The period in which the thoughts of the İkhwan al-Safa were formed is a period in which issues regarding the mixing of false ideas into religious beliefs in Islamic belief were discussed intensively. For this reason, they turned to philosophy to purify religious beliefs from superstitions. Unlike his predecessors and contemporaries, the attempt to establish a consensus between the first sin that caused the formation and fall of individual souls and the theory of sudation in the philosophical literature, which follows this method in many respects, has an original perspective. This study aims to make a new contribution to the philosophical tradition based on the philosophy-religion reconciliation by addressing this original aspect of the Ikhwanu-s Safâ. This research, based on the Treatises of the İkhwan al-Safa, is enriched with the comments of commentators on this subject and the expressions in the holy books. As a result, the creation and descent of individual souls to the earth were explained by rationalizing them on a common ground with both philosophical and religious arguments. With this result, the study suggests an intellectual and religious path of maturation for the person to purify himself from the sin of the crime he is responsible for and to regain his belonging to the world through the purification of his soul. According to this suggestion, if a person gets rid of his bodily desires and raises his soul to the level of reason, he remembers his essential existence and can achieve eternal salvation through repentance, moral actions and worship.
Islamic Philosophy İkhwan al-Safa Creation Fall of Souls First Sin
İhvân-ı Safâ’nın düşüncelerinin oluştuğu dönem, İslâm itikadında dinî akidelere bâtıl fikirlerin karıştığına dair meselelerin yoğun olarak tartışıldığı bir dönemdir. Bu nedenle onlar, dinî akideleri bâtıl inançlardan temizlemek için felsefeye başvurmuşlardır. Birçok hususta bu yöntemi izleyen İhvân-ı Safâ’nın ferdî ruhların teşekkülü ve yeryüzüne düşüşüne sebep olan ilk günahla, felsefî literatürdeki sudûr nazariyesi arasında bir uzlaşı kurma denemesi seleflerinden ve çağdaşlarından farklı olarak özgün bir bakışa sahiptir. Bu çalışma, İhvân-ı Safâ’nın bu özgün yönünü ele alarak felsefe-din uzlaşısını sağlamak isteyen İslâm felsefe geleneğine yeni bir katkı yapmayı amaçlamaktadır. İhvân-ı Safâ’nın Risaleler’ini temele alan bu araştırma, bu konudaki yorumcular ve kutsal kitaplardaki ifadelerle zenginleştirilmiştir. Sonuçta, bireysel ruhların yaratılışı ve yeryüzüne inişi, hem felsefî hem de dinî argümanlarla ortak bir zeminde aklîleştirilerek açıklanmıştır. Çalışma, ulaştığı bu sonuç ile insana sorumlusu olduğu suçun günahından arınması ve nefsini tasfiye etme yoluyla, özünün ait olduğu âleme yeniden kavuşması için entelektüel ve dinî bir olgunlaşma yolu önermektedir. Bu öneriye göre, kişi bedensel isteklerinden kurtulup nefsini olgunlaştırarak onu akıl seviyesine yükseltebilirse aslî varlığını hatırlar ve tövbe, ahlâki eylemler ile ibadetlerle birlikte ebedî kurtuluşa erebilir.
İslam Felsefesi İhvan-ı Safâ Yaratma Ruhların Düşüşü İlk Günah
| Birincil Dil | Türkçe |
|---|---|
| Konular | İslam Felsefesi |
| Bölüm | Araştırma Makalesi |
| Yazarlar | |
| Gönderilme Tarihi | 11 Şubat 2025 |
| Kabul Tarihi | 13 Mart 2025 |
| Erken Görünüm Tarihi | 2 Haziran 2025 |
| Yayımlanma Tarihi | 15 Haziran 2025 |
| DOI | https://doi.org/10.16953/deusosbil.1637487 |
| IZ | https://izlik.org/JA96NE66WF |
| Yayımlandığı Sayı | Yıl 2025 Cilt: 27 Sayı: 2 |
Dokuz Eylül Üniversitesi Sosyal Bilimler Enstitüsü Dergisi Aile Yılı Özel Sayısı Çağrısı
Sayı Editörü
Prof. Dr. NEBİYE KONUK KANDEMİR
Sevgili Araştırmacılar ve Değerli Yazarlar,
Aile, toplumun temel yapı taşıdır ve bireylerin gelişimi ile sosyal yaşamın şekillenmesinde kritik bir rol oynamaktadır. Aile yapıları ve dinamikleri, tarihsel, kültürel ve toplumsal faktörlerle şekillenirken, bu faktörlerin aile içerisinde yaşanan sorunları, ilişkileri ve güç dengelerini nasıl etkilediği büyük bir önem taşımaktadır. 2025 yılı "Aile Yılı" olarak ilan edilmesi, aile olgusunun daha geniş bir perspektiften ele alınmasını ve bu konudaki farkındalığın artırılmasını hedeflemektedir.
Dokuz Eylül Üniversitesi Sosyal Bilimler Enstitüsü Dergisi, "Cilt: 28 Sayı: Özel Sayı" olarak 2026 yılında yayımlanacak olan Aile Yılı Özel Sayısı'na yönelik makale çağrısında bulunmaktadır. Bu özel sayı, aile yapılarını, rollerini ve dinamiklerini inceleyen çalışmalara ev sahipliği yapmayı hedeflemektedir.
Aile ile ilgili çalışmalara olan ihtiyaç, yalnızca bireysel düzeyde değil, toplumsal düzeyde de açıktır. Son yıllarda, aile içi ilişkilerin sağlıklı bir şekilde sürdürülmesi, toplumsal cinsiyet eşitliği, kadın hakları, çocuk sağlığı ve eğitim gibi konular ön plana çıkmış, bu konularda yapılacak bilimsel araştırmaların önemi artmıştır. Aile Yılı Özel Sayısı'nın hazırlanması, bu kritik meselelerin sistematik bir biçimde incelenmesine ve topluma duyurulmasına olanak sağlayacaktır.
Bu özel sayı, aile dinamiklerini, ilişkilerini ve sorunlarını derinlemesine inceleyen, özgün ve yenilikçi çalışmaları bir araya getirerek, alanında önemli bir kaynak oluşturmayı hedeflemektedir. Ayrıca, uzmanların görüşleri ve çeşitli disiplinlerden gelen katkılar sayesinde, aile kavramına dair güncel bakış açıları sunulacak, toplumsal fayda sağlanacaktır.
Aşağıda, özel sayıda kabul edilebilecek (ama bunlarla sınırlı olmayan) güncellenmiş konular listesi yer almaktadır:
• Aile Yapıları ve Değişimi
• Geleneksel ve Modern Aile Rolleri
• Aile İçi İletişim ve İlişkiler
• Ailedeki Psiko-Sosyal Dinamikler
• Aile İlişkilerinde Kültürel Farklılıklar
• Evlilik ve Boşanma Dinamikleri
• Aile ve Çocuk Gelişimi
• Ebeveynlik Stilleri ve Çocuk Üzerindeki Etkileri
• Aile Ekonomisi ve Sosyal Politika
• Aileyi Etkileyen Toplumsal Değişimler
• Aile ve Eğitim İlişkisi
• Ailede Şiddet ve Koruma Mekanizmaları
• Aile İçi Sağlık ve Refah
• Kadınların Aile İçindeki Rolü ve Değişen Dinamikleri
• Kadın Hakları ve Aile İlişkileri
• Kadının Aile Üyeleriyle İlişkileri ve Güç Dinamikleri
• Ailede Cinsiyet Eşitliği
İki bağımsız anonim hakem tarafından değerlendirmeden geçecek makaleler, kabul edilmesi halinde, Aralık 2026'da yayımlanacak özel sayımızda yer alacaktır. Gelecek sayıların dolmuş olması ve süreçte makale yoğunluğunun bulunması nedeniyle dergimiz, özel sayı dışında makale kabulüne kapalıdır. Özel sayı dışında dergimize gönderilen makaleler iade edilecektir.
Saygılarımızla