There are many reasons why women's employment is low in Muslim societies. One of these, perhaps the most important one, is the social acceptance of the traditional view that women do not have to work for wages or salaries. Undoubtedly, the most powerful mechanism that facilitates this acceptance is patriarchy. So much so, according to some Islamic interpretations, even the original message, which aims to transform gender inequality and establish equality between the genders, could be corrupted due to interpretations under the influence of patriarchy and could be seen as a means of reinforcing the hierarchical relationship between the genders. In this process, it can be said that religious texts, which aim to regulate the daily lives of individuals, play a major role, and Catechism is one of them. In this study, 12 catechism books, which represent the traditional understanding of Islam and which are the most sold in widely preferred internet sales sites, are examined in terms of how they regulate Muslim women’s employment. Within the scope of the qualitative research method, findings obtained from the content analysis provided five themes: (i)the difference between the ontological definition of women and men; (ii)the meaning attributed to the work activity; (iii)perspective on women employment; (iv)the reasons for opposing women employment; (v)on what conditions women employment can be supported.
Müslüman toplumlarda kadın istihdamının düşük olmasının pek çok nedeni vardır. Bu nedenlerden biri, hatta belki de en önemli nedenlerinden biri, kadının maaş veya ücret karşılığı çalışmak zorunda olmadığı yönündeki geleneksel görüşün toplumsal olarak kabul görmesidir. Şüphesiz ki, bu kabulü kolaylaştıran en güçlü mekanizma ataerkilliktir. Öyle ki, kimi İslami yorumlara göre toplumsal cinsiyet eşitsizliğini dönüştürerek cinsiyetler arasında eşitlik kurma hedefinde olan orijinal mesaj dahi, ataerkilliğin gölgesinde yapılan yorumlar nedeniyle yozlaştırılabilmiş ve cinsiyetler arasındaki hiyerarşik ilişkiyi daha da pekiştirmenin aracı olarak görülebilmiştir. Bu süreçte bireylerin gündelik hayatlarını düzenleme amacında olan dinsel metinlerin temel rol oynadığı söylenebilir ki, İlmihaller de bunlardan biridir. Bu çalışmada, yaygın olarak tercih edilen internet satış sitelerinde en çok satışı gerçekleşen ve geleneksel İslam anlayışını temsil eden 12 adet ilmihâl kitabı, Müslüman kadının çalışma davranışını düzenlemesi bakımından incelenmiştir. Nitel araştırma yöntemi kapsamında içerik analizi yoluyla gerçekleştirilen bu inceleme sonunda elde edilen bulgular şu beş temaya ulaşılmasını sağlamıştır: (i) kadın ve erkeğin ontolojik tanımlanmalarındaki farklılık, (ii) çalışma etkinliğine yüklenen anlam, (iii) kadının çalışmasına yönelik düşünce, (iv) kadının çalışmasına karşı çıkılmasının nedenleri, (v) kadının çalışmasının hangi şartlarda desteklenebileceği.
| Birincil Dil | Türkçe |
|---|---|
| Bölüm | Araştırma Makalesi |
| Yazarlar | |
| Gönderilme Tarihi | 7 Ocak 2020 |
| Yayımlanma Tarihi | 31 Mart 2021 |
| DOI | https://doi.org/10.16953/deusosbil.671673 |
| IZ | https://izlik.org/JA58DU97TD |
| Yayımlandığı Sayı | Yıl 2021 Cilt: 23 Sayı: 1 |
Dokuz Eylül Üniversitesi Sosyal Bilimler Enstitüsü Dergisi Aile Yılı Özel Sayısı Çağrısı
Sayı Editörü
Prof. Dr. NEBİYE KONUK KANDEMİR
Sevgili Araştırmacılar ve Değerli Yazarlar,
Aile, toplumun temel yapı taşıdır ve bireylerin gelişimi ile sosyal yaşamın şekillenmesinde kritik bir rol oynamaktadır. Aile yapıları ve dinamikleri, tarihsel, kültürel ve toplumsal faktörlerle şekillenirken, bu faktörlerin aile içerisinde yaşanan sorunları, ilişkileri ve güç dengelerini nasıl etkilediği büyük bir önem taşımaktadır. 2025 yılı "Aile Yılı" olarak ilan edilmesi, aile olgusunun daha geniş bir perspektiften ele alınmasını ve bu konudaki farkındalığın artırılmasını hedeflemektedir.
Dokuz Eylül Üniversitesi Sosyal Bilimler Enstitüsü Dergisi, "Cilt: 28 Sayı: Özel Sayı" olarak 2026 yılında yayımlanacak olan Aile Yılı Özel Sayısı'na yönelik makale çağrısında bulunmaktadır. Bu özel sayı, aile yapılarını, rollerini ve dinamiklerini inceleyen çalışmalara ev sahipliği yapmayı hedeflemektedir.
Aile ile ilgili çalışmalara olan ihtiyaç, yalnızca bireysel düzeyde değil, toplumsal düzeyde de açıktır. Son yıllarda, aile içi ilişkilerin sağlıklı bir şekilde sürdürülmesi, toplumsal cinsiyet eşitliği, kadın hakları, çocuk sağlığı ve eğitim gibi konular ön plana çıkmış, bu konularda yapılacak bilimsel araştırmaların önemi artmıştır. Aile Yılı Özel Sayısı'nın hazırlanması, bu kritik meselelerin sistematik bir biçimde incelenmesine ve topluma duyurulmasına olanak sağlayacaktır.
Bu özel sayı, aile dinamiklerini, ilişkilerini ve sorunlarını derinlemesine inceleyen, özgün ve yenilikçi çalışmaları bir araya getirerek, alanında önemli bir kaynak oluşturmayı hedeflemektedir. Ayrıca, uzmanların görüşleri ve çeşitli disiplinlerden gelen katkılar sayesinde, aile kavramına dair güncel bakış açıları sunulacak, toplumsal fayda sağlanacaktır.
Aşağıda, özel sayıda kabul edilebilecek (ama bunlarla sınırlı olmayan) güncellenmiş konular listesi yer almaktadır:
• Aile Yapıları ve Değişimi
• Geleneksel ve Modern Aile Rolleri
• Aile İçi İletişim ve İlişkiler
• Ailedeki Psiko-Sosyal Dinamikler
• Aile İlişkilerinde Kültürel Farklılıklar
• Evlilik ve Boşanma Dinamikleri
• Aile ve Çocuk Gelişimi
• Ebeveynlik Stilleri ve Çocuk Üzerindeki Etkileri
• Aile Ekonomisi ve Sosyal Politika
• Aileyi Etkileyen Toplumsal Değişimler
• Aile ve Eğitim İlişkisi
• Ailede Şiddet ve Koruma Mekanizmaları
• Aile İçi Sağlık ve Refah
• Kadınların Aile İçindeki Rolü ve Değişen Dinamikleri
• Kadın Hakları ve Aile İlişkileri
• Kadının Aile Üyeleriyle İlişkileri ve Güç Dinamikleri
• Ailede Cinsiyet Eşitliği
İki bağımsız anonim hakem tarafından değerlendirmeden geçecek makaleler, kabul edilmesi halinde, Aralık 2026'da yayımlanacak özel sayımızda yer alacaktır. Gelecek sayıların dolmuş olması ve süreçte makale yoğunluğunun bulunması nedeniyle dergimiz, özel sayı dışında makale kabulüne kapalıdır. Özel sayı dışında dergimize gönderilen makaleler iade edilecektir.
Saygılarımızla