Aile kurumu, bireyin ilk deneyimlerin merkezi olmasının yanı sıra duygularının, düşüncelerinin ve dini aktarımın da olduğu kutsal kabul edilen bir yapıdır. Bu yapıda iletişim sözlü olarak gerçekleştiği gibi örtük biçimde de gerçekleşebilmektedir. Bu bağlamda, çalışmanın temel amacı, aile içi iletişimde yer alan din içerikli söylemlerin bireyin psikolojik iyi oluşu üzerindeki etkilerini Young’un şema kuramı çerçevesinde ele almaktır. Çalışmanın temel konusu, aile içi iletişimde kullanılan din içerikli söylemlerin, bireyin psikolojik iyi oluşuna etkilerini şema kuramı bağlamında incelemektir. Nitekim aile bireyleri arasındaki iletişimde, dini temelli söylemlerin gizil yönleri bulunmaktadır. Bu çalışma, aile bireyleri arasında gerçekleşen dini referanslı söylemlerin yapılandırıcı veya psikolojik perspektiften tahrip edici yönlerini anlamayı ve açıklamayı hedeflemektedir. Çalışmada, yöntem olarak dokümantasyon analizi kullanılmıştır. Alan yazında bulunan kaynaklar, konuya ilişkin yaklaşımlar incelenmiştir. Elde edilen veriler aile içerisindeki dini söylemlerin bireyde olumlu ve olumsuz psikolojik izler bırakabileceğini göstermektedir. Nitekim bu söylemler çift yönlü potansiyele sahip olmakla beraber, özdenetimi ve disiplini destekleyebilirken, bilinçdışı düzeyde suçluluk, değersizlik gibi duyguları ortaya çıkarabilmektedir.
Bu çalışma için etik kurul onayı gerekmemektedir.
The family institution is not only the center of an individual's earliest experiences, but also a sacred structure in which emotions, thoughts, and religious transmission occur. Communication within this structure can take place both verbally and implicitly. In this context, the aim of this study is to explore the definition of the family institution and its general functions, while particularly focusing on how intra-family communication affects the psychological well-being of individuals. Furthermore, it seeks to trace how religious discourses within family communication are reflected in psychological well-being from a psychosocial perspective. In this context, the main aim of the study is to examine the effect of religious discourse in family communication on an individual’s psychological well-being within the framework of Young’s schema theory. The main focus of the study is to examine, within the framework of schema theory, the effects of religious discourse used in family psychological well-being. Indeed, religiously based discourses within communication among family members contain implicit dimensions. A central objective of this research is to examine how religiously oriented discourses within family interactions may contribute to psychological well-being or conversely, lead to emotional harm. In the study, the method used was document analysis. In the literature, the sources and approaches related to the topic were analyzed. The findings indicate that religious discourses within the family can leave both positive and negative psychological traces on individuals. These discourses possess a dual potential: while they may support self-regulation and discipline, they can also give rise to unconscious feelings of guilt and worthlessness.
Psychology of Religion Family Family Communication Schema Theory
Ethics committee approval is not required for this study.
| Birincil Dil | Türkçe |
|---|---|
| Konular | Sosyal Politika (Diğer) |
| Bölüm | Derleme |
| Yazarlar | |
| Gönderilme Tarihi | 15 Temmuz 2025 |
| Kabul Tarihi | 7 Ekim 2025 |
| Yayımlanma Tarihi | 29 Aralık 2025 |
| DOI | https://doi.org/10.16953/deusosbil.1743104 |
| IZ | https://izlik.org/JA75GP93UB |
| Yayımlandığı Sayı | Yıl 2025 Cilt: 27 Sayı: 4 |
Dokuz Eylül Üniversitesi Sosyal Bilimler Enstitüsü Dergisi Aile Yılı Özel Sayısı Çağrısı
Sayı Editörü
Prof. Dr. NEBİYE KONUK KANDEMİR
Sevgili Araştırmacılar ve Değerli Yazarlar,
Aile, toplumun temel yapı taşıdır ve bireylerin gelişimi ile sosyal yaşamın şekillenmesinde kritik bir rol oynamaktadır. Aile yapıları ve dinamikleri, tarihsel, kültürel ve toplumsal faktörlerle şekillenirken, bu faktörlerin aile içerisinde yaşanan sorunları, ilişkileri ve güç dengelerini nasıl etkilediği büyük bir önem taşımaktadır. 2025 yılı "Aile Yılı" olarak ilan edilmesi, aile olgusunun daha geniş bir perspektiften ele alınmasını ve bu konudaki farkındalığın artırılmasını hedeflemektedir.
Dokuz Eylül Üniversitesi Sosyal Bilimler Enstitüsü Dergisi, "Cilt: 28 Sayı: Özel Sayı" olarak 2026 yılında yayımlanacak olan Aile Yılı Özel Sayısı'na yönelik makale çağrısında bulunmaktadır. Bu özel sayı, aile yapılarını, rollerini ve dinamiklerini inceleyen çalışmalara ev sahipliği yapmayı hedeflemektedir.
Aile ile ilgili çalışmalara olan ihtiyaç, yalnızca bireysel düzeyde değil, toplumsal düzeyde de açıktır. Son yıllarda, aile içi ilişkilerin sağlıklı bir şekilde sürdürülmesi, toplumsal cinsiyet eşitliği, kadın hakları, çocuk sağlığı ve eğitim gibi konular ön plana çıkmış, bu konularda yapılacak bilimsel araştırmaların önemi artmıştır. Aile Yılı Özel Sayısı'nın hazırlanması, bu kritik meselelerin sistematik bir biçimde incelenmesine ve topluma duyurulmasına olanak sağlayacaktır.
Bu özel sayı, aile dinamiklerini, ilişkilerini ve sorunlarını derinlemesine inceleyen, özgün ve yenilikçi çalışmaları bir araya getirerek, alanında önemli bir kaynak oluşturmayı hedeflemektedir. Ayrıca, uzmanların görüşleri ve çeşitli disiplinlerden gelen katkılar sayesinde, aile kavramına dair güncel bakış açıları sunulacak, toplumsal fayda sağlanacaktır.
Aşağıda, özel sayıda kabul edilebilecek (ama bunlarla sınırlı olmayan) güncellenmiş konular listesi yer almaktadır:
• Aile Yapıları ve Değişimi
• Geleneksel ve Modern Aile Rolleri
• Aile İçi İletişim ve İlişkiler
• Ailedeki Psiko-Sosyal Dinamikler
• Aile İlişkilerinde Kültürel Farklılıklar
• Evlilik ve Boşanma Dinamikleri
• Aile ve Çocuk Gelişimi
• Ebeveynlik Stilleri ve Çocuk Üzerindeki Etkileri
• Aile Ekonomisi ve Sosyal Politika
• Aileyi Etkileyen Toplumsal Değişimler
• Aile ve Eğitim İlişkisi
• Ailede Şiddet ve Koruma Mekanizmaları
• Aile İçi Sağlık ve Refah
• Kadınların Aile İçindeki Rolü ve Değişen Dinamikleri
• Kadın Hakları ve Aile İlişkileri
• Kadının Aile Üyeleriyle İlişkileri ve Güç Dinamikleri
• Ailede Cinsiyet Eşitliği
İki bağımsız anonim hakem tarafından değerlendirmeden geçecek makaleler, kabul edilmesi halinde, Aralık 2026'da yayımlanacak özel sayımızda yer alacaktır. Gelecek sayıların dolmuş olması ve süreçte makale yoğunluğunun bulunması nedeniyle dergimiz, özel sayı dışında makale kabulüne kapalıdır. Özel sayı dışında dergimize gönderilen makaleler iade edilecektir.
Saygılarımızla