Literature provides the evidence that carbon tax policy creates economic contraction while it reduces greenhouse gas emissions. Therefore, carbon tax policy can maximize the environmental and economic utility at the same time only if the contraction is removed or impacts of contraction are reduced. This study aims to suggest a policy package that might simultaneously achieve the economic growth targets of the 10th Development Plan in Turkey and carbon emission commitments given in the Paris Conference. In the analyses, while carbon tax is used to reduce greenhouse gas emissions, backward injection of the collected tax to economy for boosting the economic activities is used as a compensatory policy instrument. Carbon tax is applied either on all industries accordingly with “polluter pay” principle or on three most dirty industries, and backward injection is realized either through households or firms. In the analyses where year 2012 input-output and social accounting matrices are used, carbon taxation is found to be more efficient in terms of economic damage when it is applied on three most dirty industries. In addition, backward injection becomes more effective if it is transferred through firms rather than households.
Greenhouse Gas Emissions Carbon Tax Social Accounting Matrix Compensatory Policy
Uluslararası literatür karbon vergisinin sera gazı emisyonlarını önemli ölçüde azaltabileceğini ileri sürerken aynı zamanda ekonomide bir daralma yarattığını da göstermektedir. Dolayısıyla, ancak ekonomide bir daralma meydana gelmeden ya da oluşabilecek bir daralmanın etkilerini en aza indirerek uygulanabilecek bir karbon vergisi politikasının hem çevresel hem de ekonomik anlamda maksimum faydayı sağlayabileceği söylenebilir. Bu çalışmanın amacı, Türkiye’de 10. Kalkınma Planı’nda öngörülen ekonomik büyüme hedefi ve Paris Konferansı’nda taahhüt edilen karbondioksit salınım hedefine birlikte ulaştırabilecek bir politika paketi önermektir. Çalışmada karbon vergisi emisyon salınımını azaltmak için kullanılırken, bu vergi gelirinin iktisadi aktiviteleri canlandırmak için ekonomiye geri enjekte edilmesi telafi edici politika aracı olarak kullanılmaktadır. Karbon vergisi tüm endüstrilere veya alternatif olarak en kirli üç endüstriye uygulanırken, geriye enjeksiyon hanehalkları veya firmalar üzerinden yapılmaktadır. 2012 yılı girdi-çıktı matrisi ve sosyal hesaplar matrisinin kullanıldığı araştırma sonuçları, karbon vergisi uygulamasının toplam sera gazı emisyonlarını azaltmakta etkili olduğu ancak tüm endüstrilere uygulanmasındansa seçilmiş en kirli endüstriler üzerine uygulanmasının daha düşük bir ekonomik küçülme yaratacağı yönündedir. Sera gazı emisyonlarının azaltımı için uygulanan karbon vergisinden toplanan kaynağın ekonomiye, firmalara bir transfer olarak geri döndürülmesinin ise hanehalklarına verilecek transfere göre daha etkili olacağı tespit edilmiştir.
Sera Gazı Emisyonları Karbon Vergisi Sosyal Hesaplar Matrisi Telafi Edici Politika
| Birincil Dil | Türkçe |
|---|---|
| Bölüm | Araştırma Makalesi |
| Yazarlar | |
| Gönderilme Tarihi | 11 Ocak 2019 |
| Yayımlanma Tarihi | 26 Mart 2020 |
| DOI | https://doi.org/10.16953/deusosbil.511984 |
| IZ | https://izlik.org/JA64DM22SD |
| Yayımlandığı Sayı | Yıl 2020 Cilt: 22 Sayı: 1 |
Dokuz Eylül Üniversitesi Sosyal Bilimler Enstitüsü Dergisi Aile Yılı Özel Sayısı Çağrısı
Sayı Editörü
Prof. Dr. NEBİYE KONUK KANDEMİR
Sevgili Araştırmacılar ve Değerli Yazarlar,
Aile, toplumun temel yapı taşıdır ve bireylerin gelişimi ile sosyal yaşamın şekillenmesinde kritik bir rol oynamaktadır. Aile yapıları ve dinamikleri, tarihsel, kültürel ve toplumsal faktörlerle şekillenirken, bu faktörlerin aile içerisinde yaşanan sorunları, ilişkileri ve güç dengelerini nasıl etkilediği büyük bir önem taşımaktadır. 2025 yılı "Aile Yılı" olarak ilan edilmesi, aile olgusunun daha geniş bir perspektiften ele alınmasını ve bu konudaki farkındalığın artırılmasını hedeflemektedir.
Dokuz Eylül Üniversitesi Sosyal Bilimler Enstitüsü Dergisi, "Cilt: 28 Sayı: Özel Sayı" olarak 2026 yılında yayımlanacak olan Aile Yılı Özel Sayısı'na yönelik makale çağrısında bulunmaktadır. Bu özel sayı, aile yapılarını, rollerini ve dinamiklerini inceleyen çalışmalara ev sahipliği yapmayı hedeflemektedir.
Aile ile ilgili çalışmalara olan ihtiyaç, yalnızca bireysel düzeyde değil, toplumsal düzeyde de açıktır. Son yıllarda, aile içi ilişkilerin sağlıklı bir şekilde sürdürülmesi, toplumsal cinsiyet eşitliği, kadın hakları, çocuk sağlığı ve eğitim gibi konular ön plana çıkmış, bu konularda yapılacak bilimsel araştırmaların önemi artmıştır. Aile Yılı Özel Sayısı'nın hazırlanması, bu kritik meselelerin sistematik bir biçimde incelenmesine ve topluma duyurulmasına olanak sağlayacaktır.
Bu özel sayı, aile dinamiklerini, ilişkilerini ve sorunlarını derinlemesine inceleyen, özgün ve yenilikçi çalışmaları bir araya getirerek, alanında önemli bir kaynak oluşturmayı hedeflemektedir. Ayrıca, uzmanların görüşleri ve çeşitli disiplinlerden gelen katkılar sayesinde, aile kavramına dair güncel bakış açıları sunulacak, toplumsal fayda sağlanacaktır.
Aşağıda, özel sayıda kabul edilebilecek (ama bunlarla sınırlı olmayan) güncellenmiş konular listesi yer almaktadır:
• Aile Yapıları ve Değişimi
• Geleneksel ve Modern Aile Rolleri
• Aile İçi İletişim ve İlişkiler
• Ailedeki Psiko-Sosyal Dinamikler
• Aile İlişkilerinde Kültürel Farklılıklar
• Evlilik ve Boşanma Dinamikleri
• Aile ve Çocuk Gelişimi
• Ebeveynlik Stilleri ve Çocuk Üzerindeki Etkileri
• Aile Ekonomisi ve Sosyal Politika
• Aileyi Etkileyen Toplumsal Değişimler
• Aile ve Eğitim İlişkisi
• Ailede Şiddet ve Koruma Mekanizmaları
• Aile İçi Sağlık ve Refah
• Kadınların Aile İçindeki Rolü ve Değişen Dinamikleri
• Kadın Hakları ve Aile İlişkileri
• Kadının Aile Üyeleriyle İlişkileri ve Güç Dinamikleri
• Ailede Cinsiyet Eşitliği
İki bağımsız anonim hakem tarafından değerlendirmeden geçecek makaleler, kabul edilmesi halinde, Aralık 2026'da yayımlanacak özel sayımızda yer alacaktır. Gelecek sayıların dolmuş olması ve süreçte makale yoğunluğunun bulunması nedeniyle dergimiz, özel sayı dışında makale kabulüne kapalıdır. Özel sayı dışında dergimize gönderilen makaleler iade edilecektir.
Saygılarımızla