The aim of the study is to investigate if there is a relationship between levels of emotional intelligence and burnout among academicians. In this context, for the theoretical part, emotional intelligence and burnout was investigated by reviewing the literature and explaining the relationship between emotional intelligence and burnout was determined as the sub-aim of the study. Emotional intelligence of academicians will be determined as Positive Emotional Evaluation, Positive Emotional Management, and Empathetic Susceptibility dimensions by using Chan's EI12 scale. It will be investigated if the emotional intelligence of the academicians differs according to the demographic characteristics such as their term of employment, age, gender, title, field of education. Maslach Burnout Scale was used to evaluate the burnout dimension. In this study, the burnout dimensions were determined as Emotional Exhaustion, Personal Achievement, Emotional Toughness, Emotional Softening and Depersonalization. The changes in emotional intelligence and elements of burnout were investigated using the demographic variables. During the research conducted to determine the relationship between emotional intelligence and burnout, t-test, variance analysis, factor analysis, correlation and regression analyses were used to test the hypotheses. The relationship was found between emotional intelligence and burnout.
Emotional intelligence Burnout Emotional Exhaustion Depersonalization Personal Achievement.
Akademisyenlerin duygusal zekâsı Chan'in EI12 ölçeği ile ölçülmüş ve duygusal zekânın boyutları Pozitif Duygusal Değerlendirme, Pozitif Duygusal Yönetim ve Empatik Duyarlılık olarak tespit edilmiştir. Tükenmişlik boyutunu değerlendirmek üzere, Maslach Tükenmişlik Envanteri (Maslach Burnout Scale) kullanılmıştır. Tükenmişliğin boyutları bu çalışmada Duygusal Tükenme, Kişisel Başarı, Duygusal Katılaşma, Duygusal Yumuşama ve Duyarsızlaşma olarak belirlenmiştir. Demografik değişkenlerle de duygusal zekâ ve tükenmişlik unsurlarındaki değişiklikler incelenmiştir. Duygusal zekâ ile tükenmişlik arasındaki ilişkiyi belirlemeye yönelik yapılan araştırmada hipotezlerin test edilmesinde, t testi, varyans analizi, faktör analizi, korelasyon ve regresyon analizleri kullanılmıştır. Duygusal zekâ ile tükenmişlik arasında ilişki bulunmuştur.
Duygusal Zekâ Tükenmişlik Duygusal Tükenme Duyarsızlaşma Kişisel Başarı.
| Birincil Dil | Türkçe |
|---|---|
| Yazarlar | |
| Gönderilme Tarihi | 16 Ağustos 2014 |
| Yayımlanma Tarihi | 1 Şubat 2013 |
| IZ | https://izlik.org/JA23ZX98YL |
| Yayımlandığı Sayı | Yıl 2013 Cilt: 15 Sayı: 1 |
Dokuz Eylül Üniversitesi Sosyal Bilimler Enstitüsü Dergisi Aile Yılı Özel Sayısı Çağrısı
Sayı Editörü
Prof. Dr. NEBİYE KONUK KANDEMİR
Sevgili Araştırmacılar ve Değerli Yazarlar,
Aile, toplumun temel yapı taşıdır ve bireylerin gelişimi ile sosyal yaşamın şekillenmesinde kritik bir rol oynamaktadır. Aile yapıları ve dinamikleri, tarihsel, kültürel ve toplumsal faktörlerle şekillenirken, bu faktörlerin aile içerisinde yaşanan sorunları, ilişkileri ve güç dengelerini nasıl etkilediği büyük bir önem taşımaktadır. 2025 yılı "Aile Yılı" olarak ilan edilmesi, aile olgusunun daha geniş bir perspektiften ele alınmasını ve bu konudaki farkındalığın artırılmasını hedeflemektedir.
Dokuz Eylül Üniversitesi Sosyal Bilimler Enstitüsü Dergisi, "Cilt: 28 Sayı: Özel Sayı" olarak 2026 yılında yayımlanacak olan Aile Yılı Özel Sayısı'na yönelik makale çağrısında bulunmaktadır. Bu özel sayı, aile yapılarını, rollerini ve dinamiklerini inceleyen çalışmalara ev sahipliği yapmayı hedeflemektedir.
Aile ile ilgili çalışmalara olan ihtiyaç, yalnızca bireysel düzeyde değil, toplumsal düzeyde de açıktır. Son yıllarda, aile içi ilişkilerin sağlıklı bir şekilde sürdürülmesi, toplumsal cinsiyet eşitliği, kadın hakları, çocuk sağlığı ve eğitim gibi konular ön plana çıkmış, bu konularda yapılacak bilimsel araştırmaların önemi artmıştır. Aile Yılı Özel Sayısı'nın hazırlanması, bu kritik meselelerin sistematik bir biçimde incelenmesine ve topluma duyurulmasına olanak sağlayacaktır.
Bu özel sayı, aile dinamiklerini, ilişkilerini ve sorunlarını derinlemesine inceleyen, özgün ve yenilikçi çalışmaları bir araya getirerek, alanında önemli bir kaynak oluşturmayı hedeflemektedir. Ayrıca, uzmanların görüşleri ve çeşitli disiplinlerden gelen katkılar sayesinde, aile kavramına dair güncel bakış açıları sunulacak, toplumsal fayda sağlanacaktır.
Aşağıda, özel sayıda kabul edilebilecek (ama bunlarla sınırlı olmayan) güncellenmiş konular listesi yer almaktadır:
• Aile Yapıları ve Değişimi
• Geleneksel ve Modern Aile Rolleri
• Aile İçi İletişim ve İlişkiler
• Ailedeki Psiko-Sosyal Dinamikler
• Aile İlişkilerinde Kültürel Farklılıklar
• Evlilik ve Boşanma Dinamikleri
• Aile ve Çocuk Gelişimi
• Ebeveynlik Stilleri ve Çocuk Üzerindeki Etkileri
• Aile Ekonomisi ve Sosyal Politika
• Aileyi Etkileyen Toplumsal Değişimler
• Aile ve Eğitim İlişkisi
• Ailede Şiddet ve Koruma Mekanizmaları
• Aile İçi Sağlık ve Refah
• Kadınların Aile İçindeki Rolü ve Değişen Dinamikleri
• Kadın Hakları ve Aile İlişkileri
• Kadının Aile Üyeleriyle İlişkileri ve Güç Dinamikleri
• Ailede Cinsiyet Eşitliği
İki bağımsız anonim hakem tarafından değerlendirmeden geçecek makaleler, kabul edilmesi halinde, Aralık 2026'da yayımlanacak özel sayımızda yer alacaktır. Gelecek sayıların dolmuş olması ve süreçte makale yoğunluğunun bulunması nedeniyle dergimiz, özel sayı dışında makale kabulüne kapalıdır. Özel sayı dışında dergimize gönderilen makaleler iade edilecektir.
Saygılarımızla