Türkiye’de üniversite müzeleri ve koleksiyonları genellikle bireysel çabaların ürünüdür ve müzecilik adına öğretecekleri çok şey vardır. Bu makalede önce Dokuz Eylül Üniversitesi Edebiyat Fakültesi Şükrü Tül Eski Eser Koleksiyonu’nun 2003 yılına uzanan oluşum serüveni, koleksiyonun kuruluş fikri, amaçları ve süreçleri anlatılacaktır. Şükrü Tül’ün 2015’te vefatından sonra belgelenmesi şart olmuş bu süreç, hem üniversite hem de bölüm belleğimiz için önemli olmakla birlikte müzecilik adına yaşanan sorunlar, kullanılan kaynaklar ve sahip olunan potansiyeller açısından öğreticidir. Batı’da, özellikle İngiltere’de, gerekliliği bir süre tartışılmış olan üniversite müzeleri, kurumları için vazgeçilmez olduklarını ispat etmek zorunda kalmış ve üniversitelerin birincil işlevlerinden biri olan yüksek öğrenime katkılarına ve alternatif eğitim modellerine -özellikle nesne temelli öğrenme- olanak sağlayan yaratıcı potansiyellerine vurgu yapmışlardır. Türkiye’de üniversite müzelerinin ve koleksiyonlarının yüksek öğrenim için kullanılma olanakları ihmal edilmektedir. Bu makale Edebiyat Fakültesi Şükrü Tül Koleksiyonunun Dokuz Eylül Üniversitesi öğrencilerinin öğrenimi için kullanılması, bugünkü kurgusunun oluşumu ve geleceğe dair potansiyelleri ile ilgili fikirler sunacaktır.
Anahtar kelimeler: Şükrü Tül, Koleksiyon/Müze, Üniversite, Yüksek Öğrenim, Nesne Temelli Eğitim.
In Turkey, university museums/ collections, are a result of great efforts of individuals and they have a great deal to teach about museum studies as a discipline. In this article we first tell the formation story of the Şükrü Tül Collection of Antiquities which goes back to 2003, its founding idea, aims and processes. After Şükrü Tül passed away in 2015, it became obligatory to document this process, which is important not only for our institutional and departmental memory but also for museology as it is instructive in terms of the problems experienced, sources used and potentials inherit in the university. In the West, especially in England, where their necessity has been questioned, the university museums had to prove their essentiality for their institutions by pointing out their contribution to higher education and their creative potential that makes alternative education models- specifically object based learning- possible. In Turkey, possibilities of using university museums/ collections for higher education are still highly neglected. This article shall present ideas regarding the use of Şükrü Tül Collection for the education of the students of Dokuz Eylül University, the formation of its current design and opportunities for the future.
Keywords: Şükrü Tül, Collection/ Museum, University, Higher Education, Object Based Learning.
| Yazarlar | |
|---|---|
| Gönderilme Tarihi | 7 Nisan 2016 |
| Yayımlanma Tarihi | 20 Mart 2017 |
| DOI | https://doi.org/10.16953/deusbed.65639 |
| IZ | https://izlik.org/JA46ZK89KL |
| Yayımlandığı Sayı | Yıl 2016 Cilt: 18 Sayı: 4 |
Dokuz Eylül Üniversitesi Sosyal Bilimler Enstitüsü Dergisi Aile Yılı Özel Sayısı Çağrısı
Sayı Editörü
Prof. Dr. NEBİYE KONUK KANDEMİR
Sevgili Araştırmacılar ve Değerli Yazarlar,
Aile, toplumun temel yapı taşıdır ve bireylerin gelişimi ile sosyal yaşamın şekillenmesinde kritik bir rol oynamaktadır. Aile yapıları ve dinamikleri, tarihsel, kültürel ve toplumsal faktörlerle şekillenirken, bu faktörlerin aile içerisinde yaşanan sorunları, ilişkileri ve güç dengelerini nasıl etkilediği büyük bir önem taşımaktadır. 2025 yılı "Aile Yılı" olarak ilan edilmesi, aile olgusunun daha geniş bir perspektiften ele alınmasını ve bu konudaki farkındalığın artırılmasını hedeflemektedir.
Dokuz Eylül Üniversitesi Sosyal Bilimler Enstitüsü Dergisi, "Cilt: 28 Sayı: Özel Sayı" olarak 2026 yılında yayımlanacak olan Aile Yılı Özel Sayısı'na yönelik makale çağrısında bulunmaktadır. Bu özel sayı, aile yapılarını, rollerini ve dinamiklerini inceleyen çalışmalara ev sahipliği yapmayı hedeflemektedir.
Aile ile ilgili çalışmalara olan ihtiyaç, yalnızca bireysel düzeyde değil, toplumsal düzeyde de açıktır. Son yıllarda, aile içi ilişkilerin sağlıklı bir şekilde sürdürülmesi, toplumsal cinsiyet eşitliği, kadın hakları, çocuk sağlığı ve eğitim gibi konular ön plana çıkmış, bu konularda yapılacak bilimsel araştırmaların önemi artmıştır. Aile Yılı Özel Sayısı'nın hazırlanması, bu kritik meselelerin sistematik bir biçimde incelenmesine ve topluma duyurulmasına olanak sağlayacaktır.
Bu özel sayı, aile dinamiklerini, ilişkilerini ve sorunlarını derinlemesine inceleyen, özgün ve yenilikçi çalışmaları bir araya getirerek, alanında önemli bir kaynak oluşturmayı hedeflemektedir. Ayrıca, uzmanların görüşleri ve çeşitli disiplinlerden gelen katkılar sayesinde, aile kavramına dair güncel bakış açıları sunulacak, toplumsal fayda sağlanacaktır.
Aşağıda, özel sayıda kabul edilebilecek (ama bunlarla sınırlı olmayan) güncellenmiş konular listesi yer almaktadır:
• Aile Yapıları ve Değişimi
• Geleneksel ve Modern Aile Rolleri
• Aile İçi İletişim ve İlişkiler
• Ailedeki Psiko-Sosyal Dinamikler
• Aile İlişkilerinde Kültürel Farklılıklar
• Evlilik ve Boşanma Dinamikleri
• Aile ve Çocuk Gelişimi
• Ebeveynlik Stilleri ve Çocuk Üzerindeki Etkileri
• Aile Ekonomisi ve Sosyal Politika
• Aileyi Etkileyen Toplumsal Değişimler
• Aile ve Eğitim İlişkisi
• Ailede Şiddet ve Koruma Mekanizmaları
• Aile İçi Sağlık ve Refah
• Kadınların Aile İçindeki Rolü ve Değişen Dinamikleri
• Kadın Hakları ve Aile İlişkileri
• Kadının Aile Üyeleriyle İlişkileri ve Güç Dinamikleri
• Ailede Cinsiyet Eşitliği
İki bağımsız anonim hakem tarafından değerlendirmeden geçecek makaleler, kabul edilmesi halinde, Aralık 2026'da yayımlanacak özel sayımızda yer alacaktır. Gelecek sayıların dolmuş olması ve süreçte makale yoğunluğunun bulunması nedeniyle dergimiz, özel sayı dışında makale kabulüne kapalıdır. Özel sayı dışında dergimize gönderilen makaleler iade edilecektir.
Saygılarımızla