Cities are centres of attraction where the population increases rapidly through migration. The urban context, in which social differences and cultural change are addressed, is not independent of governance discussions. It is undeniable that cities, being diverse entities, cannot be handled with a unified governmental strategy. In this respect, the host country's urban policymaking, which incorporates immigrants, introduces multilevel governance. To comprehend this, the factors that create the multiple migration governance from a sociological viewpoint will be reviewed first, followed by an in-depth examination of the numerous aspects of this management form. The challenges generated by the present theoretical framework will be reviewed in the last section, which is the most significant difference and contribution of the study. This part opens space to further researches and questions to clarify urban governance and migration. The role of civil society and NGOs, as well as city diplomacy and independence from central authority, will be highlighted.As a result, the study presents the findings that multiple actors have active functions not only at the national level but also at the international level.
Kentler, göç yoluyla nüfusun hızla arttığı cazibe merkezleri haline gelmektedir. Toplumsal farklılıkların ve kültürel değişimin ele alındığı kentsel bağlam, nasıl yönetileceği tartışmalarından bağımsız değildir. Farklılıkların ve değişkenliğin mekânı olan şehirlerin tek yönlü bir yönetişim anlayışıyla ele alınamayacağı açıktır ve bir sorun olarak halihazirda tartışılmaktadır. Bu bağlamda, ev sahibi ülkenin yerel halkı ile beraber göçmenlerini de içine alan kentsel politika süreci çok katmanlı bir bakış açısını zorunlu kılmaktadır. Bu makalede öncelikle sosyolojik bir bakış açısıyla çoklu göç yönetimini gerektiren faktörler gözden geçirilecek, ardından bu yönetim biçiminin çeşitli yönleri derinlemesine incelenecektir. Çalışmanın en önemli farkı ve katkısı olan son bölümde ise mevcut teorik çerçeve olarak ele alınınan çok aktörlü şehir yönetiminin yarattığı zorluklar gözden geçirilecek ve kent/göç çalışmalarında hangi yönlerin irdelenmesi gerektiği açıklanacaktır. Bu inceleme çok boyutlu şehir yönetiminin katkılarına ek olarak, üreteceği olası problemleri ele alarak gelecekteki çalışmalara katkıda bulunur. Bu noktada, şehir diplomasisinin etki alanı, merkezi otoriteden bağımsızlığın etkileri ve nihayetinde sivil toplum kuruluşlarının şehir yönetimindeki rolleri vurgulanacaktır. Sonuç olarak çalışma çoklu aktörlerin sadece ulusal düzeyde değil uluslararası düzeyde de aktif fonksiyonları olduğunu bulgu alarak sunmaktadır.
Çok Boyutlu Yönetişim Göç Kent Şehir Diplomasisi Sivil Toplum Kuruluşları.
| Birincil Dil | İngilizce |
|---|---|
| Bölüm | Araştırma Makalesi |
| Yazarlar | |
| Gönderilme Tarihi | 21 Ekim 2022 |
| Yayımlanma Tarihi | 26 Aralık 2022 |
| DOI | https://doi.org/10.16953/deusosbil.1192614 |
| IZ | https://izlik.org/JA89ZD65CG |
| Yayımlandığı Sayı | Yıl 2022 Cilt: 24 Sayı: 4 |
Dokuz Eylül Üniversitesi Sosyal Bilimler Enstitüsü Dergisi Aile Yılı Özel Sayısı Çağrısı
Sayı Editörü
Prof. Dr. NEBİYE KONUK KANDEMİR
Sevgili Araştırmacılar ve Değerli Yazarlar,
Aile, toplumun temel yapı taşıdır ve bireylerin gelişimi ile sosyal yaşamın şekillenmesinde kritik bir rol oynamaktadır. Aile yapıları ve dinamikleri, tarihsel, kültürel ve toplumsal faktörlerle şekillenirken, bu faktörlerin aile içerisinde yaşanan sorunları, ilişkileri ve güç dengelerini nasıl etkilediği büyük bir önem taşımaktadır. 2025 yılı "Aile Yılı" olarak ilan edilmesi, aile olgusunun daha geniş bir perspektiften ele alınmasını ve bu konudaki farkındalığın artırılmasını hedeflemektedir.
Dokuz Eylül Üniversitesi Sosyal Bilimler Enstitüsü Dergisi, "Cilt: 28 Sayı: Özel Sayı" olarak 2026 yılında yayımlanacak olan Aile Yılı Özel Sayısı'na yönelik makale çağrısında bulunmaktadır. Bu özel sayı, aile yapılarını, rollerini ve dinamiklerini inceleyen çalışmalara ev sahipliği yapmayı hedeflemektedir.
Aile ile ilgili çalışmalara olan ihtiyaç, yalnızca bireysel düzeyde değil, toplumsal düzeyde de açıktır. Son yıllarda, aile içi ilişkilerin sağlıklı bir şekilde sürdürülmesi, toplumsal cinsiyet eşitliği, kadın hakları, çocuk sağlığı ve eğitim gibi konular ön plana çıkmış, bu konularda yapılacak bilimsel araştırmaların önemi artmıştır. Aile Yılı Özel Sayısı'nın hazırlanması, bu kritik meselelerin sistematik bir biçimde incelenmesine ve topluma duyurulmasına olanak sağlayacaktır.
Bu özel sayı, aile dinamiklerini, ilişkilerini ve sorunlarını derinlemesine inceleyen, özgün ve yenilikçi çalışmaları bir araya getirerek, alanında önemli bir kaynak oluşturmayı hedeflemektedir. Ayrıca, uzmanların görüşleri ve çeşitli disiplinlerden gelen katkılar sayesinde, aile kavramına dair güncel bakış açıları sunulacak, toplumsal fayda sağlanacaktır.
Aşağıda, özel sayıda kabul edilebilecek (ama bunlarla sınırlı olmayan) güncellenmiş konular listesi yer almaktadır:
• Aile Yapıları ve Değişimi
• Geleneksel ve Modern Aile Rolleri
• Aile İçi İletişim ve İlişkiler
• Ailedeki Psiko-Sosyal Dinamikler
• Aile İlişkilerinde Kültürel Farklılıklar
• Evlilik ve Boşanma Dinamikleri
• Aile ve Çocuk Gelişimi
• Ebeveynlik Stilleri ve Çocuk Üzerindeki Etkileri
• Aile Ekonomisi ve Sosyal Politika
• Aileyi Etkileyen Toplumsal Değişimler
• Aile ve Eğitim İlişkisi
• Ailede Şiddet ve Koruma Mekanizmaları
• Aile İçi Sağlık ve Refah
• Kadınların Aile İçindeki Rolü ve Değişen Dinamikleri
• Kadın Hakları ve Aile İlişkileri
• Kadının Aile Üyeleriyle İlişkileri ve Güç Dinamikleri
• Ailede Cinsiyet Eşitliği
İki bağımsız anonim hakem tarafından değerlendirmeden geçecek makaleler, kabul edilmesi halinde, Aralık 2026'da yayımlanacak özel sayımızda yer alacaktır. Gelecek sayıların dolmuş olması ve süreçte makale yoğunluğunun bulunması nedeniyle dergimiz, özel sayı dışında makale kabulüne kapalıdır. Özel sayı dışında dergimize gönderilen makaleler iade edilecektir.
Saygılarımızla