Education has an important place in the solution of the refugee problem as a tool for social inclusion. Providing educational services especially to refugee children has been a reality of life in Turkey for years, and both students and teachers may encounter many difficulties during the education process. In this context, the aim of the article is to understand the difficulties experienced by refugee students in the school environment through the professional observations and experiences of school psychological counselors working in public schools. In the research conducted on the basis of qualitative research method and phenomenological design, interviews were conducted with 20 school psychological counselors using in-depth interview and observation data collection methods. In the interviews based on the number of refugee students in the school where the participants work and their professional experiences, data were collected using the purposeful and snowball sampling method. The collected data were examined with the descriptive analysis method using the Maxqda Qualitative Data Analysis Program; and were titled under three themes as “Psychological Difficulties Experienced by Refugee Students”, “Difficulties Experienced by Refugee Students in the School Environment”, and “Difficulties Experienced by Refugee Students in the Family Environment”. The results of the research showed that refugee students experience communication problems due to language problems, adaptation and discipline problems based on cultural differences, and these problems are more visible in the school sample. In addition, the research found that refugee students face various psychological difficulties, including not feeling a sense of belonging to school, violence, neglect and abuse, negative peer relations, insufficient self-esteem and self-sufficiency, and that school-family relationships are weak. Therefore, in order to solve these difficulties in a healthy way, it is thought that the interaction in the student-family-school triangle should be increased, adaptation programs for refugee students should be prepared, activities should be organized for the recognition of different cultures and the sharing of positive common values, and psychological support and guidance services should be provided effectively to meet and maintain the well-being of students.
Child Migration Refugee Student School (Psychological) Counselor Difficulty
Ethics committee approval, numbered 2022/257 and dated 09.11.2023, was received from Istanbul University-Cerrahpaşa, Social and Human Sciences Research Ethics Committee, stating that the research complied with ethical criteria.
The study is not supported by any institution.
Eğitim, sosyal içermenin bir aracı olarak mülteci sorunun çözümünde önemli bir yer edinmiştir. Özellikle mülteci çocuklara eğitim hizmeti sunmak, Türkiye’de yıllardır uygulanan bir yaşam gerçeği olmakla birlikte hem öğrenciler hem de öğretmenler, eğitim sürecinde birçok zorlukla karşılaşabilmektedir. Bu bağlamda makalede, devlet okullarında görev yapan okul psikolojik danışmanlarının mesleki gözlem ve deneyimleri doğrultusunda mülteci öğrencilerin okul ortamında deneyimledikleri zorlukların anlaşılması amaçlanmıştır. Nitel araştırma yöntemi ve fenomenolojik desen temelinde yürütülen araştırmada, derinlemesine görüşme ve gözlem veri toplama yöntemleri kullanılarak 20 okul psikolojik danışmanıyla görüşmeler gerçekleştirilmiştir. Katılımcıların görev yaptığı okuldaki mülteci öğrenci sayısı ve mesleki deneyimleri esas alınan görüşmelerde, amaçlı ve kartopu örnekleme yöntemi kullanılarak veriler toplanmıştır. Toplanan veriler Maxqda Nitel Veri Analiz Programı kullanılarak, betimsel analiz yöntemiyle incelenmiş; “Mülteci Öğrencilerin Yaşadıkları Psikolojik Zorluklar”, “Mülteci Öğrencilerin Okul Ortamında Yaşadıkları Zorluklar”, “Mülteci Öğrencilerin Aile Ortamında Yaşadıkları Zorluklar” olarak üç tema altında başlıklandırılmıştır. Araştırma sonuçlarında, mülteci öğrencilerin dil sorunundan kaynaklanan iletişim sorunları, kültürel farklılıklar temelinde oluşan uyum ve disiplin sorunları yaşadıkları ve bu sorunların okul örnekleminde daha görünür olduğu anlaşılmıştır. Ayrıca araştırmada, mülteci öğrencilerin, okula aidiyet hissetmeme, şiddet, ihmal ve istismar, olumsuz akran ilişkileri, yetersiz öz saygı ve öz yeterlilik dahil olmak üzere çeşitli psikolojik zorluklarla karşı karşıya kaldığı, okul-aile ilişkilerinin de zayıf olduğu tespit edilmiştir. Dolayısıyla, bu zorlukların sağlıklı bir şekilde çözüme kavuşturulması için öğrenci-aile-okul üçgenindeki etkileşimin artırılması, mülteci öğrencilere yönelik uyum programlarının hazırlanması, farklı kültürlerin tanınması ve olumlu ortak değerlerin paylaşılması için faaliyetler düzenlenmesi ve öğrencilerin iyilik hallerinin karşılanması ve sürdürülmesi için psikolojik destek ve rehberlik hizmetlerinin etkili bir şekilde sağlanması gerektiği düşünülmektedir.
Araştırmada etik ölçütlere uygun hareket edildiğine ilişkin İstanbul Üniversitesi-Cerrahpaşa, Sosyal ve Beşerî Bilimler Araştırmaları Etik Kurulu’ndan 2022/257 sayılı ve 09.11.2023 tarihli etik kurul onayı alınmıştır.
Çalışma herhangi bir kurum tarafından desteklenmemektedir.
| Birincil Dil | Türkçe |
|---|---|
| Konular | Sosyal Politika (Diğer), Sosyoloji (Diğer) |
| Bölüm | Araştırma Makalesi |
| Yazarlar | |
| Gönderilme Tarihi | 21 Temmuz 2024 |
| Kabul Tarihi | 8 Şubat 2025 |
| Erken Görünüm Tarihi | 2 Haziran 2025 |
| Yayımlanma Tarihi | 15 Haziran 2025 |
| DOI | https://doi.org/10.16953/deusosbil.1516571 |
| IZ | https://izlik.org/JA75KL66WN |
| Yayımlandığı Sayı | Yıl 2025 Cilt: 27 Sayı: 2 |
Dokuz Eylül Üniversitesi Sosyal Bilimler Enstitüsü Dergisi Aile Yılı Özel Sayısı Çağrısı
Sayı Editörü
Prof. Dr. NEBİYE KONUK KANDEMİR
Sevgili Araştırmacılar ve Değerli Yazarlar,
Aile, toplumun temel yapı taşıdır ve bireylerin gelişimi ile sosyal yaşamın şekillenmesinde kritik bir rol oynamaktadır. Aile yapıları ve dinamikleri, tarihsel, kültürel ve toplumsal faktörlerle şekillenirken, bu faktörlerin aile içerisinde yaşanan sorunları, ilişkileri ve güç dengelerini nasıl etkilediği büyük bir önem taşımaktadır. 2025 yılı "Aile Yılı" olarak ilan edilmesi, aile olgusunun daha geniş bir perspektiften ele alınmasını ve bu konudaki farkındalığın artırılmasını hedeflemektedir.
Dokuz Eylül Üniversitesi Sosyal Bilimler Enstitüsü Dergisi, "Cilt: 28 Sayı: Özel Sayı" olarak 2026 yılında yayımlanacak olan Aile Yılı Özel Sayısı'na yönelik makale çağrısında bulunmaktadır. Bu özel sayı, aile yapılarını, rollerini ve dinamiklerini inceleyen çalışmalara ev sahipliği yapmayı hedeflemektedir.
Aile ile ilgili çalışmalara olan ihtiyaç, yalnızca bireysel düzeyde değil, toplumsal düzeyde de açıktır. Son yıllarda, aile içi ilişkilerin sağlıklı bir şekilde sürdürülmesi, toplumsal cinsiyet eşitliği, kadın hakları, çocuk sağlığı ve eğitim gibi konular ön plana çıkmış, bu konularda yapılacak bilimsel araştırmaların önemi artmıştır. Aile Yılı Özel Sayısı'nın hazırlanması, bu kritik meselelerin sistematik bir biçimde incelenmesine ve topluma duyurulmasına olanak sağlayacaktır.
Bu özel sayı, aile dinamiklerini, ilişkilerini ve sorunlarını derinlemesine inceleyen, özgün ve yenilikçi çalışmaları bir araya getirerek, alanında önemli bir kaynak oluşturmayı hedeflemektedir. Ayrıca, uzmanların görüşleri ve çeşitli disiplinlerden gelen katkılar sayesinde, aile kavramına dair güncel bakış açıları sunulacak, toplumsal fayda sağlanacaktır.
Aşağıda, özel sayıda kabul edilebilecek (ama bunlarla sınırlı olmayan) güncellenmiş konular listesi yer almaktadır:
• Aile Yapıları ve Değişimi
• Geleneksel ve Modern Aile Rolleri
• Aile İçi İletişim ve İlişkiler
• Ailedeki Psiko-Sosyal Dinamikler
• Aile İlişkilerinde Kültürel Farklılıklar
• Evlilik ve Boşanma Dinamikleri
• Aile ve Çocuk Gelişimi
• Ebeveynlik Stilleri ve Çocuk Üzerindeki Etkileri
• Aile Ekonomisi ve Sosyal Politika
• Aileyi Etkileyen Toplumsal Değişimler
• Aile ve Eğitim İlişkisi
• Ailede Şiddet ve Koruma Mekanizmaları
• Aile İçi Sağlık ve Refah
• Kadınların Aile İçindeki Rolü ve Değişen Dinamikleri
• Kadın Hakları ve Aile İlişkileri
• Kadının Aile Üyeleriyle İlişkileri ve Güç Dinamikleri
• Ailede Cinsiyet Eşitliği
İki bağımsız anonim hakem tarafından değerlendirmeden geçecek makaleler, kabul edilmesi halinde, Aralık 2026'da yayımlanacak özel sayımızda yer alacaktır. Gelecek sayıların dolmuş olması ve süreçte makale yoğunluğunun bulunması nedeniyle dergimiz, özel sayı dışında makale kabulüne kapalıdır. Özel sayı dışında dergimize gönderilen makaleler iade edilecektir.
Saygılarımızla