Bu çalışmada sosyal medya ortamında görülen
reklam paylaşımlarında var olan cinsiyetçi dil ve bu dilin kültür endüstrisi
ile ilişkisi irdelenmektedir. Adorno, kültür endüstrisini "bireyi bir meta
haline getiren ve iktidarın kullanımına sunan bir araç" olarak
tanımlamaktadır (Alpyürür). Tüketim ve tükettirmek üzerine inşa edilen kitle
kültürünü üreten bu endüstri; sanat, eğlence, dinlenme, boş zamanları
değerlendirme gibi pek çok yaşam pratiğini tüketim eylemine dönüştürmektedir
(Kara, 2014: 52). Bu dönüştürme eyleminin propagandasını kitle iletişim
araçları üzerinden gerçekleştiren endüstri bunun için reklamları sık sık
kullanır ve reklamlarda genellikle cinsiyetçi söylemlere başvurur. Televizyon
ve sinema gibi ortamlarda görünür olan cinsiyetçi söylemle inşa edilmiş bu
reklamlarla internette de karşılaşılmakta ve bunlar bireyin cinsiyetçi
söylemlere maruz kalmasına sebep olmaktadır. Araştırmanın amacı, internet
ortamında var olan ve kültür endüstrisinin çıkarlarıyla örtüşen, tüketim
propagandasını cinsiyetçi söylemlere başvurarak üretilen bu reklamlara dikkat çekmek
ve bu konuda farkındalığı artırmaktır. Araştırma literatür taramasına dayalı
betimsel bir çalışmadır. Ayrıca seçilen reklam görselleri, kültür endüstrisi ve
cinsiyetçilik kavramları çerçevesinde içeriksel olarak incelenmiştir.
Reklam Sosyal Medya Kültür Endüstrisi Cinsiyetçilik Toplumsal Cinsiyet
In this study, the
sexist language existing in the advertisement sharings in social media and its
relation with culture industry are examined. Adorno describes the culture
industry as "a tool that makes the individual a commodity and presents it
to the use of power" (Alpyürür). This industry, which produces mass
culture built on consumption and dissipating, turns many lifestyle practices
such as art, entertainment, leisure, leisure time into consumption activities.
The industry that makes propaganda of this transformation through mass media
often uses advertising for it and often resort to sexist discourse in
advertisements. These advertisements, which are constructed with a sexist
discourse emerging in the media such as television and cinema, are also visible
on the internet and cause the individual to be exposed to sexist discourses.
The aim of the research is to draw attention to and raise awareness of these
advertisements, which exist in the internet and which overlap with the
interests of the culture industry and which are produced by resorting to sexist
discourses of consumption propaganda. Research is descriptive study based on
literature search. Also, selected advertisement images examined contextually by
relationships between cultural industry and sexism subjects.
| Birincil Dil | Türkçe |
|---|---|
| Bölüm | Araştırma Makalesi |
| Yazarlar | |
| Gönderilme Tarihi | 12 Haziran 2018 |
| Yayımlanma Tarihi | 19 Aralık 2019 |
| DOI | https://doi.org/10.16953/deusosbil.433291 |
| IZ | https://izlik.org/JA24ZP74GF |
| Yayımlandığı Sayı | Yıl 2019 Cilt: 21 Sayı: 4 |
Dokuz Eylül Üniversitesi Sosyal Bilimler Enstitüsü Dergisi Aile Yılı Özel Sayısı Çağrısı
Sayı Editörü
Prof. Dr. NEBİYE KONUK KANDEMİR
Sevgili Araştırmacılar ve Değerli Yazarlar,
Aile, toplumun temel yapı taşıdır ve bireylerin gelişimi ile sosyal yaşamın şekillenmesinde kritik bir rol oynamaktadır. Aile yapıları ve dinamikleri, tarihsel, kültürel ve toplumsal faktörlerle şekillenirken, bu faktörlerin aile içerisinde yaşanan sorunları, ilişkileri ve güç dengelerini nasıl etkilediği büyük bir önem taşımaktadır. 2025 yılı "Aile Yılı" olarak ilan edilmesi, aile olgusunun daha geniş bir perspektiften ele alınmasını ve bu konudaki farkındalığın artırılmasını hedeflemektedir.
Dokuz Eylül Üniversitesi Sosyal Bilimler Enstitüsü Dergisi, "Cilt: 28 Sayı: Özel Sayı" olarak 2026 yılında yayımlanacak olan Aile Yılı Özel Sayısı'na yönelik makale çağrısında bulunmaktadır. Bu özel sayı, aile yapılarını, rollerini ve dinamiklerini inceleyen çalışmalara ev sahipliği yapmayı hedeflemektedir.
Aile ile ilgili çalışmalara olan ihtiyaç, yalnızca bireysel düzeyde değil, toplumsal düzeyde de açıktır. Son yıllarda, aile içi ilişkilerin sağlıklı bir şekilde sürdürülmesi, toplumsal cinsiyet eşitliği, kadın hakları, çocuk sağlığı ve eğitim gibi konular ön plana çıkmış, bu konularda yapılacak bilimsel araştırmaların önemi artmıştır. Aile Yılı Özel Sayısı'nın hazırlanması, bu kritik meselelerin sistematik bir biçimde incelenmesine ve topluma duyurulmasına olanak sağlayacaktır.
Bu özel sayı, aile dinamiklerini, ilişkilerini ve sorunlarını derinlemesine inceleyen, özgün ve yenilikçi çalışmaları bir araya getirerek, alanında önemli bir kaynak oluşturmayı hedeflemektedir. Ayrıca, uzmanların görüşleri ve çeşitli disiplinlerden gelen katkılar sayesinde, aile kavramına dair güncel bakış açıları sunulacak, toplumsal fayda sağlanacaktır.
Aşağıda, özel sayıda kabul edilebilecek (ama bunlarla sınırlı olmayan) güncellenmiş konular listesi yer almaktadır:
• Aile Yapıları ve Değişimi
• Geleneksel ve Modern Aile Rolleri
• Aile İçi İletişim ve İlişkiler
• Ailedeki Psiko-Sosyal Dinamikler
• Aile İlişkilerinde Kültürel Farklılıklar
• Evlilik ve Boşanma Dinamikleri
• Aile ve Çocuk Gelişimi
• Ebeveynlik Stilleri ve Çocuk Üzerindeki Etkileri
• Aile Ekonomisi ve Sosyal Politika
• Aileyi Etkileyen Toplumsal Değişimler
• Aile ve Eğitim İlişkisi
• Ailede Şiddet ve Koruma Mekanizmaları
• Aile İçi Sağlık ve Refah
• Kadınların Aile İçindeki Rolü ve Değişen Dinamikleri
• Kadın Hakları ve Aile İlişkileri
• Kadının Aile Üyeleriyle İlişkileri ve Güç Dinamikleri
• Ailede Cinsiyet Eşitliği
İki bağımsız anonim hakem tarafından değerlendirmeden geçecek makaleler, kabul edilmesi halinde, Aralık 2026'da yayımlanacak özel sayımızda yer alacaktır. Gelecek sayıların dolmuş olması ve süreçte makale yoğunluğunun bulunması nedeniyle dergimiz, özel sayı dışında makale kabulüne kapalıdır. Özel sayı dışında dergimize gönderilen makaleler iade edilecektir.
Saygılarımızla