Traditional
development policy aims to increase the income of people or households as a material
dimension. This policy has now been replaced by the freedom, abilities and
desires of individuals who do not have a relationship with financial means. The
level of happiness, which is a sign of prosperity of society, is also an
important phenomenon of development policy. In terms of happiness, studies have
been carried out on satisfying factors such as income, and it has been revealed
that the perception of happiness can vary according to the average income.
Nowadays, this hypothesis has lost its validity. Because the benefit of
happiness is the potential to have more influence on low-income individuals.
This study aimed to identify the spatial econometric approach to benefit from
life satisfaction rate index for factors that affect the ratio of happiness for
the 81 provinces of Turkey in 2015. In this frame, the happiness rate is affected
factors such as housing, working
life, income, security, education, health, and social life are included in the
analysis. In the study, the spatial weight matrix was first created, then the diagnostic
tests and spatial dependence tests were examined. Lastly, Spatial Error Model
is included. As a result of the analyses made, the satisfaction rates of
income-wealth, social life, health and working life increased the happiness
rate, satisfaction rate of housing, security education and population ratio
decreased the happiness ratio. In Turkey, the happiness ratio has proven to be
affected by spatial neighborhood.
Happiness Ratio Regional Development Spatial Neighborhood Relations Spatial Econometric Analysis
Geleneksel kalkınma politikası maddi boyut olarak
kişilerin ya da hane halkının gelirini arttırmayı hedeflemektedir. Bu politika
günümüzde yerini maddi olanakların yanı sıra bireylerin özgürlük, yetenek ve isteklerine
bırakmıştır. Toplumun bir refah göstergesi olan mutluluk düzeyi de kalkınma
politikasının önemli bir olgusudur. Mutluluk
konusunda gelir gibi kişiyi tatmin edici unsurlar üzerinde çalışmalar yapılmış
ve kişinin mutluluk anlayışının ortalama gelire göre değişebileceğini ortaya
koyulmuştur. Ancak günümüzde bu hipotez geçerliliğini yitirmiştir. Çünkü
mutluluğun ölçüsü olan fayda geliri düşük olan bireyler için daha fazla etkiye
sahip olabilecek potansiyele sahiptir. Bu çalışma, Türkiye’de 2015 yılına ait
81 ili için yaşam memnuniyeti endeksinden yararlanarak mutluluk düzeyini etkileyen
faktörleri mekânsal ekonometri yaklaşımı ile belirlemeyi amaçlamıştır. Bu
çerçevede mutluluk düzeyini etkileyen; nüfus, konut, çalışma hayatı,
gelir-servet, güvenlik, eğitim, sağlık ve sosyal yaşamdan oluşan faktörler
analize dâhil edilmiştir. Çalışmada öncelikle mekânsal ağırlık matrisi
oluşturulmuş daha sonra tanısal testler ile mekânsal bağımlılık testleri uygulanmıştır.
Mekânsal bağımlılık testlerinin sonucuna göre, uygun mekânsal modelin Mekânsal
Hata Modeli olduğuna karar verilmiştir. Yapılan analizler neticesinde gelir-servet,
sosyal yaşam, sağlık ve çalışma hayatına ilişkin memnuniyet oranlarının
mutluluk oranını arttırdığı, nüfus oranı, konut, güvenlik ile eğitime ilişkin
memnuniyet oranlarının mutluluk oranını azalttığı sonucuna ulaşılmıştır.
Türkiye’de mutluluk oranının mekânsal komşuluktan etkilendiği kanıtlanmıştır.
Mutluluk Oranı Bölgesel Kalkınma Mekânsal Komşuluk İlişkileri Mekânsal Ekonometrik Analiz
| Birincil Dil | Türkçe |
|---|---|
| Bölüm | Araştırma Makalesi |
| Yazarlar | |
| Gönderilme Tarihi | 13 Ağustos 2018 |
| Yayımlanma Tarihi | 19 Aralık 2019 |
| DOI | https://doi.org/10.16953/deusosbil.453325 |
| IZ | https://izlik.org/JA43FX35KP |
| Yayımlandığı Sayı | Yıl 2019 Cilt: 21 Sayı: 4 |
Dokuz Eylül Üniversitesi Sosyal Bilimler Enstitüsü Dergisi Aile Yılı Özel Sayısı Çağrısı
Sayı Editörü
Prof. Dr. NEBİYE KONUK KANDEMİR
Sevgili Araştırmacılar ve Değerli Yazarlar,
Aile, toplumun temel yapı taşıdır ve bireylerin gelişimi ile sosyal yaşamın şekillenmesinde kritik bir rol oynamaktadır. Aile yapıları ve dinamikleri, tarihsel, kültürel ve toplumsal faktörlerle şekillenirken, bu faktörlerin aile içerisinde yaşanan sorunları, ilişkileri ve güç dengelerini nasıl etkilediği büyük bir önem taşımaktadır. 2025 yılı "Aile Yılı" olarak ilan edilmesi, aile olgusunun daha geniş bir perspektiften ele alınmasını ve bu konudaki farkındalığın artırılmasını hedeflemektedir.
Dokuz Eylül Üniversitesi Sosyal Bilimler Enstitüsü Dergisi, "Cilt: 28 Sayı: Özel Sayı" olarak 2026 yılında yayımlanacak olan Aile Yılı Özel Sayısı'na yönelik makale çağrısında bulunmaktadır. Bu özel sayı, aile yapılarını, rollerini ve dinamiklerini inceleyen çalışmalara ev sahipliği yapmayı hedeflemektedir.
Aile ile ilgili çalışmalara olan ihtiyaç, yalnızca bireysel düzeyde değil, toplumsal düzeyde de açıktır. Son yıllarda, aile içi ilişkilerin sağlıklı bir şekilde sürdürülmesi, toplumsal cinsiyet eşitliği, kadın hakları, çocuk sağlığı ve eğitim gibi konular ön plana çıkmış, bu konularda yapılacak bilimsel araştırmaların önemi artmıştır. Aile Yılı Özel Sayısı'nın hazırlanması, bu kritik meselelerin sistematik bir biçimde incelenmesine ve topluma duyurulmasına olanak sağlayacaktır.
Bu özel sayı, aile dinamiklerini, ilişkilerini ve sorunlarını derinlemesine inceleyen, özgün ve yenilikçi çalışmaları bir araya getirerek, alanında önemli bir kaynak oluşturmayı hedeflemektedir. Ayrıca, uzmanların görüşleri ve çeşitli disiplinlerden gelen katkılar sayesinde, aile kavramına dair güncel bakış açıları sunulacak, toplumsal fayda sağlanacaktır.
Aşağıda, özel sayıda kabul edilebilecek (ama bunlarla sınırlı olmayan) güncellenmiş konular listesi yer almaktadır:
• Aile Yapıları ve Değişimi
• Geleneksel ve Modern Aile Rolleri
• Aile İçi İletişim ve İlişkiler
• Ailedeki Psiko-Sosyal Dinamikler
• Aile İlişkilerinde Kültürel Farklılıklar
• Evlilik ve Boşanma Dinamikleri
• Aile ve Çocuk Gelişimi
• Ebeveynlik Stilleri ve Çocuk Üzerindeki Etkileri
• Aile Ekonomisi ve Sosyal Politika
• Aileyi Etkileyen Toplumsal Değişimler
• Aile ve Eğitim İlişkisi
• Ailede Şiddet ve Koruma Mekanizmaları
• Aile İçi Sağlık ve Refah
• Kadınların Aile İçindeki Rolü ve Değişen Dinamikleri
• Kadın Hakları ve Aile İlişkileri
• Kadının Aile Üyeleriyle İlişkileri ve Güç Dinamikleri
• Ailede Cinsiyet Eşitliği
İki bağımsız anonim hakem tarafından değerlendirmeden geçecek makaleler, kabul edilmesi halinde, Aralık 2026'da yayımlanacak özel sayımızda yer alacaktır. Gelecek sayıların dolmuş olması ve süreçte makale yoğunluğunun bulunması nedeniyle dergimiz, özel sayı dışında makale kabulüne kapalıdır. Özel sayı dışında dergimize gönderilen makaleler iade edilecektir.
Saygılarımızla