The reasons for government intervention in financial markets have continuously changed historically, taking into account both the theoretical transformations in the economic and financial roles of the state and the dynamic nature of countries and sectors. The acceleration of financial liberalization movements especially in the 1980s and the addition of the globalization phenomenon in the 1990s to this process constituted the main point of this change.. The vulnerability of financial markets to crises when left to their own devices and the fact that problems that may arise in the financial system may affect the economy in general have given impetus to the debate on financial. From this perspective, this study analyzes the conceptual and theoretical justifications for financial regulation, which came back to the agenda after the deregulation activities in the 1980s. The objectives served by regulatory authorities in the optimal balance of regulation can be listed as preventing failures in financial markets, protecting the sector from systemic risks, protecting customers of financial institutions, increasing market efficiency, achieving other social objectives and ensuring monetary-financial stability.
Regulation Regulation Theories Market Failures Financial Regulation
Devletin finansal piyasalara müdahale gerekçeleri, gerek kamunun ekonomik ve finansal alandaki rollerinde yaşanan teorik dönüşümler, gerekse de ülkelerin ve sektörlerin dinamik yapıları göz önüne alındığında tarihsel olarak sürekli değişim göstermiştir. Özellikle 1980’li yıllar itibariyle finansal serbestleşme hareketlerinin ivme kazanması ve bu sürece 1990’lı yıllarda küreselleşme olgusunun da eklenmesi, söz konusu değişimin temel noktasını oluşturmuştur. Finansal piyasaların kendi hallerine bırakıldığında krizlere açık bir görünüm sergilemesi ve finansal sistemde oluşabilecek problemlerin ekonominin genelini etkileyebilecek olması, finansal regülasyon tartışmalarına ivme kazandırmıştır. Buradan hareketle çalışmada, 1980’li yıllardaki deregülasyon faaliyetleri sonrasında tekrardan gündeme gelen finansal regülasyonların gerekçeleri kavramsal ve teorik açıdan incelenmektedir. Bugün genel kabul gören yaklaşım çerçevesinde düzenleyici otoritelerin uyguladıkları optimal regülasyon dengesinde hizmet ettikleri amaçları; finansal piyasalardaki başarısızlıkları engellemek, sektörü sistemik risklerden korumak, finansal kurum müşterilerini korumak, piyasadaki mevcut etkinliği artırmak, diğer sosyal hedefleri gerçekleştirmek ve parasal-finansal istikrarı sağlamak şeklinde sıralamak mümkündür.
Regülasyon Regülasyon Teorileri Piyasa Başarısızlıkları Finansal Regülasyon
| Birincil Dil | Türkçe |
|---|---|
| Konular | Mikro İktisat (Diğer), Politika ve Yönetim (Diğer) |
| Bölüm | Araştırma Makalesi |
| Yazarlar | |
| Gönderilme Tarihi | 9 Eylül 2023 |
| Yayımlanma Tarihi | 20 Aralık 2023 |
| DOI | https://doi.org/10.16953/deusosbil.1357576 |
| IZ | https://izlik.org/JA92LH89BT |
| Yayımlandığı Sayı | Yıl 2023 Cilt: 25 Sayı: 4 |
Dokuz Eylül Üniversitesi Sosyal Bilimler Enstitüsü Dergisi Aile Yılı Özel Sayısı Çağrısı
Sayı Editörü
Prof. Dr. NEBİYE KONUK KANDEMİR
Sevgili Araştırmacılar ve Değerli Yazarlar,
Aile, toplumun temel yapı taşıdır ve bireylerin gelişimi ile sosyal yaşamın şekillenmesinde kritik bir rol oynamaktadır. Aile yapıları ve dinamikleri, tarihsel, kültürel ve toplumsal faktörlerle şekillenirken, bu faktörlerin aile içerisinde yaşanan sorunları, ilişkileri ve güç dengelerini nasıl etkilediği büyük bir önem taşımaktadır. 2025 yılı "Aile Yılı" olarak ilan edilmesi, aile olgusunun daha geniş bir perspektiften ele alınmasını ve bu konudaki farkındalığın artırılmasını hedeflemektedir.
Dokuz Eylül Üniversitesi Sosyal Bilimler Enstitüsü Dergisi, "Cilt: 28 Sayı: Özel Sayı" olarak 2026 yılında yayımlanacak olan Aile Yılı Özel Sayısı'na yönelik makale çağrısında bulunmaktadır. Bu özel sayı, aile yapılarını, rollerini ve dinamiklerini inceleyen çalışmalara ev sahipliği yapmayı hedeflemektedir.
Aile ile ilgili çalışmalara olan ihtiyaç, yalnızca bireysel düzeyde değil, toplumsal düzeyde de açıktır. Son yıllarda, aile içi ilişkilerin sağlıklı bir şekilde sürdürülmesi, toplumsal cinsiyet eşitliği, kadın hakları, çocuk sağlığı ve eğitim gibi konular ön plana çıkmış, bu konularda yapılacak bilimsel araştırmaların önemi artmıştır. Aile Yılı Özel Sayısı'nın hazırlanması, bu kritik meselelerin sistematik bir biçimde incelenmesine ve topluma duyurulmasına olanak sağlayacaktır.
Bu özel sayı, aile dinamiklerini, ilişkilerini ve sorunlarını derinlemesine inceleyen, özgün ve yenilikçi çalışmaları bir araya getirerek, alanında önemli bir kaynak oluşturmayı hedeflemektedir. Ayrıca, uzmanların görüşleri ve çeşitli disiplinlerden gelen katkılar sayesinde, aile kavramına dair güncel bakış açıları sunulacak, toplumsal fayda sağlanacaktır.
Aşağıda, özel sayıda kabul edilebilecek (ama bunlarla sınırlı olmayan) güncellenmiş konular listesi yer almaktadır:
• Aile Yapıları ve Değişimi
• Geleneksel ve Modern Aile Rolleri
• Aile İçi İletişim ve İlişkiler
• Ailedeki Psiko-Sosyal Dinamikler
• Aile İlişkilerinde Kültürel Farklılıklar
• Evlilik ve Boşanma Dinamikleri
• Aile ve Çocuk Gelişimi
• Ebeveynlik Stilleri ve Çocuk Üzerindeki Etkileri
• Aile Ekonomisi ve Sosyal Politika
• Aileyi Etkileyen Toplumsal Değişimler
• Aile ve Eğitim İlişkisi
• Ailede Şiddet ve Koruma Mekanizmaları
• Aile İçi Sağlık ve Refah
• Kadınların Aile İçindeki Rolü ve Değişen Dinamikleri
• Kadın Hakları ve Aile İlişkileri
• Kadının Aile Üyeleriyle İlişkileri ve Güç Dinamikleri
• Ailede Cinsiyet Eşitliği
İki bağımsız anonim hakem tarafından değerlendirmeden geçecek makaleler, kabul edilmesi halinde, Aralık 2026'da yayımlanacak özel sayımızda yer alacaktır. Gelecek sayıların dolmuş olması ve süreçte makale yoğunluğunun bulunması nedeniyle dergimiz, özel sayı dışında makale kabulüne kapalıdır. Özel sayı dışında dergimize gönderilen makaleler iade edilecektir.
Saygılarımızla