinamikleri
• Kadın Hakları ve Aile İlişkileri
• Kadının Aile Üyeleriyle İlişkileri ve Güç Dinamikleri
• Ailede Cinsiyet Eşitliği
İki bağımsız anonim hakem tarafından değerlendirmeden geçecek makaleler, kabul edilmesi halinde, Aralık 2026'da yayımlanacak özel sayımızda yer alacaktır. Gelecek sayıların dolmuş olması ve süreçte makale yoğunluğunun bulunması nedeniyle dergimiz, özel sayı dışında makale kabulüne kapalıdır. Özel sayı dışında dergimize gönderilen makaleler iade edilecektir.
Saygılarımızla