Bu çalışmanın amacı, 2008 yılındaki küresel
ekonomik durgunluğa tanıklık etmeden önce, doğrudan yabancı yatırımın (DYY) belirleyicilerinin,
halka açık şirketlerde giriş ve çıkışlar açısından farklılık gösterip
göstermediğini incelemektir. Çok terimli probit modeli, firmaların yabancı
yatırımı yapma, yabancı sermayeli olma ve aynı anda hem yabancı sermayeli olma
hem de yabancı yatırım yapma davranışlarının belirleyicilerini analiz etmek
için kullanılmıştır. Bulgular, bir firmanın yabancı yatırım faaliyetinde
bulunma ihtimalinin firma büyüklüğü, yaş ve reklam yoğunluğu ile birlikte
arttığını ve likidite ile azaldığını göstermektedir. Sektörde doğrudan
yatırımcıların pazar payları ne kadar yüksek olursa, dalgalanma etkisi yoluyla
diğer firmalarında doğrudan yabancı yatırım yapma oranı o kadar yüksektir. Buna
ek olarak, yabancı yatırım yapma olasılığı finansal kısıtlarla birlikte artarken,
yabancı sermayeli olma ihtimali karlılıkla artmakta ve sermaye yoğunluğu ile
azalmaktadır. Ar-Ge yoğunluğu ne kadar yüksek olursa, bir firmanın her iki
tipteki doğrudan yabancı yatırım faaliyetine aynı anda katılma ihtimali de o
kadar yüksek olur. Sonuçlar imalat sanayi ve imalat sanayi dışı firmalar için
ayrım gözetmemektedir.
The aim of this paper is to examine whether
or not the determinants of Foreign Direct Investment (FDI) differ in terms of
inflows and outflows at firm level for publicly traded companies in Turkey just
before witnessing 2008 global economic slowdown. A multinomial probit
regression is used to analyze the determinants of inward, outward and both
inward and outward FDI behavior of firms simultaneously. Findings suggest that
the probability of a firm to engage in FDI activity increases with firm size,
age and advertising intensity and decreases with liquidity. The higher the
market share of FDI receivers in sectoral output, the more likely a firm will
engage in FDI activity through spillover effects. Additionally, the probability
to engage in outward FDI increases with financial constraints whereas the
probability to receive inward FDI increases with profitability and decreases
with capital intensity. The higher the R&D intensity, the more likely a
firm is to engage in both types of FDI activity simultaneously. The results are
mostly insensitive to manufacturing and non-manufacturing industry distinction.
| Birincil Dil | İngilizce |
|---|---|
| Bölüm | Araştırma Makalesi |
| Yazarlar | |
| Gönderilme Tarihi | 10 Kasım 2017 |
| Yayımlanma Tarihi | 6 Nisan 2018 |
| DOI | https://doi.org/10.16953/deusosbil.364290 |
| IZ | https://izlik.org/JA23RE38AP |
| Yayımlandığı Sayı | Yıl 2017 Cilt: 19 Sayı: 4 |
Dokuz Eylül Üniversitesi Sosyal Bilimler Enstitüsü Dergisi Aile Yılı Özel Sayısı Çağrısı
Sayı Editörü
Prof. Dr. NEBİYE KONUK KANDEMİR
Sevgili Araştırmacılar ve Değerli Yazarlar,
Aile, toplumun temel yapı taşıdır ve bireylerin gelişimi ile sosyal yaşamın şekillenmesinde kritik bir rol oynamaktadır. Aile yapıları ve dinamikleri, tarihsel, kültürel ve toplumsal faktörlerle şekillenirken, bu faktörlerin aile içerisinde yaşanan sorunları, ilişkileri ve güç dengelerini nasıl etkilediği büyük bir önem taşımaktadır. 2025 yılı "Aile Yılı" olarak ilan edilmesi, aile olgusunun daha geniş bir perspektiften ele alınmasını ve bu konudaki farkındalığın artırılmasını hedeflemektedir.
Dokuz Eylül Üniversitesi Sosyal Bilimler Enstitüsü Dergisi, "Cilt: 28 Sayı: Özel Sayı" olarak 2026 yılında yayımlanacak olan Aile Yılı Özel Sayısı'na yönelik makale çağrısında bulunmaktadır. Bu özel sayı, aile yapılarını, rollerini ve dinamiklerini inceleyen çalışmalara ev sahipliği yapmayı hedeflemektedir.
Aile ile ilgili çalışmalara olan ihtiyaç, yalnızca bireysel düzeyde değil, toplumsal düzeyde de açıktır. Son yıllarda, aile içi ilişkilerin sağlıklı bir şekilde sürdürülmesi, toplumsal cinsiyet eşitliği, kadın hakları, çocuk sağlığı ve eğitim gibi konular ön plana çıkmış, bu konularda yapılacak bilimsel araştırmaların önemi artmıştır. Aile Yılı Özel Sayısı'nın hazırlanması, bu kritik meselelerin sistematik bir biçimde incelenmesine ve topluma duyurulmasına olanak sağlayacaktır.
Bu özel sayı, aile dinamiklerini, ilişkilerini ve sorunlarını derinlemesine inceleyen, özgün ve yenilikçi çalışmaları bir araya getirerek, alanında önemli bir kaynak oluşturmayı hedeflemektedir. Ayrıca, uzmanların görüşleri ve çeşitli disiplinlerden gelen katkılar sayesinde, aile kavramına dair güncel bakış açıları sunulacak, toplumsal fayda sağlanacaktır.
Aşağıda, özel sayıda kabul edilebilecek (ama bunlarla sınırlı olmayan) güncellenmiş konular listesi yer almaktadır:
• Aile Yapıları ve Değişimi
• Geleneksel ve Modern Aile Rolleri
• Aile İçi İletişim ve İlişkiler
• Ailedeki Psiko-Sosyal Dinamikler
• Aile İlişkilerinde Kültürel Farklılıklar
• Evlilik ve Boşanma Dinamikleri
• Aile ve Çocuk Gelişimi
• Ebeveynlik Stilleri ve Çocuk Üzerindeki Etkileri
• Aile Ekonomisi ve Sosyal Politika
• Aileyi Etkileyen Toplumsal Değişimler
• Aile ve Eğitim İlişkisi
• Ailede Şiddet ve Koruma Mekanizmaları
• Aile İçi Sağlık ve Refah
• Kadınların Aile İçindeki Rolü ve Değişen Dinamikleri
• Kadın Hakları ve Aile İlişkileri
• Kadının Aile Üyeleriyle İlişkileri ve Güç Dinamikleri
• Ailede Cinsiyet Eşitliği
İki bağımsız anonim hakem tarafından değerlendirmeden geçecek makaleler, kabul edilmesi halinde, Aralık 2026'da yayımlanacak özel sayımızda yer alacaktır. Gelecek sayıların dolmuş olması ve süreçte makale yoğunluğunun bulunması nedeniyle dergimiz, özel sayı dışında makale kabulüne kapalıdır. Özel sayı dışında dergimize gönderilen makaleler iade edilecektir.
Saygılarımızla