Abstract
Concerns about the decreasing impact of advertisements on target audiences have led public relations professionals and advertisers to search for new ideas. As a result, advertisement content in the form of news, called advertorial, has become commonly used in newspapers. Although there have been many studies on the effects of advertorials on target audiences, this issue has not been addressed in terms of the profession of journalism. Nevertheless, advertorial has the potential to threaten the credibility of genuine news, which must be distinguished from advertisements by clear boundaries. The aim of this study was to reveal the perspective of journalists on advertorials, and the effects of advertorials on journalism. In-depth interview, which is a type of qualitative research method, was conducted for data collection. Face-to-face interviews were carried out with 15 journalists from Hürriyet, Sabah, Habertürk, Zaman and Posta newspapers in May 2014. The study showed that the negative effects of advertorials on journalism could be grouped into six categories. These were the blurred boundary between news and advertisement, violation of the reliability of journalism, deception of the reader, lack of news value, the use of journalists as advertising copywriters, and effects on advertising revenue.
Keywords: Advertorial, News, Journalism, Public Relations, Advertising.
Öz
Reklamların hedef kitleler üzerindeki etkisinin azaldığına yönelik endişe, halkla ilişkiler uzmanlarını ve reklamcıları yeni arayışlara yöneltmiştir. Bunun sonucunda advertorial olarak adlandırılan haber görünümündeki reklam içerikleri, gazetelerde sıkça kullanılır hale gelmiştir. Advertorialin hedef kitleler üzerindeki etkisiyle ilgili çok sayıda çalışma bulunmasına karşın konu gazetecilik mesleği açısından ele alınmamıştır. Öte yandan advertorialler, reklamdan kesin sınırlarla ayrılması gereken haberin inandırıcılığını tehdit etme potansiyelini taşımaktadır. Bu çalışma, gazetecilerin advertoriallere bakışını ve bunların gazetecilik mesleğine etkisini ortaya koymayı amaçlamıştır. Verilerin elde edilmesinde nitel bir araştırma yöntemi olan derinlemesine görüşme kullanılmıştır. Araştırma kapsamında Mayıs 2014’te Hürriyet, Sabah, Habertürk, Zaman ve Posta gazetelerinde görev yapan 15 gazeteciyle yüz yüze görüşmeler gerçekleştirilmiştir. Araştırma sonucunda advertoriallerin, gazetecilik mesleğine yönelik olumsuz etkilerinin altı kategoride toplandığı tespit edilmiştir. Bunlar; haber ile reklam arasındaki sınırın belirsizliği, gazeteciliğin güvenilirliğinin zedelenmesi, okurun kandırılması, metinlerin haber niteliği taşımaması, gazetecilerin reklam yazarı olarak kullanılması, reklam gelirlerine etkisidir.
Anahtar Kelimeler: Advertorial, Haber, Gazetecilik, Halkla İlişkiler, Reklamcılık.
| Birincil Dil | Türkçe |
|---|---|
| Yazarlar | |
| Gönderilme Tarihi | 26 Ağustos 2014 |
| Yayımlanma Tarihi | 31 Ağustos 2015 |
| DOI | https://doi.org/10.16953/deusbed.17713 |
| IZ | https://izlik.org/JA89DL55EU |
| Yayımlandığı Sayı | Yıl 2015 Cilt: 17 Sayı: 1 |
Dokuz Eylül Üniversitesi Sosyal Bilimler Enstitüsü Dergisi Aile Yılı Özel Sayısı Çağrısı
Sayı Editörü
Prof. Dr. NEBİYE KONUK KANDEMİR
Sevgili Araştırmacılar ve Değerli Yazarlar,
Aile, toplumun temel yapı taşıdır ve bireylerin gelişimi ile sosyal yaşamın şekillenmesinde kritik bir rol oynamaktadır. Aile yapıları ve dinamikleri, tarihsel, kültürel ve toplumsal faktörlerle şekillenirken, bu faktörlerin aile içerisinde yaşanan sorunları, ilişkileri ve güç dengelerini nasıl etkilediği büyük bir önem taşımaktadır. 2025 yılı "Aile Yılı" olarak ilan edilmesi, aile olgusunun daha geniş bir perspektiften ele alınmasını ve bu konudaki farkındalığın artırılmasını hedeflemektedir.
Dokuz Eylül Üniversitesi Sosyal Bilimler Enstitüsü Dergisi, "Cilt: 28 Sayı: Özel Sayı" olarak 2026 yılında yayımlanacak olan Aile Yılı Özel Sayısı'na yönelik makale çağrısında bulunmaktadır. Bu özel sayı, aile yapılarını, rollerini ve dinamiklerini inceleyen çalışmalara ev sahipliği yapmayı hedeflemektedir.
Aile ile ilgili çalışmalara olan ihtiyaç, yalnızca bireysel düzeyde değil, toplumsal düzeyde de açıktır. Son yıllarda, aile içi ilişkilerin sağlıklı bir şekilde sürdürülmesi, toplumsal cinsiyet eşitliği, kadın hakları, çocuk sağlığı ve eğitim gibi konular ön plana çıkmış, bu konularda yapılacak bilimsel araştırmaların önemi artmıştır. Aile Yılı Özel Sayısı'nın hazırlanması, bu kritik meselelerin sistematik bir biçimde incelenmesine ve topluma duyurulmasına olanak sağlayacaktır.
Bu özel sayı, aile dinamiklerini, ilişkilerini ve sorunlarını derinlemesine inceleyen, özgün ve yenilikçi çalışmaları bir araya getirerek, alanında önemli bir kaynak oluşturmayı hedeflemektedir. Ayrıca, uzmanların görüşleri ve çeşitli disiplinlerden gelen katkılar sayesinde, aile kavramına dair güncel bakış açıları sunulacak, toplumsal fayda sağlanacaktır.
Aşağıda, özel sayıda kabul edilebilecek (ama bunlarla sınırlı olmayan) güncellenmiş konular listesi yer almaktadır:
• Aile Yapıları ve Değişimi
• Geleneksel ve Modern Aile Rolleri
• Aile İçi İletişim ve İlişkiler
• Ailedeki Psiko-Sosyal Dinamikler
• Aile İlişkilerinde Kültürel Farklılıklar
• Evlilik ve Boşanma Dinamikleri
• Aile ve Çocuk Gelişimi
• Ebeveynlik Stilleri ve Çocuk Üzerindeki Etkileri
• Aile Ekonomisi ve Sosyal Politika
• Aileyi Etkileyen Toplumsal Değişimler
• Aile ve Eğitim İlişkisi
• Ailede Şiddet ve Koruma Mekanizmaları
• Aile İçi Sağlık ve Refah
• Kadınların Aile İçindeki Rolü ve Değişen Dinamikleri
• Kadın Hakları ve Aile İlişkileri
• Kadının Aile Üyeleriyle İlişkileri ve Güç Dinamikleri
• Ailede Cinsiyet Eşitliği
İki bağımsız anonim hakem tarafından değerlendirmeden geçecek makaleler, kabul edilmesi halinde, Aralık 2026'da yayımlanacak özel sayımızda yer alacaktır. Gelecek sayıların dolmuş olması ve süreçte makale yoğunluğunun bulunması nedeniyle dergimiz, özel sayı dışında makale kabulüne kapalıdır. Özel sayı dışında dergimize gönderilen makaleler iade edilecektir.
Saygılarımızla