Since the unemployment rate is a critical factor that directly affects a country's economic performance and social health, reducing unemployment with effective policies is of great importance for sustainable development and prosperity. Therefore, precise forecasting of the unemployment rate is pivotal to effective policymaking and planning, especially in Japan, where unique demographic structures and economic challenges prevail. This study aims to estimate the unemployment rate in Japan using an Artificial Neural Network (ANN) model with the annual data for the period 1985-2017. Key factors shaping Japan's labour market dynamics, such as artificial intelligence-related technology patent applications, inflation rate, population growth rate, and labour productivity, are used to estimate the unemployment rate. The findings indicate that the Japanese unemployment rate is expected to increase gradually until 2030. This research provides significant insights to the Japanese government and policymakers through a non-linear forecasting model that includes the variable of artificial intelligence, which has not previously been used in the literature.
Artificial Neural Networks Unemployment Forecasting Artificial Intelligence Japan
Öz
İşsizlik oranlarını azaltmak bir ülkenin hem ekonomik performansını hem de sosyal sağlığını doğrudan etkileyen kritik bir faktör olduğundan, etkili politikalarla işsizlikle mücadele etmek sürdürülebilir kalkınma ve refah için büyük önem taşımaktadır. Bu nedenle işsizlik oranını doğru bir şekilde tahmin etmek, özellikle benzersiz demografik yapıların ve ekonomik zorlukların hakim olduğu Japonya'da, etkili ekonomik planlama ve strateji geliştirmenin merkezinde yer almaktadır. Bu çalışma, 1985-2017 dönemine ait yıllık verilerle Yapay Sinir Ağı (YSA) modeli kullanarak Japonya'daki işsizlik oranını tahmin etmeyi amaçlamaktadır. Yapay zeka ile ilgili teknoloji patent başvuruları, , enflasyon oranı, nüfus artış hızı ve işgücü verimliliği gibi Japonya'nın işgücü piyasası dinamiklerini şekillendiren temel faktörler işsizlik oranını tahmin etmek için kullanılmıştır. Sonuçlar, işsizlik oranının 2030 yılına kadar kademeli olarak artacağının beklendiğini göstermektedir. Bu araştırma, literatürde daha önce kullanılmamış olan yapay zekayı değişkenini de içeren doğrusal olmayan bir tahmin modeli aracılığıyla hesaplandığından Japon hükümetine ve politika yapıcılara önemli bilgiler sağlamaktadır.
| Birincil Dil | İngilizce |
|---|---|
| Konular | Ekonometri (Diğer), Makro İktisat (Diğer) |
| Bölüm | Araştırma Makalesi |
| Yazarlar | |
| Gönderilme Tarihi | 6 Ağustos 2024 |
| Kabul Tarihi | 10 Aralık 2024 |
| Erken Görünüm Tarihi | 25 Şubat 2025 |
| Yayımlanma Tarihi | 15 Mart 2025 |
| DOI | https://doi.org/10.16953/deusosbil.1528927 |
| IZ | https://izlik.org/JA88MP87GK |
| Yayımlandığı Sayı | Yıl 2025 Cilt: 27 Sayı: 1 |
Dokuz Eylül Üniversitesi Sosyal Bilimler Enstitüsü Dergisi Aile Yılı Özel Sayısı Çağrısı
Sayı Editörü
Prof. Dr. NEBİYE KONUK KANDEMİR
Sevgili Araştırmacılar ve Değerli Yazarlar,
Aile, toplumun temel yapı taşıdır ve bireylerin gelişimi ile sosyal yaşamın şekillenmesinde kritik bir rol oynamaktadır. Aile yapıları ve dinamikleri, tarihsel, kültürel ve toplumsal faktörlerle şekillenirken, bu faktörlerin aile içerisinde yaşanan sorunları, ilişkileri ve güç dengelerini nasıl etkilediği büyük bir önem taşımaktadır. 2025 yılı "Aile Yılı" olarak ilan edilmesi, aile olgusunun daha geniş bir perspektiften ele alınmasını ve bu konudaki farkındalığın artırılmasını hedeflemektedir.
Dokuz Eylül Üniversitesi Sosyal Bilimler Enstitüsü Dergisi, "Cilt: 28 Sayı: Özel Sayı" olarak 2026 yılında yayımlanacak olan Aile Yılı Özel Sayısı'na yönelik makale çağrısında bulunmaktadır. Bu özel sayı, aile yapılarını, rollerini ve dinamiklerini inceleyen çalışmalara ev sahipliği yapmayı hedeflemektedir.
Aile ile ilgili çalışmalara olan ihtiyaç, yalnızca bireysel düzeyde değil, toplumsal düzeyde de açıktır. Son yıllarda, aile içi ilişkilerin sağlıklı bir şekilde sürdürülmesi, toplumsal cinsiyet eşitliği, kadın hakları, çocuk sağlığı ve eğitim gibi konular ön plana çıkmış, bu konularda yapılacak bilimsel araştırmaların önemi artmıştır. Aile Yılı Özel Sayısı'nın hazırlanması, bu kritik meselelerin sistematik bir biçimde incelenmesine ve topluma duyurulmasına olanak sağlayacaktır.
Bu özel sayı, aile dinamiklerini, ilişkilerini ve sorunlarını derinlemesine inceleyen, özgün ve yenilikçi çalışmaları bir araya getirerek, alanında önemli bir kaynak oluşturmayı hedeflemektedir. Ayrıca, uzmanların görüşleri ve çeşitli disiplinlerden gelen katkılar sayesinde, aile kavramına dair güncel bakış açıları sunulacak, toplumsal fayda sağlanacaktır.
Aşağıda, özel sayıda kabul edilebilecek (ama bunlarla sınırlı olmayan) güncellenmiş konular listesi yer almaktadır:
• Aile Yapıları ve Değişimi
• Geleneksel ve Modern Aile Rolleri
• Aile İçi İletişim ve İlişkiler
• Ailedeki Psiko-Sosyal Dinamikler
• Aile İlişkilerinde Kültürel Farklılıklar
• Evlilik ve Boşanma Dinamikleri
• Aile ve Çocuk Gelişimi
• Ebeveynlik Stilleri ve Çocuk Üzerindeki Etkileri
• Aile Ekonomisi ve Sosyal Politika
• Aileyi Etkileyen Toplumsal Değişimler
• Aile ve Eğitim İlişkisi
• Ailede Şiddet ve Koruma Mekanizmaları
• Aile İçi Sağlık ve Refah
• Kadınların Aile İçindeki Rolü ve Değişen Dinamikleri
• Kadın Hakları ve Aile İlişkileri
• Kadının Aile Üyeleriyle İlişkileri ve Güç Dinamikleri
• Ailede Cinsiyet Eşitliği
İki bağımsız anonim hakem tarafından değerlendirmeden geçecek makaleler, kabul edilmesi halinde, Aralık 2026'da yayımlanacak özel sayımızda yer alacaktır. Gelecek sayıların dolmuş olması ve süreçte makale yoğunluğunun bulunması nedeniyle dergimiz, özel sayı dışında makale kabulüne kapalıdır. Özel sayı dışında dergimize gönderilen makaleler iade edilecektir.
Saygılarımızla