Adalet Ağaoğlu focuses on the political environment of the March 12 period, the psychological-physical violence events, social conflict, polarization, the reality of torture, a socialist subject’s feeling of guilt, and its internal and external contradictions among all these, in her stories, theater plays and novels written in the 1970s. In her stories written at this period, she discusses the phenomenon of crime, legitimacy of those who set the laws and displays the innocence of those who are declared guilty by the laws. In her story book Yüksek Gerilim (1974), the conflict between the military administration and the revolutionary activists of the March 12 period is reflected, while at the same time discussing the economic violence faced by workers and laborers in the capitalist-bourgeois state and the conditions that pushed them into crime. Thus, the class context of the crime phenomenon is questioned around both political and ordinary crime definitions. In the other story book, Sessizliğin İlk Sesi (1978), she deals with the phenomenon of crime in a more implicit context, mainly in the -context of class conflicts in civilian life, with the influence of the decrease on the hot-conflict environment of the March 12 period. In this article, I will try to show how Adalet Ağaoğlu focuses on the matter of crime in her two story books.
Adalet Ağaoğlu, özellikle 1970’lerde yazdığı öykü, tiyatro oyunu ve romanlarında, 12 Mart döneminin politik ortamına, psikolojik-fiziksel şiddet olaylarına, toplumsal çatışmaya, kutuplaşmaya, işkence gerçeğine, sosyalist öznenin bütün bunlar arasında yaşadığı suçluluk duygusuna, iç ve dış çelişkilere odaklanır. Adalet Ağaoğlu, bu dönemde yazdığı öykülerinde, suç olgusunu, kanunları belirleyenlerin meşruiyetini tartışmaya açar, kanunlar tarafından suçlu ilan edilenlerin masumiyetini sergiler. Bu dönemde yazdığı Yüksek Gerilim (1974) kitabında, 12 Mart dönemi askerî yönetimiyle devrimci aktivistler arasındaki çatışma yansıtılırken aynı zamanda kapitalist-burjuva devletinde işçi-emekçilerin yaşadığı ekonomik şiddet ve onları suça iten koşullar da ele alınır. Böylece hem politik hem adi suç tanımlamaları etrafında suç olgusunun sınıfsal bağlamı sorgulanır. Sessizliğin İlk Sesi (1978) öykü kitabındaysa, 12 Mart döneminin sıcak-çatışmalı ortamından uzaklaşılmasının da etkisiyle yazar, suç olgusunu daha örtük bir bağlamda, ağırlıklı olarak sivil yaşamdaki sınıf çatışmaları odağında ele alır. Bu yazıda, Adalet Ağaoğlu’nun iki öykü kitabında, suç konusuna hangi meseleler odağında yaklaştığını ele almaya çalışacağım.
| Birincil Dil | Türkçe |
|---|---|
| Bölüm | Araştırma Makalesi |
| Yazarlar | |
| Gönderilme Tarihi | 7 Nisan 2020 |
| Yayımlanma Tarihi | 30 Haziran 2021 |
| DOI | https://doi.org/10.16953/deusosbil.716105 |
| IZ | https://izlik.org/JA73HE93PC |
| Yayımlandığı Sayı | Yıl 2021 Cilt: 23 Sayı: 2 |
Dokuz Eylül Üniversitesi Sosyal Bilimler Enstitüsü Dergisi Aile Yılı Özel Sayısı Çağrısı
Sayı Editörü
Prof. Dr. NEBİYE KONUK KANDEMİR
Sevgili Araştırmacılar ve Değerli Yazarlar,
Aile, toplumun temel yapı taşıdır ve bireylerin gelişimi ile sosyal yaşamın şekillenmesinde kritik bir rol oynamaktadır. Aile yapıları ve dinamikleri, tarihsel, kültürel ve toplumsal faktörlerle şekillenirken, bu faktörlerin aile içerisinde yaşanan sorunları, ilişkileri ve güç dengelerini nasıl etkilediği büyük bir önem taşımaktadır. 2025 yılı "Aile Yılı" olarak ilan edilmesi, aile olgusunun daha geniş bir perspektiften ele alınmasını ve bu konudaki farkındalığın artırılmasını hedeflemektedir.
Dokuz Eylül Üniversitesi Sosyal Bilimler Enstitüsü Dergisi, "Cilt: 28 Sayı: Özel Sayı" olarak 2026 yılında yayımlanacak olan Aile Yılı Özel Sayısı'na yönelik makale çağrısında bulunmaktadır. Bu özel sayı, aile yapılarını, rollerini ve dinamiklerini inceleyen çalışmalara ev sahipliği yapmayı hedeflemektedir.
Aile ile ilgili çalışmalara olan ihtiyaç, yalnızca bireysel düzeyde değil, toplumsal düzeyde de açıktır. Son yıllarda, aile içi ilişkilerin sağlıklı bir şekilde sürdürülmesi, toplumsal cinsiyet eşitliği, kadın hakları, çocuk sağlığı ve eğitim gibi konular ön plana çıkmış, bu konularda yapılacak bilimsel araştırmaların önemi artmıştır. Aile Yılı Özel Sayısı'nın hazırlanması, bu kritik meselelerin sistematik bir biçimde incelenmesine ve topluma duyurulmasına olanak sağlayacaktır.
Bu özel sayı, aile dinamiklerini, ilişkilerini ve sorunlarını derinlemesine inceleyen, özgün ve yenilikçi çalışmaları bir araya getirerek, alanında önemli bir kaynak oluşturmayı hedeflemektedir. Ayrıca, uzmanların görüşleri ve çeşitli disiplinlerden gelen katkılar sayesinde, aile kavramına dair güncel bakış açıları sunulacak, toplumsal fayda sağlanacaktır.
Aşağıda, özel sayıda kabul edilebilecek (ama bunlarla sınırlı olmayan) güncellenmiş konular listesi yer almaktadır:
• Aile Yapıları ve Değişimi
• Geleneksel ve Modern Aile Rolleri
• Aile İçi İletişim ve İlişkiler
• Ailedeki Psiko-Sosyal Dinamikler
• Aile İlişkilerinde Kültürel Farklılıklar
• Evlilik ve Boşanma Dinamikleri
• Aile ve Çocuk Gelişimi
• Ebeveynlik Stilleri ve Çocuk Üzerindeki Etkileri
• Aile Ekonomisi ve Sosyal Politika
• Aileyi Etkileyen Toplumsal Değişimler
• Aile ve Eğitim İlişkisi
• Ailede Şiddet ve Koruma Mekanizmaları
• Aile İçi Sağlık ve Refah
• Kadınların Aile İçindeki Rolü ve Değişen Dinamikleri
• Kadın Hakları ve Aile İlişkileri
• Kadının Aile Üyeleriyle İlişkileri ve Güç Dinamikleri
• Ailede Cinsiyet Eşitliği
İki bağımsız anonim hakem tarafından değerlendirmeden geçecek makaleler, kabul edilmesi halinde, Aralık 2026'da yayımlanacak özel sayımızda yer alacaktır. Gelecek sayıların dolmuş olması ve süreçte makale yoğunluğunun bulunması nedeniyle dergimiz, özel sayı dışında makale kabulüne kapalıdır. Özel sayı dışında dergimize gönderilen makaleler iade edilecektir.
Saygılarımızla