British author and poet Ted Hughes’s The Iron Woman, a sequel to The Iron Man, is one of the children’s literature works awaiting to be discovered as a noteworthy ecofeminist work. The aim of this study is to explore the association between the Medusa myth and Hughes’s The Iron Woman, examining their shared roles as female resistance and empowerment within an ecofeminist context. Within the angle of gender, power dynamics and nature, the analysis reveals an innovative approach to the novella, which depicts how the imperishable mythological heroine Medusa is revived in an ecofeminist context. The study indicates how the heroines are similar to each other not only in terms of their physical features but also their insurgent natures and ways of punishing men to resist. In this regard, the study asserts that while evoking cultural awareness both for children and adults, The Iron Woman creates a reminiscent of Medusa in an ecofeminist manner. Therefore, the study sheds an ecofeminist light on the association between two female protagonists, examining the title character, the Iron Woman, as the revival of Medusa in a new context.
İngiliz yazar ve şair Ted Hughes’un “Demir Adam” adlı eserinin devamı niteliğindeki “Demir Kadın” başlıklı kısa romanı, dikkate değer bir ekofeminist eser olarak keşfedilmeyi bekleyen çocuk edebiyatı eserlerinden biridir. Bu çalışmanın amacı, Medusa efsanesi ile Hughes’un Demir Kadın başlıklı kısa romanı arasındaki ilişkiyi, ekofeminist bir bağlamda kadın direnişi ve güçlenmesi gibi ortak rollerini inceleyerek araştırmaktır. Analiz; cinsiyet, güç dinamikleri ve doğa açısından bakıldığında, ölümsüz bir mitolojik kadın kahraman olan Medusa’nın ekofeminist bir bağlamda nasıl yeniden canlandırıldığını tasvir eden kısa romana yenilikçi bir yaklaşımı ortaya koymaktadır. Çalışma, kadın kahramanların sadece fiziksel özellikleri açısından değil, aynı zamanda direnişçi doğaları ve karşı koymak için erkekleri cezalandırma biçimleri açısından da birbirlerine ne kadar benzediklerini ortaya koymaktadır. Bu bağlamda, çalışma Demir Kadın adlı kısa romanın hem çocuklarda hem de yetişkinlerde kültürel farkındalık uyandırırken ekofeminist açıdan Medusa’yı anımsattığını ileri sürmektedir. Bu nedenle çalışma, roman başlığı karakteri olan Demir Kadın’ı Medusa’nın yeni bir bağlamda yeniden canlandırılması olarak ele alarak iki kadın kahraman arasındaki bağlantıya ekofeminist bir ışık tutmaktadır.
| Birincil Dil | İngilizce |
|---|---|
| Konular | Dünya Dilleri, Edebiyatı ve Kültürü (Diğer) |
| Bölüm | Araştırma Makalesi |
| Yazarlar | |
| Gönderilme Tarihi | 29 Nisan 2024 |
| Kabul Tarihi | 8 Kasım 2024 |
| Erken Görünüm Tarihi | 10 Aralık 2024 |
| Yayımlanma Tarihi | 12 Aralık 2024 |
| DOI | https://doi.org/10.16953/deusosbil.1475699 |
| IZ | https://izlik.org/JA48RE64EZ |
| Yayımlandığı Sayı | Yıl 2024 Cilt: 26 Sayı: 4 |
Dokuz Eylül Üniversitesi Sosyal Bilimler Enstitüsü Dergisi Aile Yılı Özel Sayısı Çağrısı
Sayı Editörü
Prof. Dr. NEBİYE KONUK KANDEMİR
Sevgili Araştırmacılar ve Değerli Yazarlar,
Aile, toplumun temel yapı taşıdır ve bireylerin gelişimi ile sosyal yaşamın şekillenmesinde kritik bir rol oynamaktadır. Aile yapıları ve dinamikleri, tarihsel, kültürel ve toplumsal faktörlerle şekillenirken, bu faktörlerin aile içerisinde yaşanan sorunları, ilişkileri ve güç dengelerini nasıl etkilediği büyük bir önem taşımaktadır. 2025 yılı "Aile Yılı" olarak ilan edilmesi, aile olgusunun daha geniş bir perspektiften ele alınmasını ve bu konudaki farkındalığın artırılmasını hedeflemektedir.
Dokuz Eylül Üniversitesi Sosyal Bilimler Enstitüsü Dergisi, "Cilt: 28 Sayı: Özel Sayı" olarak 2026 yılında yayımlanacak olan Aile Yılı Özel Sayısı'na yönelik makale çağrısında bulunmaktadır. Bu özel sayı, aile yapılarını, rollerini ve dinamiklerini inceleyen çalışmalara ev sahipliği yapmayı hedeflemektedir.
Aile ile ilgili çalışmalara olan ihtiyaç, yalnızca bireysel düzeyde değil, toplumsal düzeyde de açıktır. Son yıllarda, aile içi ilişkilerin sağlıklı bir şekilde sürdürülmesi, toplumsal cinsiyet eşitliği, kadın hakları, çocuk sağlığı ve eğitim gibi konular ön plana çıkmış, bu konularda yapılacak bilimsel araştırmaların önemi artmıştır. Aile Yılı Özel Sayısı'nın hazırlanması, bu kritik meselelerin sistematik bir biçimde incelenmesine ve topluma duyurulmasına olanak sağlayacaktır.
Bu özel sayı, aile dinamiklerini, ilişkilerini ve sorunlarını derinlemesine inceleyen, özgün ve yenilikçi çalışmaları bir araya getirerek, alanında önemli bir kaynak oluşturmayı hedeflemektedir. Ayrıca, uzmanların görüşleri ve çeşitli disiplinlerden gelen katkılar sayesinde, aile kavramına dair güncel bakış açıları sunulacak, toplumsal fayda sağlanacaktır.
Aşağıda, özel sayıda kabul edilebilecek (ama bunlarla sınırlı olmayan) güncellenmiş konular listesi yer almaktadır:
• Aile Yapıları ve Değişimi
• Geleneksel ve Modern Aile Rolleri
• Aile İçi İletişim ve İlişkiler
• Ailedeki Psiko-Sosyal Dinamikler
• Aile İlişkilerinde Kültürel Farklılıklar
• Evlilik ve Boşanma Dinamikleri
• Aile ve Çocuk Gelişimi
• Ebeveynlik Stilleri ve Çocuk Üzerindeki Etkileri
• Aile Ekonomisi ve Sosyal Politika
• Aileyi Etkileyen Toplumsal Değişimler
• Aile ve Eğitim İlişkisi
• Ailede Şiddet ve Koruma Mekanizmaları
• Aile İçi Sağlık ve Refah
• Kadınların Aile İçindeki Rolü ve Değişen Dinamikleri
• Kadın Hakları ve Aile İlişkileri
• Kadının Aile Üyeleriyle İlişkileri ve Güç Dinamikleri
• Ailede Cinsiyet Eşitliği
İki bağımsız anonim hakem tarafından değerlendirmeden geçecek makaleler, kabul edilmesi halinde, Aralık 2026'da yayımlanacak özel sayımızda yer alacaktır. Gelecek sayıların dolmuş olması ve süreçte makale yoğunluğunun bulunması nedeniyle dergimiz, özel sayı dışında makale kabulüne kapalıdır. Özel sayı dışında dergimize gönderilen makaleler iade edilecektir.
Saygılarımızla