Enerji güvenliği kavramı geçmişten günümüze her zaman önem taşıyan bir konu olmuştur. Başlangıçta özellikle petrol kaynaklarının güvenliği ile ilgili olan bu konu, zamanla teknolojinin ve çevresel gelişmelerin etkisiyle daha kapsamlı bir içerik oluşturmuştur. Enerji güvenliği kavramı içerisinde değerlendirilen üç temel konu; enerji arzının sürekliliğinin sağlanması, enerji üretiminde çevresel sürdürülebilirliğin sağlanması ve enerjide dış kaynaklara bağımlılığın azaltılmasıdır. 1980’li yıllara kadar enerji üretimi ve dağıtımı kamu tarafından sağlanması gereken bir hizmet olarak düşünülmüşken bu dönemden sonra hâkim olan neoliberal politikaların etkisiyle özelleştirme politikaları ve alternatif hizmet gördürme yöntemleri gündeme gelmiştir. Bu bağlamda ülkeler enerji üretiminde kamu-özel sektör işbirliği (KÖSİ) modellerini yoğun olarak kullanmaya başlamışlardır. KÖSİ modelleri enerji sektöründe uzun yıllardan beri uygulamaktadır ancak KÖSİ’lerin sıkıntıları günümüzde de devam etmektedir. Bu sıkıntılardan bir tanesi de gelişen KÖSİ’lerle birlikte artan yolsuzluk olgusudur. Çalışmamızın amacı, KÖSİ yöntemini analiz etmek; enerji sektöründeki KÖSİ’leri dünyada ve ülkemizde mevcut durumlarıyla değerlendirmek ve sorunlarını tespit edip geleceğe yönelik önerilerde bulunmaktır.
Anahtar Kelimeler: Enerji Güvenliği, Kamu Özel Sektör İşbirliği, Kamu Ekonomisi, Yolsuzluk.
The concept of “energy security” has been important from the past to present. At first, the concept was especially expressed the security of oil resources but in time it’s content has been more comprehended with development of technology and environmental effects. The three main issues, which are evaluated in energy security concept; ensuring continuity of energy supply, environmental sustainability in energy production and decreasing the dependency on external energy resources. Until the 1980s, the production and distribution of energy conceived as a service that provided by the public, after this period, privatization policies and alternative service methods has been raised with the effect of the prevailing neo-liberal policies. In this context, countries have begun to use public-private partnership’s (PPPs) models in energy production extensively. One of these problems is the increasing phenomenon of corruption as well as the PPPs’s development. PPPs model’s has been applied in energy sector for many years, but PPPs’s problems are continues contemporarily. The purpose of our study is to analyses PPPs method; to evaluate PPPs current position in our country and in the world and identifying their problems and make recommendations for the future.
Keywords: Energy Security, Public-Private Partnerships, Public Economics, Corruption.
| Yazarlar | |
|---|---|
| Gönderilme Tarihi | 14 Ekim 2014 |
| Yayımlanma Tarihi | 8 Nisan 2016 |
| DOI | https://doi.org/10.16953/deusbed.18799 |
| IZ | https://izlik.org/JA25PL27FZ |
| Yayımlandığı Sayı | Yıl 2015 Cilt: 17 Sayı: 4 |
Dokuz Eylül Üniversitesi Sosyal Bilimler Enstitüsü Dergisi Aile Yılı Özel Sayısı Çağrısı
Sayı Editörü
Prof. Dr. NEBİYE KONUK KANDEMİR
Sevgili Araştırmacılar ve Değerli Yazarlar,
Aile, toplumun temel yapı taşıdır ve bireylerin gelişimi ile sosyal yaşamın şekillenmesinde kritik bir rol oynamaktadır. Aile yapıları ve dinamikleri, tarihsel, kültürel ve toplumsal faktörlerle şekillenirken, bu faktörlerin aile içerisinde yaşanan sorunları, ilişkileri ve güç dengelerini nasıl etkilediği büyük bir önem taşımaktadır. 2025 yılı "Aile Yılı" olarak ilan edilmesi, aile olgusunun daha geniş bir perspektiften ele alınmasını ve bu konudaki farkındalığın artırılmasını hedeflemektedir.
Dokuz Eylül Üniversitesi Sosyal Bilimler Enstitüsü Dergisi, "Cilt: 28 Sayı: Özel Sayı" olarak 2026 yılında yayımlanacak olan Aile Yılı Özel Sayısı'na yönelik makale çağrısında bulunmaktadır. Bu özel sayı, aile yapılarını, rollerini ve dinamiklerini inceleyen çalışmalara ev sahipliği yapmayı hedeflemektedir.
Aile ile ilgili çalışmalara olan ihtiyaç, yalnızca bireysel düzeyde değil, toplumsal düzeyde de açıktır. Son yıllarda, aile içi ilişkilerin sağlıklı bir şekilde sürdürülmesi, toplumsal cinsiyet eşitliği, kadın hakları, çocuk sağlığı ve eğitim gibi konular ön plana çıkmış, bu konularda yapılacak bilimsel araştırmaların önemi artmıştır. Aile Yılı Özel Sayısı'nın hazırlanması, bu kritik meselelerin sistematik bir biçimde incelenmesine ve topluma duyurulmasına olanak sağlayacaktır.
Bu özel sayı, aile dinamiklerini, ilişkilerini ve sorunlarını derinlemesine inceleyen, özgün ve yenilikçi çalışmaları bir araya getirerek, alanında önemli bir kaynak oluşturmayı hedeflemektedir. Ayrıca, uzmanların görüşleri ve çeşitli disiplinlerden gelen katkılar sayesinde, aile kavramına dair güncel bakış açıları sunulacak, toplumsal fayda sağlanacaktır.
Aşağıda, özel sayıda kabul edilebilecek (ama bunlarla sınırlı olmayan) güncellenmiş konular listesi yer almaktadır:
• Aile Yapıları ve Değişimi
• Geleneksel ve Modern Aile Rolleri
• Aile İçi İletişim ve İlişkiler
• Ailedeki Psiko-Sosyal Dinamikler
• Aile İlişkilerinde Kültürel Farklılıklar
• Evlilik ve Boşanma Dinamikleri
• Aile ve Çocuk Gelişimi
• Ebeveynlik Stilleri ve Çocuk Üzerindeki Etkileri
• Aile Ekonomisi ve Sosyal Politika
• Aileyi Etkileyen Toplumsal Değişimler
• Aile ve Eğitim İlişkisi
• Ailede Şiddet ve Koruma Mekanizmaları
• Aile İçi Sağlık ve Refah
• Kadınların Aile İçindeki Rolü ve Değişen Dinamikleri
• Kadın Hakları ve Aile İlişkileri
• Kadının Aile Üyeleriyle İlişkileri ve Güç Dinamikleri
• Ailede Cinsiyet Eşitliği
İki bağımsız anonim hakem tarafından değerlendirmeden geçecek makaleler, kabul edilmesi halinde, Aralık 2026'da yayımlanacak özel sayımızda yer alacaktır. Gelecek sayıların dolmuş olması ve süreçte makale yoğunluğunun bulunması nedeniyle dergimiz, özel sayı dışında makale kabulüne kapalıdır. Özel sayı dışında dergimize gönderilen makaleler iade edilecektir.
Saygılarımızla