In this study, Adana
Prison in the Ottoman Period is examined in terms of its physical structure,
the number of convicts and detainees, conditions, and its employee in charge.
In the study, which covers the second half of the nineteenth century and the
beginning of the twentieth century, Turkish Presidency Ottoman Archives and
secondary sources are utilized generally. While similar studies
try to take a general photograph by focusing on all prisons across the country
or in any province, this study focuses on the central prison in Adana Province
and tries to touch the lives of convicts, prisoners, and prison officers and to
follow the reflections of the results of the ongoing reform movements across
the country with regards to prisons on the field. As a result of the research, it is determined that the
difficulties experienced during transition process in prisons were also encountered
in Adana prison and main problems were related with the capacity and sanitary
conditions of the building and the staff, who were incapable in terms of
quality and quantity. It is put forward that the solution can be produced about
the building, which hardened the life of convicts, by the collaboration with
central administration and utilizing the local opportunities while nationwide
regulations had to be expected for the solutions of the problems in the field
of staff.
Bu çalışmada, Osmanlı Dönemi Adana Hapishanesi, fiziki
yapı, hükümlü ve tutukluların sayısı ve içinde bulundukları şartlar ile görevli
personel açısından incelenmektedir. Genel olarak XIX. yüzyıl ikinci yarısı ile
XX. yüzyıl başlarını kapsayan çalışmada, Cumhurbaşkanlığı Osmanlı Arşivi
belgeleri ve ikinci el kaynaklardan faydalanılmıştır. Benzer çalışmalarda ülke
geneli ya da herhangi bir vilayetteki tüm hapishaneler üzerinde durularak genel
bir fotoğraf çekilmeye çalışılırken, bu çalışmada Adana Vilayeti merkez
hapishanesine odaklanılarak hükümlü, tutuklu ve hapishane görevlilerinin
hayatlarına dokunulmaya ve hapishaneler konusunda ülke çapında devam eden
reform hareketlerinin sonuçlarının alana yansımaları takip edilmeye
çalışılmıştır. Çalışmanın sonunda, Osmanlı Devletinde hapishaneye geçiş
sürecinde yaşanan zorlukların Adana Hapishanesinde de yaşandığı, temel
sorunların binanın kapasite ve sıhhi yönden, personelin ise nicelik ve nitelik
açısından yetersizlikleri olduğu tespiti yapılmıştır. Mahkûmların hayatını da
zorlaştıran bina konusunda merkezi idareyle iş birliği içerisinde mahalli
imkânların da kullanılmasıyla çözüm üretilirken, personel alanındaki sorunların
çözümü için ülke çapında yapılacak düzenlemelerin beklenilmek zorunda kalındığı
ortaya konulmaktadır.
| Birincil Dil | Türkçe |
|---|---|
| Bölüm | Araştırma Makalesi |
| Yazarlar | |
| Gönderilme Tarihi | 23 Ocak 2019 |
| Yayımlanma Tarihi | 19 Aralık 2019 |
| DOI | https://doi.org/10.16953/deusosbil.516926 |
| IZ | https://izlik.org/JA54XH64XN |
| Yayımlandığı Sayı | Yıl 2019 Cilt: 21 Sayı: 4 |
Dokuz Eylül Üniversitesi Sosyal Bilimler Enstitüsü Dergisi Aile Yılı Özel Sayısı Çağrısı
Sayı Editörü
Prof. Dr. NEBİYE KONUK KANDEMİR
Sevgili Araştırmacılar ve Değerli Yazarlar,
Aile, toplumun temel yapı taşıdır ve bireylerin gelişimi ile sosyal yaşamın şekillenmesinde kritik bir rol oynamaktadır. Aile yapıları ve dinamikleri, tarihsel, kültürel ve toplumsal faktörlerle şekillenirken, bu faktörlerin aile içerisinde yaşanan sorunları, ilişkileri ve güç dengelerini nasıl etkilediği büyük bir önem taşımaktadır. 2025 yılı "Aile Yılı" olarak ilan edilmesi, aile olgusunun daha geniş bir perspektiften ele alınmasını ve bu konudaki farkındalığın artırılmasını hedeflemektedir.
Dokuz Eylül Üniversitesi Sosyal Bilimler Enstitüsü Dergisi, "Cilt: 28 Sayı: Özel Sayı" olarak 2026 yılında yayımlanacak olan Aile Yılı Özel Sayısı'na yönelik makale çağrısında bulunmaktadır. Bu özel sayı, aile yapılarını, rollerini ve dinamiklerini inceleyen çalışmalara ev sahipliği yapmayı hedeflemektedir.
Aile ile ilgili çalışmalara olan ihtiyaç, yalnızca bireysel düzeyde değil, toplumsal düzeyde de açıktır. Son yıllarda, aile içi ilişkilerin sağlıklı bir şekilde sürdürülmesi, toplumsal cinsiyet eşitliği, kadın hakları, çocuk sağlığı ve eğitim gibi konular ön plana çıkmış, bu konularda yapılacak bilimsel araştırmaların önemi artmıştır. Aile Yılı Özel Sayısı'nın hazırlanması, bu kritik meselelerin sistematik bir biçimde incelenmesine ve topluma duyurulmasına olanak sağlayacaktır.
Bu özel sayı, aile dinamiklerini, ilişkilerini ve sorunlarını derinlemesine inceleyen, özgün ve yenilikçi çalışmaları bir araya getirerek, alanında önemli bir kaynak oluşturmayı hedeflemektedir. Ayrıca, uzmanların görüşleri ve çeşitli disiplinlerden gelen katkılar sayesinde, aile kavramına dair güncel bakış açıları sunulacak, toplumsal fayda sağlanacaktır.
Aşağıda, özel sayıda kabul edilebilecek (ama bunlarla sınırlı olmayan) güncellenmiş konular listesi yer almaktadır:
• Aile Yapıları ve Değişimi
• Geleneksel ve Modern Aile Rolleri
• Aile İçi İletişim ve İlişkiler
• Ailedeki Psiko-Sosyal Dinamikler
• Aile İlişkilerinde Kültürel Farklılıklar
• Evlilik ve Boşanma Dinamikleri
• Aile ve Çocuk Gelişimi
• Ebeveynlik Stilleri ve Çocuk Üzerindeki Etkileri
• Aile Ekonomisi ve Sosyal Politika
• Aileyi Etkileyen Toplumsal Değişimler
• Aile ve Eğitim İlişkisi
• Ailede Şiddet ve Koruma Mekanizmaları
• Aile İçi Sağlık ve Refah
• Kadınların Aile İçindeki Rolü ve Değişen Dinamikleri
• Kadın Hakları ve Aile İlişkileri
• Kadının Aile Üyeleriyle İlişkileri ve Güç Dinamikleri
• Ailede Cinsiyet Eşitliği
İki bağımsız anonim hakem tarafından değerlendirmeden geçecek makaleler, kabul edilmesi halinde, Aralık 2026'da yayımlanacak özel sayımızda yer alacaktır. Gelecek sayıların dolmuş olması ve süreçte makale yoğunluğunun bulunması nedeniyle dergimiz, özel sayı dışında makale kabulüne kapalıdır. Özel sayı dışında dergimize gönderilen makaleler iade edilecektir.
Saygılarımızla