The Sheikh Mani rebellion, which is also reflected in the sources as the Basra uprising, was suppressed as a result of some military preparations between 1692-1701. What made Sheikh Mani an actor in the region was that he was the leader of the Muntafik Urban. While the Muntafik tribe was a Shiite, the Sa'dun dynasty, which was in the ruling position and to which Mani was a member, was Sunni. This sectarian difference played a facilitating role in the relations established with the Ottoman State. The rebellion in the aforementioned years arose from the failure to collect the taxes that were due. During these years, the regime of the waters feeding Basra was disrupted, the disruption of the hydraulic system affected the agricultural system, and eventually a famine that would last for many years began. When the famine was combined with epidemic diseases, the administrative order of the region was destroyed. Famine and epidemic disease affected not only Basra but also Baghdad.It is understood that Sheikh Mani had been the governor of Basra for almost a year when he was declared a rebel. The Ottoman central administration ordered preparations for a campaign three times, the first in 1696, and in 1698 and 1699-1701. However, the third preparation turned into a campaign. The Ottoman State and the Safavid State cooperated to remove Sheikh Mani from Basra. On the other hand, there were constant changes of commanders for these military campaigns. As a result of the last campaign, the rebellious Urban tribes were brought into order. Sheikh Mani returned from the rebellion through conciliation and died of natural causes shortly after the campaign.
Basra Ayaklanması olarak da kaynaklara yansıyan Şeyh Mâni İsyanı 1692-1701 yılları arasındaki birtakım askeri hazırlıklar neticesinde bastırılabilmişti. Şeyh Mâni’yi bölgede aktör kılan ise Müntefik Urbanı’nın lideri olmasıydı. Müntefik Aşireti Şiî inanca tâbi iken Mâni’nin de mensubu olduğu yönetici konumundaki Sa’dûn Hanedanı ise Sünni idi. Bu mezhep farklılığı Osmanlı Devleti ile kurulan ilişkide kolaylaştırıcı bir rol oynamıştı. Anılan yıllardaki isyan, ödenmesi gereken vergilerin tahsil edilememesinden kaynaklanmıştı. Bu yıllarda Basra’yı besleyen suların rejimi bozulmuş, hidrolik düzenin bozulması tarımsal düzeni vurmuş, nihayetinde uzunca yıllar sürecek bir kıtlık baş göstermişti. Kıtlık ise salgın hastalıklarla birleşince bölgenin idari düzeni yerle yeksan olmuştu. Kıtlık ve salgın hastalık sadece Basra’yı değil Bağdat’ı da vurmuştu. Şeyh Mâni’nin asi olarak ilan edildiği sırada neredeyse bir yıldan fazla bir süredir Basra valisi olduğu anlaşılmaktadır. Osmanlı merkez yönetimi ilki 1696 yılında olmak üzere 1698 ile 1699-1701 yıllarında üç defa sefer hazırlıklarına başlanmasını emretmişti. Ancak üçüncü hazırlık bir sefere dönüşmüştü. Şeyh Mâni’yi Basra’dan çıkarmak üzere Osmanlı Devleti ve Safevi Devleti iş birliğine girmişti. Öte yandan bu askeri seferler için sürekli serdar değişikliğine gidilmişti. Son sefer sonucunda isyan halindeki Urban aşiretleri düzene sokulmuştu. Şeyh Mâni uzlaşma yoluyla isyandan dönmüştü ve seferden kısa bir süre sonra doğal nedenlerle hayatını kaybetmişti.
| Birincil Dil | Türkçe |
|---|---|
| Konular | Tarihsel Çalışmalar (Diğer) |
| Bölüm | Araştırma Makalesi |
| Yazarlar | |
| Gönderilme Tarihi | 23 Nisan 2024 |
| Kabul Tarihi | 10 Aralık 2024 |
| Erken Görünüm Tarihi | 25 Şubat 2025 |
| Yayımlanma Tarihi | 15 Mart 2025 |
| DOI | https://doi.org/10.16953/deusosbil.1472708 |
| IZ | https://izlik.org/JA75PX67WM |
| Yayımlandığı Sayı | Yıl 2025 Cilt: 27 Sayı: 1 |
Dokuz Eylül Üniversitesi Sosyal Bilimler Enstitüsü Dergisi Aile Yılı Özel Sayısı Çağrısı
Sayı Editörü
Prof. Dr. NEBİYE KONUK KANDEMİR
Sevgili Araştırmacılar ve Değerli Yazarlar,
Aile, toplumun temel yapı taşıdır ve bireylerin gelişimi ile sosyal yaşamın şekillenmesinde kritik bir rol oynamaktadır. Aile yapıları ve dinamikleri, tarihsel, kültürel ve toplumsal faktörlerle şekillenirken, bu faktörlerin aile içerisinde yaşanan sorunları, ilişkileri ve güç dengelerini nasıl etkilediği büyük bir önem taşımaktadır. 2025 yılı "Aile Yılı" olarak ilan edilmesi, aile olgusunun daha geniş bir perspektiften ele alınmasını ve bu konudaki farkındalığın artırılmasını hedeflemektedir.
Dokuz Eylül Üniversitesi Sosyal Bilimler Enstitüsü Dergisi, "Cilt: 28 Sayı: Özel Sayı" olarak 2026 yılında yayımlanacak olan Aile Yılı Özel Sayısı'na yönelik makale çağrısında bulunmaktadır. Bu özel sayı, aile yapılarını, rollerini ve dinamiklerini inceleyen çalışmalara ev sahipliği yapmayı hedeflemektedir.
Aile ile ilgili çalışmalara olan ihtiyaç, yalnızca bireysel düzeyde değil, toplumsal düzeyde de açıktır. Son yıllarda, aile içi ilişkilerin sağlıklı bir şekilde sürdürülmesi, toplumsal cinsiyet eşitliği, kadın hakları, çocuk sağlığı ve eğitim gibi konular ön plana çıkmış, bu konularda yapılacak bilimsel araştırmaların önemi artmıştır. Aile Yılı Özel Sayısı'nın hazırlanması, bu kritik meselelerin sistematik bir biçimde incelenmesine ve topluma duyurulmasına olanak sağlayacaktır.
Bu özel sayı, aile dinamiklerini, ilişkilerini ve sorunlarını derinlemesine inceleyen, özgün ve yenilikçi çalışmaları bir araya getirerek, alanında önemli bir kaynak oluşturmayı hedeflemektedir. Ayrıca, uzmanların görüşleri ve çeşitli disiplinlerden gelen katkılar sayesinde, aile kavramına dair güncel bakış açıları sunulacak, toplumsal fayda sağlanacaktır.
Aşağıda, özel sayıda kabul edilebilecek (ama bunlarla sınırlı olmayan) güncellenmiş konular listesi yer almaktadır:
• Aile Yapıları ve Değişimi
• Geleneksel ve Modern Aile Rolleri
• Aile İçi İletişim ve İlişkiler
• Ailedeki Psiko-Sosyal Dinamikler
• Aile İlişkilerinde Kültürel Farklılıklar
• Evlilik ve Boşanma Dinamikleri
• Aile ve Çocuk Gelişimi
• Ebeveynlik Stilleri ve Çocuk Üzerindeki Etkileri
• Aile Ekonomisi ve Sosyal Politika
• Aileyi Etkileyen Toplumsal Değişimler
• Aile ve Eğitim İlişkisi
• Ailede Şiddet ve Koruma Mekanizmaları
• Aile İçi Sağlık ve Refah
• Kadınların Aile İçindeki Rolü ve Değişen Dinamikleri
• Kadın Hakları ve Aile İlişkileri
• Kadının Aile Üyeleriyle İlişkileri ve Güç Dinamikleri
• Ailede Cinsiyet Eşitliği
İki bağımsız anonim hakem tarafından değerlendirmeden geçecek makaleler, kabul edilmesi halinde, Aralık 2026'da yayımlanacak özel sayımızda yer alacaktır. Gelecek sayıların dolmuş olması ve süreçte makale yoğunluğunun bulunması nedeniyle dergimiz, özel sayı dışında makale kabulüne kapalıdır. Özel sayı dışında dergimize gönderilen makaleler iade edilecektir.
Saygılarımızla