Bu makale, kadın göçünü toplumsal cinsiyet, sınıf, etnisite ve aile rollerinin kesişiminde ele alan feminist ve kesişimsel bir perspektifle incelemektedir. Çalışma, bu alandaki uluslararası akademik çalışmaları eleştirel bir literatür incelemesi yöntemiyle değerlendirerek, göçün yalnızca ekonomik bir olgu olmadığını; aynı zamanda kadınların aile içindeki rollerini, emek biçimlerini ve bakım pratiklerini dönüştüren yapısal bir süreç olduğunu tartışmaktadır. Makale, göçmen kadınların deneyimlerine odaklanarak, ev içi emek, kayıt dışı istihdam, sınır ötesi annelik ve duygusal emek gibi temalar çerçevesinde kadınların karşılaştığı kırılganlıkları ve direniş stratejilerini incelemektedir. Bu çalışmada, mevcut akademik literatürde yer alan bulgular doğrultusunda, Suriyeli, Orta Asyalı ve Doğu Avrupalı göçmen kadınların Türkiye’deki konumlarına da kısaca değinilmektedir. Göçmen kadınların görünmeyen emeği, hem ekonomik hem de duygusal düzlemde ailelerin sürdürülebilirliğinde kritik bir rol oynamaktadır. Bu makale, aileyi durağan ve çekirdek bir yapı olarak değil; kadınların hareketliliğiyle yeniden biçimlenen, esnek ve sınır ötesi bir kurum olarak kavramsallaştırmayı önermektedir. Sonuç olarak bu çalışma, hak temelli, kapsayıcı ve toplumsal cinsiyete duyarlı politikaların gerekliliğine dikkat çekmektedir.
Bu çalışma için etik kurul onayı gerekmemektedir.
This article examines women’s migration from a feminist and intersectional perspective, focusing on the intersections of gender, class, ethnicity, and family roles. Drawing on a critical literature review of predominantly international scholarship, it argues that migration is not merely an economic phenomenon but also a structural process that reshapes women’s domestic roles, forms of labor, and care practices. The article focuses on the experiences of migrant women and analyzes the vulnerabilities they face and the strategies of resistance they develop, within the thematic framework of domestic labor, informal employment, transnational motherhood, and emotional labor. The positions of Syrian, Central Asian, and Eastern European migrant women in Türkiye are briefly discussed in light of examples and findings reported in the existing scholarly literature. The invisible labor of migrant women plays a crucial role in sustaining families not only economically but also emotionally. This article proposes conceptualizing the family not as a fixed and nuclear unit but as a flexible and transnational institution continually reshaped by women’s mobility. Ultimately, the study highlights the need for rights-based, inclusive, and gender-sensitive policies.
Ethics committee approval is not required for this study
| Birincil Dil | Türkçe |
|---|---|
| Konular | Sosyal Politika (Diğer) |
| Bölüm | Derleme |
| Yazarlar | |
| Gönderilme Tarihi | 9 Temmuz 2025 |
| Kabul Tarihi | 7 Ekim 2025 |
| Yayımlanma Tarihi | 29 Aralık 2025 |
| Yayımlandığı Sayı | Yıl 2025 Cilt: 27 Sayı: 4 |