This study offers a comprehensive analysis of the recent paradigmatic reorientation in the sociology of mental health, tracing the field’s trajectory from Talcott Parsons’s functionalist formulation of the “sick role” to social constructionist, critical, feminist, postcolonial, and post-modern approaches that foreground power, embodiment, and institutional design. It systematically maps this theoretical evolution alongside an international research corpus that combines conceptual innovation with rigorous empirical inquiry, particularly where experience, organizational practice, policy regimes, and market dynamics are examined in tandem. A parallel systematic search of DergiPark and YÖK Tez indicates that, within Turkish sociology, the subfield remains fragmented and under-institutionalized despite clear research needs and opportunities. The analysis argues that the sociology of mental health is not merely an academic specialization but a component of social and epistemic justice, requiring participatory and reflexive methodologies that redistribute authority to knowledge production among service users, families, and frontline workers. Building on this premise, the study outlines a multi-method research agenda attentive to welfare-state configurations, the marketization of healthcare, intersections of class, gender, and space, and the institutional architecture of care. It concludes that developing an ethically grounded, data-enabled, and locally situated yet globally conversant sociology of mental health is strategically imperative for Turkey.
Sociology of Mental Health Social Factors Social Inequalities Stigmatization
Bu çalışma, ruh sağlığı sosyolojisindeki paradigmatik dönüşümü bütünlüklü biçimde çözümleyerek, Talcott Parsons’ın işlevselci “hasta rolü” kavramından sosyal inşacı, eleştirel, feminist, postkolonyal ve post-modern yönelimlere uzanan kuramsal evrimi sistematik olarak haritalandırmaktadır. Uluslararası literatür taraması, alanın kuramsal çeşitliliği, ampirik birikimini; özellikle deneyim, kurum, politika ve piyasa dinamiklerini birlikte ele alan çalışmaları görünür kılmaktadır. Buna karşılık, DergiPark ve YÖK Tez veri tabanlarında yürütülen sistematik tarama, Türkiye’deki sosyoloji yazınında alanın parçalı, sınırlı ve kurumsallaşma eşiğinde olduğunu göstermektedir. Bulgular, ruh sağlığı sosyolojisinin yalnızca bir akademik alt-disiplin değil, sosyal ve epistemik adalet mücadelesinin bileşeni olduğunu; bilgi üretiminde hastalar, yakınları ve sağlık profesyonelleri lehine katılımcı ve refleksif yöntemlerin önemini vurgulamaktadır. Çalışma, Türkiye bağlamında sağlık hizmetlerinin piyasalaşması, sınıf-cinsiyet-mekân kesişimleri ve bakım mimarisi gibi eksenlerde çok yöntemli araştırma gündemi önermektedir. Sonuç olarak, küresel kuramsal tartışmalara eleştirel katkı sunan; yerel ihtiyaçlara duyarlı, etik ve veri altyapısıyla desteklenen bir ruh sağlığı sosyolojisinin geliştirilmesi stratejik bir gereklilik olarak ortaya konulmaktadır.
Ruh Sağlığı Sosyolojisi Toplumsal Faktörler Sosyal Eşitsizlikler Damgalanma
| Birincil Dil | Türkçe |
|---|---|
| Konular | Sosyoloji (Diğer) |
| Bölüm | Araştırma Makalesi |
| Yazarlar | |
| Gönderilme Tarihi | 1 Nisan 2025 |
| Kabul Tarihi | 7 Eylül 2025 |
| Yayımlanma Tarihi | 15 Mart 2026 |
| DOI | https://doi.org/10.16953/deusosbil.1668985 |
| IZ | https://izlik.org/JA53NE58RW |
| Yayımlandığı Sayı | Yıl 2026 Cilt: 28 Sayı: 1 |
Dokuz Eylül Üniversitesi Sosyal Bilimler Enstitüsü Dergisi Aile Yılı Özel Sayısı Çağrısı
Sayı Editörü
Prof. Dr. NEBİYE KONUK KANDEMİR
Sevgili Araştırmacılar ve Değerli Yazarlar,
Aile, toplumun temel yapı taşıdır ve bireylerin gelişimi ile sosyal yaşamın şekillenmesinde kritik bir rol oynamaktadır. Aile yapıları ve dinamikleri, tarihsel, kültürel ve toplumsal faktörlerle şekillenirken, bu faktörlerin aile içerisinde yaşanan sorunları, ilişkileri ve güç dengelerini nasıl etkilediği büyük bir önem taşımaktadır. 2025 yılı "Aile Yılı" olarak ilan edilmesi, aile olgusunun daha geniş bir perspektiften ele alınmasını ve bu konudaki farkındalığın artırılmasını hedeflemektedir.
Dokuz Eylül Üniversitesi Sosyal Bilimler Enstitüsü Dergisi, "Cilt: 28 Sayı: Özel Sayı" olarak 2026 yılında yayımlanacak olan Aile Yılı Özel Sayısı'na yönelik makale çağrısında bulunmaktadır. Bu özel sayı, aile yapılarını, rollerini ve dinamiklerini inceleyen çalışmalara ev sahipliği yapmayı hedeflemektedir.
Aile ile ilgili çalışmalara olan ihtiyaç, yalnızca bireysel düzeyde değil, toplumsal düzeyde de açıktır. Son yıllarda, aile içi ilişkilerin sağlıklı bir şekilde sürdürülmesi, toplumsal cinsiyet eşitliği, kadın hakları, çocuk sağlığı ve eğitim gibi konular ön plana çıkmış, bu konularda yapılacak bilimsel araştırmaların önemi artmıştır. Aile Yılı Özel Sayısı'nın hazırlanması, bu kritik meselelerin sistematik bir biçimde incelenmesine ve topluma duyurulmasına olanak sağlayacaktır.
Bu özel sayı, aile dinamiklerini, ilişkilerini ve sorunlarını derinlemesine inceleyen, özgün ve yenilikçi çalışmaları bir araya getirerek, alanında önemli bir kaynak oluşturmayı hedeflemektedir. Ayrıca, uzmanların görüşleri ve çeşitli disiplinlerden gelen katkılar sayesinde, aile kavramına dair güncel bakış açıları sunulacak, toplumsal fayda sağlanacaktır.
Aşağıda, özel sayıda kabul edilebilecek (ama bunlarla sınırlı olmayan) güncellenmiş konular listesi yer almaktadır:
• Aile Yapıları ve Değişimi
• Geleneksel ve Modern Aile Rolleri
• Aile İçi İletişim ve İlişkiler
• Ailedeki Psiko-Sosyal Dinamikler
• Aile İlişkilerinde Kültürel Farklılıklar
• Evlilik ve Boşanma Dinamikleri
• Aile ve Çocuk Gelişimi
• Ebeveynlik Stilleri ve Çocuk Üzerindeki Etkileri
• Aile Ekonomisi ve Sosyal Politika
• Aileyi Etkileyen Toplumsal Değişimler
• Aile ve Eğitim İlişkisi
• Ailede Şiddet ve Koruma Mekanizmaları
• Aile İçi Sağlık ve Refah
• Kadınların Aile İçindeki Rolü ve Değişen Dinamikleri
• Kadın Hakları ve Aile İlişkileri
• Kadının Aile Üyeleriyle İlişkileri ve Güç Dinamikleri
• Ailede Cinsiyet Eşitliği
İki bağımsız anonim hakem tarafından değerlendirmeden geçecek makaleler, kabul edilmesi halinde, Aralık 2026'da yayımlanacak özel sayımızda yer alacaktır. Gelecek sayıların dolmuş olması ve süreçte makale yoğunluğunun bulunması nedeniyle dergimiz, özel sayı dışında makale kabulüne kapalıdır. Özel sayı dışında dergimize gönderilen makaleler iade edilecektir.
Saygılarımızla