Bu çalışma, tarih boyunca kadının toplumsal yapıdan dışlanmasında öne çıkan beyin araştırmalarını incelemeyi ve daha çok kadının yönetim koltuğuna oturması gereken durumlara açıklık getirmeyi amaçlamaktadır. Bu amaçla öncelikle beyin araştırmalarında kadına yönelik ayrımcılık yapan ve kadınları aşağılayan tarihsel tanımlar, günümüz beyin araştırmalarındaki gelişmeler bağlamında kadın ve erkek beynindeki biyolojik farklılıklar ve kadın beyninin ortaklaşa şekillendirdiği kültürel etki-evrim analiz edilmiştir. Geçmişteki ve günümüzdeki beyin araştırmaları, evrimi ve gelişimi sağlayan süreçler, temel veri niteliğindedir. Alan yazından elde edilen veriler, geçmişte gözlemlenen süreçler ve olaylar ile sürecin nasıl şekillendirildiği araştırılarak dolaylı gözleme dayalı nitel çalışma yapılmıştır. Olaylar ve olgular bir bütün olarak yorumlanmış ve betimlenmiştir. Kadına karşı ayrımcılık yapan beyin çalışmaları, kadının evrimde ve gelişmede oynadığı biyolojik ve toplumsal rol ve kadının toplumun ve yönetimin merkezine yerleştirilmesi temel konulardır. Araştırma sonucunda kadınların yönetimde yeterlilik açısından nasıl ayrımcılığa maruz kaldığı, kadınların evrimsel rolleri ve beyin kapasiteleri nedeniyle toplumun ve yönetimin öncüleri oldukları ortaya çıkmıştır.
This study aims at to search prominent brain studies that externalised women from communal system and set forth the situations that more women should take the management chair. Firstly, historical definitions that discriminate women and haul them down in brain research, biological dissimilarities in brains according to gender in today's brain research, and the cultural effect shaped by the female brain in co-evolution are analyzed. Brain research in past and today, processes that provide evolution and development, are the basic data investigated. A qualitative study grounds on indirect observation was conducted by probing the data from literature, the continuums and incidents observed in history, and how the continuum was shaped. Events and facts were interpreted and described in their entirety. Brain studies that discriminate against women, the biological and communal act played by women in evolution, development and fitting women at the hub of community and management are the issues that provide clues in the analysis. It is seen how women have been subject to to discrimination with regard to competency in management as a result. As a result it appears that women are the precursor of society and management due to their evolution roles and brain capacity.
| Birincil Dil | İngilizce |
|---|---|
| Konular | Strateji, Yönetim ve Örgütsel Davranış (Diğer) |
| Bölüm | Araştırma Makalesi |
| Yazarlar | |
| Gönderilme Tarihi | 15 Eylül 2023 |
| Yayımlanma Tarihi | 20 Aralık 2023 |
| DOI | https://doi.org/10.16953/deusosbil.1359839 |
| IZ | https://izlik.org/JA63XB35YH |
| Yayımlandığı Sayı | Yıl 2023 Cilt: 25 Sayı: 4 |
Dokuz Eylül Üniversitesi Sosyal Bilimler Enstitüsü Dergisi Aile Yılı Özel Sayısı Çağrısı
Sayı Editörü
Prof. Dr. NEBİYE KONUK KANDEMİR
Sevgili Araştırmacılar ve Değerli Yazarlar,
Aile, toplumun temel yapı taşıdır ve bireylerin gelişimi ile sosyal yaşamın şekillenmesinde kritik bir rol oynamaktadır. Aile yapıları ve dinamikleri, tarihsel, kültürel ve toplumsal faktörlerle şekillenirken, bu faktörlerin aile içerisinde yaşanan sorunları, ilişkileri ve güç dengelerini nasıl etkilediği büyük bir önem taşımaktadır. 2025 yılı "Aile Yılı" olarak ilan edilmesi, aile olgusunun daha geniş bir perspektiften ele alınmasını ve bu konudaki farkındalığın artırılmasını hedeflemektedir.
Dokuz Eylül Üniversitesi Sosyal Bilimler Enstitüsü Dergisi, "Cilt: 28 Sayı: Özel Sayı" olarak 2026 yılında yayımlanacak olan Aile Yılı Özel Sayısı'na yönelik makale çağrısında bulunmaktadır. Bu özel sayı, aile yapılarını, rollerini ve dinamiklerini inceleyen çalışmalara ev sahipliği yapmayı hedeflemektedir.
Aile ile ilgili çalışmalara olan ihtiyaç, yalnızca bireysel düzeyde değil, toplumsal düzeyde de açıktır. Son yıllarda, aile içi ilişkilerin sağlıklı bir şekilde sürdürülmesi, toplumsal cinsiyet eşitliği, kadın hakları, çocuk sağlığı ve eğitim gibi konular ön plana çıkmış, bu konularda yapılacak bilimsel araştırmaların önemi artmıştır. Aile Yılı Özel Sayısı'nın hazırlanması, bu kritik meselelerin sistematik bir biçimde incelenmesine ve topluma duyurulmasına olanak sağlayacaktır.
Bu özel sayı, aile dinamiklerini, ilişkilerini ve sorunlarını derinlemesine inceleyen, özgün ve yenilikçi çalışmaları bir araya getirerek, alanında önemli bir kaynak oluşturmayı hedeflemektedir. Ayrıca, uzmanların görüşleri ve çeşitli disiplinlerden gelen katkılar sayesinde, aile kavramına dair güncel bakış açıları sunulacak, toplumsal fayda sağlanacaktır.
Aşağıda, özel sayıda kabul edilebilecek (ama bunlarla sınırlı olmayan) güncellenmiş konular listesi yer almaktadır:
• Aile Yapıları ve Değişimi
• Geleneksel ve Modern Aile Rolleri
• Aile İçi İletişim ve İlişkiler
• Ailedeki Psiko-Sosyal Dinamikler
• Aile İlişkilerinde Kültürel Farklılıklar
• Evlilik ve Boşanma Dinamikleri
• Aile ve Çocuk Gelişimi
• Ebeveynlik Stilleri ve Çocuk Üzerindeki Etkileri
• Aile Ekonomisi ve Sosyal Politika
• Aileyi Etkileyen Toplumsal Değişimler
• Aile ve Eğitim İlişkisi
• Ailede Şiddet ve Koruma Mekanizmaları
• Aile İçi Sağlık ve Refah
• Kadınların Aile İçindeki Rolü ve Değişen Dinamikleri
• Kadın Hakları ve Aile İlişkileri
• Kadının Aile Üyeleriyle İlişkileri ve Güç Dinamikleri
• Ailede Cinsiyet Eşitliği
İki bağımsız anonim hakem tarafından değerlendirmeden geçecek makaleler, kabul edilmesi halinde, Aralık 2026'da yayımlanacak özel sayımızda yer alacaktır. Gelecek sayıların dolmuş olması ve süreçte makale yoğunluğunun bulunması nedeniyle dergimiz, özel sayı dışında makale kabulüne kapalıdır. Özel sayı dışında dergimize gönderilen makaleler iade edilecektir.
Saygılarımızla