Bilgi teknolojileri ve dijitalleşmenin gelişmesi örgütlerin rekabetini artırmıştır. Buna bağlı olarak da rekabette önemli bir faktör olan çalışan davranışları önem kazanmıştır. Bu bağlamda araştırma, Sosyal Kimlik Teorisine dayanan örgütsel özdeşleşmenin çalışan davranışlarından biri olan çalışan savunuculuğu davranışı arasındaki ilişkiyi belirlemeyi amaçlamıştır. Çalışmada örgütsel özdeşlemenin çalışan savunuculuğu ile ilişkisi analiz edilmiştir. Nicel araştırma yöntemlerinden biri olan ilişkisel tarama modeline göre yapılan araştırmanın verileri, kafe ve restoran gibi hizmet sektöründe çalışanlardan anket yöntemiyle elde edilmiştir. 296 katılımcıdan elde edilen veriler, SPPS paket programında analiz edilmiştir. Ölçeklerin geçerliliği ve güvenilirliği için DFA, AVE, CR ve HTMT değerleri analiz edilmiştir. Araştırmada öne sürülen hipotezleri test etme amacıyla da korelasyon ve regresyon analizleri yapılmıştır. Elde edilen bulgulara göre, örgütsel özdeşleme ile çalışan savunuculuğu arasında olumlu ve anlamlı bir ilişkinin varlığı tespit edilmiştir. Ayrıca örgütsel özdeşlemenin çalışan savunuculuğunu güçlü bir şekilde etkilediği görülmüştür. Bu sonuca göre, çalışanların özdeşleme düzeyi arttıkça savunucu davranışları sergileme olasılıkları daha yüksektir.
Sosyal Kimlik Teorisi Örgütsel Özdeşleme Çalışan Savunuculuğu İnsan Kaynakları.
Süleyman Demirel Üniversitesi Sosyal ve Beşerî Bilimler Araştırma ve Yayın Etiği Kurulunun 15.02.2022 tarihli ve 117/22 sayılı kararı ile etik kurul onayı alınmıştır.
Yok
YOK
The development of information technologies and digitalization has increased the competition of organizations. Accordingly, employee behaviour, which is an important factor in competition, has gained importance. In this context, the research aimed to determine the relationship between organizational identification based on Social Identity Theory and employee advocacy behaviour, which is one of the employee behaviours. In the study, the relationship between organizational identification and employee advocacy was analysed. The data of the research, which was conducted according to the relational survey model, one of the quantitative research methods, was obtained by survey method from employees working in the service sector such as cafes and restaurants. Data obtained from 296 participants were analysed in the SPPS package program. CFA, AVE, CR and HTMT values were analysed for the validity and reliability of the scales. Correlation and regression analyses were conducted to test the hypotheses put forward in the research. According to the findings, it was determined that there was a positive and significant relationship between organizational identification and employee advocacy. Additionally, organizational identification has been shown to strongly influence employee advocacy. According to this result, as employees' level of identification increases, they are more likely to exhibit defensive behaviours.
Social Identity Theory Organizational Identification Employee Advocacy Human Resources
| Birincil Dil | Türkçe |
|---|---|
| Konular | İnsan Kaynakları ve Endüstriyel İlişkiler (Diğer) |
| Bölüm | Araştırma Makalesi |
| Yazarlar | |
| Gönderilme Tarihi | 23 Ekim 2023 |
| Kabul Tarihi | 8 Ocak 2024 |
| Yayımlanma Tarihi | 15 Mart 2024 |
| DOI | https://doi.org/10.16953/deusosbil.1379854 |
| IZ | https://izlik.org/JA85AX48FU |
| Yayımlandığı Sayı | Yıl 2024 Cilt: 26 Sayı: 1 |
Dokuz Eylül Üniversitesi Sosyal Bilimler Enstitüsü Dergisi Aile Yılı Özel Sayısı Çağrısı
Sayı Editörü
Prof. Dr. NEBİYE KONUK KANDEMİR
Sevgili Araştırmacılar ve Değerli Yazarlar,
Aile, toplumun temel yapı taşıdır ve bireylerin gelişimi ile sosyal yaşamın şekillenmesinde kritik bir rol oynamaktadır. Aile yapıları ve dinamikleri, tarihsel, kültürel ve toplumsal faktörlerle şekillenirken, bu faktörlerin aile içerisinde yaşanan sorunları, ilişkileri ve güç dengelerini nasıl etkilediği büyük bir önem taşımaktadır. 2025 yılı "Aile Yılı" olarak ilan edilmesi, aile olgusunun daha geniş bir perspektiften ele alınmasını ve bu konudaki farkındalığın artırılmasını hedeflemektedir.
Dokuz Eylül Üniversitesi Sosyal Bilimler Enstitüsü Dergisi, "Cilt: 28 Sayı: Özel Sayı" olarak 2026 yılında yayımlanacak olan Aile Yılı Özel Sayısı'na yönelik makale çağrısında bulunmaktadır. Bu özel sayı, aile yapılarını, rollerini ve dinamiklerini inceleyen çalışmalara ev sahipliği yapmayı hedeflemektedir.
Aile ile ilgili çalışmalara olan ihtiyaç, yalnızca bireysel düzeyde değil, toplumsal düzeyde de açıktır. Son yıllarda, aile içi ilişkilerin sağlıklı bir şekilde sürdürülmesi, toplumsal cinsiyet eşitliği, kadın hakları, çocuk sağlığı ve eğitim gibi konular ön plana çıkmış, bu konularda yapılacak bilimsel araştırmaların önemi artmıştır. Aile Yılı Özel Sayısı'nın hazırlanması, bu kritik meselelerin sistematik bir biçimde incelenmesine ve topluma duyurulmasına olanak sağlayacaktır.
Bu özel sayı, aile dinamiklerini, ilişkilerini ve sorunlarını derinlemesine inceleyen, özgün ve yenilikçi çalışmaları bir araya getirerek, alanında önemli bir kaynak oluşturmayı hedeflemektedir. Ayrıca, uzmanların görüşleri ve çeşitli disiplinlerden gelen katkılar sayesinde, aile kavramına dair güncel bakış açıları sunulacak, toplumsal fayda sağlanacaktır.
Aşağıda, özel sayıda kabul edilebilecek (ama bunlarla sınırlı olmayan) güncellenmiş konular listesi yer almaktadır:
• Aile Yapıları ve Değişimi
• Geleneksel ve Modern Aile Rolleri
• Aile İçi İletişim ve İlişkiler
• Ailedeki Psiko-Sosyal Dinamikler
• Aile İlişkilerinde Kültürel Farklılıklar
• Evlilik ve Boşanma Dinamikleri
• Aile ve Çocuk Gelişimi
• Ebeveynlik Stilleri ve Çocuk Üzerindeki Etkileri
• Aile Ekonomisi ve Sosyal Politika
• Aileyi Etkileyen Toplumsal Değişimler
• Aile ve Eğitim İlişkisi
• Ailede Şiddet ve Koruma Mekanizmaları
• Aile İçi Sağlık ve Refah
• Kadınların Aile İçindeki Rolü ve Değişen Dinamikleri
• Kadın Hakları ve Aile İlişkileri
• Kadının Aile Üyeleriyle İlişkileri ve Güç Dinamikleri
• Ailede Cinsiyet Eşitliği
İki bağımsız anonim hakem tarafından değerlendirmeden geçecek makaleler, kabul edilmesi halinde, Aralık 2026'da yayımlanacak özel sayımızda yer alacaktır. Gelecek sayıların dolmuş olması ve süreçte makale yoğunluğunun bulunması nedeniyle dergimiz, özel sayı dışında makale kabulüne kapalıdır. Özel sayı dışında dergimize gönderilen makaleler iade edilecektir.
Saygılarımızla