One of the objectives of this study is to investigate the views and experiences of university students regarding violence against women in terms of several variables. The other is to investigate the relationship between university students' views and experiences and their life satisfaction levels. The research group is 298 prospective teachers who attend Dokuz Eylül University Buca Faculty of Education. In order to determine the participants' demographic characteristics and their views and experiences regarding violence against women, an interview form, designed by the researchers, was used. Also, a Life Satisfaction Scale was used to identify their life satisfaction levels. The results reveal that female students support men-women equality in terms of financial freedom, career and domestic works more than male students do. However, female participants were found to have more traditional views in comparison to married women in terms of gender roles in regard to physical violence (beating). Life satisfaction levels of students who experienced violence in family were found meaningfully lower than the life satisfaction levels of those who did not. Similarly, life satisfaction levels of students whom witnessed violence in family were meaningfully lower than those who did not. It is thought that studies increasing prospective teachers' awareness to prevent violence against women create a mentality change and inform them about their legal rights and legal processes are needed.
Bu araştırmanın amaçlarından biri, üniversite öğrencilerinin kadına yönelik şiddet hakkındaki görüşleri ve deneyimlerinin bazı değişkenler açısından incelenmesidir. Diğer amacı ise, üniversite öğrencilerinin kadına yönelik şiddete ilişkin görüşlerinin ve deneyimlerinin yaşam doyumları ile ilişkisinin araştırılmasıdır. Çalışma gurubu, Dokuz Eylül Üniversitesi Buca Eğitim Fakültesi'nde öğrenim gören 298 öğrenciden oluşmaktadır. Katılımcıların sosyo demografik özelliklerini, şiddete ilişkin görüşlerini ve deneyimlerini belirlemek amacıyla araştırmacılar tarafından geliştirilen “Görüşme Formu” ve yaşam doyumu düzeylerini belirlemek için “Yaşam Doyumu Ölçeği” kullanılmıştır. Sonuçlar, kadın öğrencilerin ekonomik özgürlük, kariyer, ev işleri gibi alanlarda, kadın erkek eşitliği düşüncesini daha çok benimsediğini göstermektedir. Ancak kadın katılımcıların dayak konusunda; toplumsal cinsiyet rolleri açısından evli kadınlara göre daha geleneksel görüşlere sahip olduğu belirlenmiştir. Aile içinde şiddete maruz kalanların kalmayanlara göre, şiddete tanık olanların tanık olmayanlara göre yaşam doyumları anlamlı düzeyde daha düşük bulunmuştur. Öğretmen adaylarının “kadına yönelik şiddetin önlenmesi” konusunda farkındalıklarını arttırmak, zihniyet dönüşümünü sağlamak, yasal süreçler ve haklar konusunda bilgi edinmelerini sağlayacak çalışmalara gereksinim olduğunu düşünülmektedir.
| Birincil Dil | Türkçe |
|---|---|
| Yazarlar | |
| Gönderilme Tarihi | 16 Ağustos 2014 |
| Yayımlanma Tarihi | 1 Mart 2012 |
| IZ | https://izlik.org/JA26SU96GY |
| Yayımlandığı Sayı | Yıl 2012 Cilt: 14 Sayı: 2 |
Dokuz Eylül Üniversitesi Sosyal Bilimler Enstitüsü Dergisi Aile Yılı Özel Sayısı Çağrısı
Sayı Editörü
Prof. Dr. NEBİYE KONUK KANDEMİR
Sevgili Araştırmacılar ve Değerli Yazarlar,
Aile, toplumun temel yapı taşıdır ve bireylerin gelişimi ile sosyal yaşamın şekillenmesinde kritik bir rol oynamaktadır. Aile yapıları ve dinamikleri, tarihsel, kültürel ve toplumsal faktörlerle şekillenirken, bu faktörlerin aile içerisinde yaşanan sorunları, ilişkileri ve güç dengelerini nasıl etkilediği büyük bir önem taşımaktadır. 2025 yılı "Aile Yılı" olarak ilan edilmesi, aile olgusunun daha geniş bir perspektiften ele alınmasını ve bu konudaki farkındalığın artırılmasını hedeflemektedir.
Dokuz Eylül Üniversitesi Sosyal Bilimler Enstitüsü Dergisi, "Cilt: 28 Sayı: Özel Sayı" olarak 2026 yılında yayımlanacak olan Aile Yılı Özel Sayısı'na yönelik makale çağrısında bulunmaktadır. Bu özel sayı, aile yapılarını, rollerini ve dinamiklerini inceleyen çalışmalara ev sahipliği yapmayı hedeflemektedir.
Aile ile ilgili çalışmalara olan ihtiyaç, yalnızca bireysel düzeyde değil, toplumsal düzeyde de açıktır. Son yıllarda, aile içi ilişkilerin sağlıklı bir şekilde sürdürülmesi, toplumsal cinsiyet eşitliği, kadın hakları, çocuk sağlığı ve eğitim gibi konular ön plana çıkmış, bu konularda yapılacak bilimsel araştırmaların önemi artmıştır. Aile Yılı Özel Sayısı'nın hazırlanması, bu kritik meselelerin sistematik bir biçimde incelenmesine ve topluma duyurulmasına olanak sağlayacaktır.
Bu özel sayı, aile dinamiklerini, ilişkilerini ve sorunlarını derinlemesine inceleyen, özgün ve yenilikçi çalışmaları bir araya getirerek, alanında önemli bir kaynak oluşturmayı hedeflemektedir. Ayrıca, uzmanların görüşleri ve çeşitli disiplinlerden gelen katkılar sayesinde, aile kavramına dair güncel bakış açıları sunulacak, toplumsal fayda sağlanacaktır.
Aşağıda, özel sayıda kabul edilebilecek (ama bunlarla sınırlı olmayan) güncellenmiş konular listesi yer almaktadır:
• Aile Yapıları ve Değişimi
• Geleneksel ve Modern Aile Rolleri
• Aile İçi İletişim ve İlişkiler
• Ailedeki Psiko-Sosyal Dinamikler
• Aile İlişkilerinde Kültürel Farklılıklar
• Evlilik ve Boşanma Dinamikleri
• Aile ve Çocuk Gelişimi
• Ebeveynlik Stilleri ve Çocuk Üzerindeki Etkileri
• Aile Ekonomisi ve Sosyal Politika
• Aileyi Etkileyen Toplumsal Değişimler
• Aile ve Eğitim İlişkisi
• Ailede Şiddet ve Koruma Mekanizmaları
• Aile İçi Sağlık ve Refah
• Kadınların Aile İçindeki Rolü ve Değişen Dinamikleri
• Kadın Hakları ve Aile İlişkileri
• Kadının Aile Üyeleriyle İlişkileri ve Güç Dinamikleri
• Ailede Cinsiyet Eşitliği
İki bağımsız anonim hakem tarafından değerlendirmeden geçecek makaleler, kabul edilmesi halinde, Aralık 2026'da yayımlanacak özel sayımızda yer alacaktır. Gelecek sayıların dolmuş olması ve süreçte makale yoğunluğunun bulunması nedeniyle dergimiz, özel sayı dışında makale kabulüne kapalıdır. Özel sayı dışında dergimize gönderilen makaleler iade edilecektir.
Saygılarımızla