The presentation of public goods and services through the state in a country is possible only public budget which is a document and a kind of law and process, also makes it possible to collect public revenues and to make public expenditures by collected public revenues. The public budget consists mainly of four different stages. In the countries where is governed by democracy, the executive is involved in preparation and legislative is involved in approval of budget process. The actors in legislative and executive and the roles of the actors vary according to the adopted government system. In this study, effects about the recent change in the government system in Turkey on budget process were examined. In this regard, parliamentary government system which applied in Turkey before, compared first shortly the administrative context, then compared within the budget process with presidency government system which has applied today. As a result, the separation of the powers between legislative with executive in parliamentary government system is soft, and presidency government system has strict separation of legislative and executive, both government systems have some systemic drawbacks during the budget negotiations. In this context, attention was drawn to the measure has been taken for to increase the budget of the previous year by increasing the revaluation rate by taking account of the fact that temporary budget application cannot pass through the legislative in the face of the systemic blockages that may be caused by the presidency government system implements in Turkey.
Bir ülkede devlet aracılığıyla topluma kamusal mal ve hizmetlerin sunumu kamu gelirlerinin toplanmalarına ve toplanan kamu gelirleriyle kamu harcamalarının yapılmalarına olanak sağlayan yegâne belge, aynı zamanda bir nevi kanun ve süreç olan kamu bütçesi ile mümkün olmaktadır. Kamu bütçesi temelde dört farklı aşamadan meydana gelmektedir. Demokrasi ile yönetilen ülkelerde bütçenin hazırlanma aşamasında yürütme organı, onaylanma aşamasında yasama organı görev yapmaktadır. Yasama ve yürütme organında görevli aktörler ve söz konusu aktörlerin rolleri benimsenen hükümet sistemine göre farklılık göstermektedir. Bu durumdan hareketle çalışmada Türkiye’de yakın geçmişte gerçekleşen hükümet sistemi değişikliğinin bütçe süreci üzerindeki etkileri incelenmiştir. Bu doğrultuda Türkiye’de daha önce uygulanan parlamenter hükümet sistemi ile günümüzde uygulanmakta olan Cumhurbaşkanlığı Hükümet Sistemi, önce kısa bir şekilde yönetimsel kapsamda, daha sonra bütçe süreci kapsamında karşılaştırılmıştır. Parlamenter hükümet sisteminde yasama ile yürütme arasındaki kuvvetler ayrılığının yumuşak, Cumhurbaşkanlığı Hükümet Sistemi’nde ise sert olmasının sonucu olarak her iki hükümet sisteminin de bütçe görüşmeleri esnasında sistemsel bazı sakıncaları olduğu anlaşılmıştır. Bu kapsamda günümüz itibariyle Türkiye’de uygulanmakta olan Cumhurbaşkanlığı Hükümet Sistemi’nin yol açabileceği sistemsel tıkanıklar karşısında geçici bütçe uygulamasının meclisten geçemeyeceği durum göz önünde bulundurularak önceki yıl bütçesinin yeniden değerleme oranı nispetinde artırılmak suretiyle uygulanmasına yönelik alınan tedbire dikkat çekilmiştir.
| Birincil Dil | Türkçe |
|---|---|
| Bölüm | Araştırma Makalesi |
| Yazarlar | |
| Gönderilme Tarihi | 26 Mart 2019 |
| Yayımlanma Tarihi | 26 Mart 2020 |
| DOI | https://doi.org/10.16953/deusosbil.544721 |
| IZ | https://izlik.org/JA36JY59YP |
| Yayımlandığı Sayı | Yıl 2020 Cilt: 22 Sayı: 1 |
Dokuz Eylül Üniversitesi Sosyal Bilimler Enstitüsü Dergisi Aile Yılı Özel Sayısı Çağrısı
Sayı Editörü
Prof. Dr. NEBİYE KONUK KANDEMİR
Sevgili Araştırmacılar ve Değerli Yazarlar,
Aile, toplumun temel yapı taşıdır ve bireylerin gelişimi ile sosyal yaşamın şekillenmesinde kritik bir rol oynamaktadır. Aile yapıları ve dinamikleri, tarihsel, kültürel ve toplumsal faktörlerle şekillenirken, bu faktörlerin aile içerisinde yaşanan sorunları, ilişkileri ve güç dengelerini nasıl etkilediği büyük bir önem taşımaktadır. 2025 yılı "Aile Yılı" olarak ilan edilmesi, aile olgusunun daha geniş bir perspektiften ele alınmasını ve bu konudaki farkındalığın artırılmasını hedeflemektedir.
Dokuz Eylül Üniversitesi Sosyal Bilimler Enstitüsü Dergisi, "Cilt: 28 Sayı: Özel Sayı" olarak 2026 yılında yayımlanacak olan Aile Yılı Özel Sayısı'na yönelik makale çağrısında bulunmaktadır. Bu özel sayı, aile yapılarını, rollerini ve dinamiklerini inceleyen çalışmalara ev sahipliği yapmayı hedeflemektedir.
Aile ile ilgili çalışmalara olan ihtiyaç, yalnızca bireysel düzeyde değil, toplumsal düzeyde de açıktır. Son yıllarda, aile içi ilişkilerin sağlıklı bir şekilde sürdürülmesi, toplumsal cinsiyet eşitliği, kadın hakları, çocuk sağlığı ve eğitim gibi konular ön plana çıkmış, bu konularda yapılacak bilimsel araştırmaların önemi artmıştır. Aile Yılı Özel Sayısı'nın hazırlanması, bu kritik meselelerin sistematik bir biçimde incelenmesine ve topluma duyurulmasına olanak sağlayacaktır.
Bu özel sayı, aile dinamiklerini, ilişkilerini ve sorunlarını derinlemesine inceleyen, özgün ve yenilikçi çalışmaları bir araya getirerek, alanında önemli bir kaynak oluşturmayı hedeflemektedir. Ayrıca, uzmanların görüşleri ve çeşitli disiplinlerden gelen katkılar sayesinde, aile kavramına dair güncel bakış açıları sunulacak, toplumsal fayda sağlanacaktır.
Aşağıda, özel sayıda kabul edilebilecek (ama bunlarla sınırlı olmayan) güncellenmiş konular listesi yer almaktadır:
• Aile Yapıları ve Değişimi
• Geleneksel ve Modern Aile Rolleri
• Aile İçi İletişim ve İlişkiler
• Ailedeki Psiko-Sosyal Dinamikler
• Aile İlişkilerinde Kültürel Farklılıklar
• Evlilik ve Boşanma Dinamikleri
• Aile ve Çocuk Gelişimi
• Ebeveynlik Stilleri ve Çocuk Üzerindeki Etkileri
• Aile Ekonomisi ve Sosyal Politika
• Aileyi Etkileyen Toplumsal Değişimler
• Aile ve Eğitim İlişkisi
• Ailede Şiddet ve Koruma Mekanizmaları
• Aile İçi Sağlık ve Refah
• Kadınların Aile İçindeki Rolü ve Değişen Dinamikleri
• Kadın Hakları ve Aile İlişkileri
• Kadının Aile Üyeleriyle İlişkileri ve Güç Dinamikleri
• Ailede Cinsiyet Eşitliği
İki bağımsız anonim hakem tarafından değerlendirmeden geçecek makaleler, kabul edilmesi halinde, Aralık 2026'da yayımlanacak özel sayımızda yer alacaktır. Gelecek sayıların dolmuş olması ve süreçte makale yoğunluğunun bulunması nedeniyle dergimiz, özel sayı dışında makale kabulüne kapalıdır. Özel sayı dışında dergimize gönderilen makaleler iade edilecektir.
Saygılarımızla