Bu çalışma, Türkiye’de yaşayan bireylerin, erkekliği K-pop idollerinin dış görünüşleri aracılığıyla nasıl algıladıklarını kültürel bir perspektifle incelemeyi amaçlamaktadır. Araştırma için karma yöntem kullanılmış, nitel ve nicel veriler elde edilmiştir. Öncelikli olarak katılımcıların toplumsal cinsiyet rollerine yönelik bakış açılarının belirlenmesi amacıyla anket uygulanmıştır. Sonrasında ise K-pop idollerinin erkeklik bakış açısıyla değerlendirilmesi ve medya söylemlerinin toplum üzerindeki yansımalarının anlaşılması için anket katılımcıları içerisinden seçilen iki farklı grup ile derinlemesine görüşmeler gerçekleştirilmiştir. Sandra Lipsitz Bem’in toplumsal cinsiyet rollerinin belirlenmesi amacıyla geliştirdiği şema kuramından yararlanılarak, katılımcıların toplumsal cinsiyet rollerine ilişkin yaklaşımları karşılaştırmalı olarak değerlendirilmiştir. Sonuç olarak medya söylemlerinin aksine, K-pop idollerinin erkekliği yansıtma biçiminden rahatsızlık duyulmadığı ve toplum için tehlikeli olduğunun düşünülmediği anlaşılmıştır. K-pop müziğe yönelik aşinalığın, aşina olmayanlara kıyasla cinsiyet kimliğini algılamada etkili olmadığı ortaya çıkmıştır. Bununla birlikte katılımcılar eşitlikçi cinsiyet yaklaşımını benimsediklerini ifade etseler de erkekliğin geleneksel roller çerçevesinde değerlendirildiği tespit edilmiştir.
This study aims to investigate how individuals living in Turkey perceive masculinity through the external appearances of K-pop idols from a cultural perspective. A mixed-method approach was used for the research; qualitative and quantitative data were obtained. Initially, a survey was conducted to determine the participants’ perspectives on gender roles. Lastly in-depth interviews were conducted with two different groups selected from the survey participants to evaluate K-pop idols from a masculinity perspective and to understand the reflections of media discourses on society. Using Sandra Lipsitz Bem’s schema theory for determining gender roles, the participants’ approaches to gender roles were comparatively evaluated. As a result, contrary to media discourse, it was understood that the participants were not disturbed by the way K-pop idols reflected masculinity and did not think that they were dangerous to society. It was revealed that familiarity with K-pop music did not significantly affect the perception of gender identity compared to those who were not familiar with it. However, although the participants stated that they adopted an egalitarian gender approach, it was found that masculinity was evaluated within the framework of traditional roles.
| Birincil Dil | İngilizce |
|---|---|
| Konular | Kültürel çalışmalar (Diğer) |
| Bölüm | Araştırma Makalesi |
| Yazarlar | |
| Gönderilme Tarihi | 8 Temmuz 2024 |
| Kabul Tarihi | 27 Şubat 2025 |
| Erken Görünüm Tarihi | 2 Haziran 2025 |
| Yayımlanma Tarihi | 15 Haziran 2025 |
| DOI | https://doi.org/10.16953/deusosbil.1512579 |
| IZ | https://izlik.org/JA72DN98PB |
| Yayımlandığı Sayı | Yıl 2025 Cilt: 27 Sayı: 2 |
Dokuz Eylül Üniversitesi Sosyal Bilimler Enstitüsü Dergisi Aile Yılı Özel Sayısı Çağrısı
Sayı Editörü
Prof. Dr. NEBİYE KONUK KANDEMİR
Sevgili Araştırmacılar ve Değerli Yazarlar,
Aile, toplumun temel yapı taşıdır ve bireylerin gelişimi ile sosyal yaşamın şekillenmesinde kritik bir rol oynamaktadır. Aile yapıları ve dinamikleri, tarihsel, kültürel ve toplumsal faktörlerle şekillenirken, bu faktörlerin aile içerisinde yaşanan sorunları, ilişkileri ve güç dengelerini nasıl etkilediği büyük bir önem taşımaktadır. 2025 yılı "Aile Yılı" olarak ilan edilmesi, aile olgusunun daha geniş bir perspektiften ele alınmasını ve bu konudaki farkındalığın artırılmasını hedeflemektedir.
Dokuz Eylül Üniversitesi Sosyal Bilimler Enstitüsü Dergisi, "Cilt: 28 Sayı: Özel Sayı" olarak 2026 yılında yayımlanacak olan Aile Yılı Özel Sayısı'na yönelik makale çağrısında bulunmaktadır. Bu özel sayı, aile yapılarını, rollerini ve dinamiklerini inceleyen çalışmalara ev sahipliği yapmayı hedeflemektedir.
Aile ile ilgili çalışmalara olan ihtiyaç, yalnızca bireysel düzeyde değil, toplumsal düzeyde de açıktır. Son yıllarda, aile içi ilişkilerin sağlıklı bir şekilde sürdürülmesi, toplumsal cinsiyet eşitliği, kadın hakları, çocuk sağlığı ve eğitim gibi konular ön plana çıkmış, bu konularda yapılacak bilimsel araştırmaların önemi artmıştır. Aile Yılı Özel Sayısı'nın hazırlanması, bu kritik meselelerin sistematik bir biçimde incelenmesine ve topluma duyurulmasına olanak sağlayacaktır.
Bu özel sayı, aile dinamiklerini, ilişkilerini ve sorunlarını derinlemesine inceleyen, özgün ve yenilikçi çalışmaları bir araya getirerek, alanında önemli bir kaynak oluşturmayı hedeflemektedir. Ayrıca, uzmanların görüşleri ve çeşitli disiplinlerden gelen katkılar sayesinde, aile kavramına dair güncel bakış açıları sunulacak, toplumsal fayda sağlanacaktır.
Aşağıda, özel sayıda kabul edilebilecek (ama bunlarla sınırlı olmayan) güncellenmiş konular listesi yer almaktadır:
• Aile Yapıları ve Değişimi
• Geleneksel ve Modern Aile Rolleri
• Aile İçi İletişim ve İlişkiler
• Ailedeki Psiko-Sosyal Dinamikler
• Aile İlişkilerinde Kültürel Farklılıklar
• Evlilik ve Boşanma Dinamikleri
• Aile ve Çocuk Gelişimi
• Ebeveynlik Stilleri ve Çocuk Üzerindeki Etkileri
• Aile Ekonomisi ve Sosyal Politika
• Aileyi Etkileyen Toplumsal Değişimler
• Aile ve Eğitim İlişkisi
• Ailede Şiddet ve Koruma Mekanizmaları
• Aile İçi Sağlık ve Refah
• Kadınların Aile İçindeki Rolü ve Değişen Dinamikleri
• Kadın Hakları ve Aile İlişkileri
• Kadının Aile Üyeleriyle İlişkileri ve Güç Dinamikleri
• Ailede Cinsiyet Eşitliği
İki bağımsız anonim hakem tarafından değerlendirmeden geçecek makaleler, kabul edilmesi halinde, Aralık 2026'da yayımlanacak özel sayımızda yer alacaktır. Gelecek sayıların dolmuş olması ve süreçte makale yoğunluğunun bulunması nedeniyle dergimiz, özel sayı dışında makale kabulüne kapalıdır. Özel sayı dışında dergimize gönderilen makaleler iade edilecektir.
Saygılarımızla