Abstract
Central and Eastern European countries, Estonia, Slovakia, Slovenia, Latvia, Poland, Lithuania, the Czech Republic and Hungary, became full members of the European Union on 1 May 2004 after completing the process of accession negotiations. These countries, mostly past member of the Communist Bloc, tried to utilize the benefits of the capitalist market after entering the EU. This study analyzes the extent to which these countries have achieved their objectives in the past seven years.
In this study, the main indicators were drawn out from the Mehmet Altan’s study named "Capitalism did not undergo this village" and Sabri F. Ülgener’s definition of capitalism: Private sector employment rate, the private sector share in total manufacturing production, foreign trade, share of total output, increase in the number of foreign banks, and private investment as a share of total output. It is investigated whether a significant and positive differentiation of these private sector driven macroeconomic variables has occurred after 2004. According to the results obtained, although entering the EU has given these countries the opportunity to trade more and has led to trade capitalism with a significant progress, no evidence has been found that there is progress in financial and production capitalism.
Keywords: Capitalism, Regional Economic Communities, Economies of Central and Eastern European Countries.
Capitalism Regional Economic Communities Economies of Central
Öz
Orta ve Doğu Avrupa Ülkeleri (CEE) Estonya, Slovakya, Slovenya, Letonya, Polonya, Litvanya, Çek Cumhuriyeti ve Macaristan Avrupa Birliği ile sürdürdükleri müzakere sürecini bitirerek, 1 Mayıs 2004 tarihinde toplu halde Birliğe tam üye oldular. Çoğunluğu eski Sosyalist Bloku üyeleri olan bu ülkeler, AB’ye girerek kapitalist piyasa nimetlerinden faydalanmaya çalıştılar. Bu çalışma, geçen yedi yıllık süreçte bu ülkelerin amaçlarına hangi ölçüde ulaştıklarını incelemektedir. Çalışmada kullanılan kapitalizmin temel göstergeleri Mehmet Altan’ın “Kapitalizm Bu Köye Uğramadı” çalışmasında geçen ve Türkiye için kabul ettiği makroekonomik değişkenlerdir. Bu değişkenler, özel sektör istihdam oranı, özel sektör üretiminin toplam üretim içindeki payı, ticaretin toplam hâsıla içindeki payı, yabancı banka sayısındaki artış, özel yatırımların toplam hâsıla içindeki payı, şehirleşme oranı, borsa kapitalizasyonudur. Özel sektör ve yabancı sermaye itişli bu makroekonomik değişkenlerin CEE ülkeler için 2004 sonrası dönemde pozitif yönde anlamlı bir farklılaşma gösterip göstermediği analiz edilmiştir. Elde edilen sonuçlara göre, AB’ye girmek bu ülkelere ticaretlerini arttırma imkânı tanımış ve ticaret kapitalizminde ciddi bir ilerleme kaydetmelerine sebep olmuştur. Ancak üretim kapitalizmi ve finans kapitalizmi alanlarında ilerlemenin olduğuna dair güçlü delil bulunamamıştır.
Anahtar Kelimeler: Kapitalizm, Bölgesel Ekonomik Topluluklar, Orta ve Doğu Avrupa Ülkeleri Ekonomileri.
| Birincil Dil | Türkçe |
|---|---|
| Yazarlar | |
| Gönderilme Tarihi | 20 Ocak 2015 |
| Yayımlanma Tarihi | 20 Mart 2014 |
| IZ | https://izlik.org/JA63AK43MW |
| Yayımlandığı Sayı | Yıl 2013 Cilt: 15 Sayı: 4 |
Dokuz Eylül Üniversitesi Sosyal Bilimler Enstitüsü Dergisi Aile Yılı Özel Sayısı Çağrısı
Sayı Editörü
Prof. Dr. NEBİYE KONUK KANDEMİR
Sevgili Araştırmacılar ve Değerli Yazarlar,
Aile, toplumun temel yapı taşıdır ve bireylerin gelişimi ile sosyal yaşamın şekillenmesinde kritik bir rol oynamaktadır. Aile yapıları ve dinamikleri, tarihsel, kültürel ve toplumsal faktörlerle şekillenirken, bu faktörlerin aile içerisinde yaşanan sorunları, ilişkileri ve güç dengelerini nasıl etkilediği büyük bir önem taşımaktadır. 2025 yılı "Aile Yılı" olarak ilan edilmesi, aile olgusunun daha geniş bir perspektiften ele alınmasını ve bu konudaki farkındalığın artırılmasını hedeflemektedir.
Dokuz Eylül Üniversitesi Sosyal Bilimler Enstitüsü Dergisi, "Cilt: 28 Sayı: Özel Sayı" olarak 2026 yılında yayımlanacak olan Aile Yılı Özel Sayısı'na yönelik makale çağrısında bulunmaktadır. Bu özel sayı, aile yapılarını, rollerini ve dinamiklerini inceleyen çalışmalara ev sahipliği yapmayı hedeflemektedir.
Aile ile ilgili çalışmalara olan ihtiyaç, yalnızca bireysel düzeyde değil, toplumsal düzeyde de açıktır. Son yıllarda, aile içi ilişkilerin sağlıklı bir şekilde sürdürülmesi, toplumsal cinsiyet eşitliği, kadın hakları, çocuk sağlığı ve eğitim gibi konular ön plana çıkmış, bu konularda yapılacak bilimsel araştırmaların önemi artmıştır. Aile Yılı Özel Sayısı'nın hazırlanması, bu kritik meselelerin sistematik bir biçimde incelenmesine ve topluma duyurulmasına olanak sağlayacaktır.
Bu özel sayı, aile dinamiklerini, ilişkilerini ve sorunlarını derinlemesine inceleyen, özgün ve yenilikçi çalışmaları bir araya getirerek, alanında önemli bir kaynak oluşturmayı hedeflemektedir. Ayrıca, uzmanların görüşleri ve çeşitli disiplinlerden gelen katkılar sayesinde, aile kavramına dair güncel bakış açıları sunulacak, toplumsal fayda sağlanacaktır.
Aşağıda, özel sayıda kabul edilebilecek (ama bunlarla sınırlı olmayan) güncellenmiş konular listesi yer almaktadır:
• Aile Yapıları ve Değişimi
• Geleneksel ve Modern Aile Rolleri
• Aile İçi İletişim ve İlişkiler
• Ailedeki Psiko-Sosyal Dinamikler
• Aile İlişkilerinde Kültürel Farklılıklar
• Evlilik ve Boşanma Dinamikleri
• Aile ve Çocuk Gelişimi
• Ebeveynlik Stilleri ve Çocuk Üzerindeki Etkileri
• Aile Ekonomisi ve Sosyal Politika
• Aileyi Etkileyen Toplumsal Değişimler
• Aile ve Eğitim İlişkisi
• Ailede Şiddet ve Koruma Mekanizmaları
• Aile İçi Sağlık ve Refah
• Kadınların Aile İçindeki Rolü ve Değişen Dinamikleri
• Kadın Hakları ve Aile İlişkileri
• Kadının Aile Üyeleriyle İlişkileri ve Güç Dinamikleri
• Ailede Cinsiyet Eşitliği
İki bağımsız anonim hakem tarafından değerlendirmeden geçecek makaleler, kabul edilmesi halinde, Aralık 2026'da yayımlanacak özel sayımızda yer alacaktır. Gelecek sayıların dolmuş olması ve süreçte makale yoğunluğunun bulunması nedeniyle dergimiz, özel sayı dışında makale kabulüne kapalıdır. Özel sayı dışında dergimize gönderilen makaleler iade edilecektir.
Saygılarımızla