Günümüzde her yanı saran yeni medya teknolojileri ve beraberinde çoğalan sosyal medya kullanımı, yeni birçok soruyu gündeme taşımıştır. Sosyal medyanın yeni bir kamusal alan oluşturup oluşturamayacağı sorusu da bunlardan biridir. Demokratik bir kamusal alan umudu, bu yeni teknolojilerle birlikte mümkün olabilecek midir? Çok sayıda kullanıcıya sahip bir sosyal ağ olan Instagram üzerinden gerçekleştirilen araştırmanın temel sorusu budur. Instagram birçok farklı kategoride paylaşımın gerçekleştirildiği bir sosyal ağdır. Bu çalışmada odaklanılan grup ise yoğunluklu olarak kitap paylaşımı yapan ve çoğunlukla kendilerine “Bookstagram” adını veren hesaplardır. Bu hesaplara odaklanılmasının nedeni, kamusal alanın ortaya çıktığı dönemlerde edebiyatla olan yakın ilişkisidir. Anket ve söylem analizi yöntemlerinin kullanıldığı araştırma, Bookstagram hesaplarının yeni bir kamusal alan yaratma potansiyeli olup olmadığı sorusunu sormaktadır. Kamusal alan, farklılıkların oluşturduğu çoğunlukla var olabilmektedir. Sosyal medya mecraları da birçok farklı ağdan meydana gelmektedir. Bu bakımdan, bu araştırma büyük bir çemberin sadece bir halkasıdır. Diğer halkalarla/diğer araştırmalarla desteklenen bir çember, sosyal medyanın kamusal alan oluşturma potansiyeli konusunda bizlere daha kapsamlı cevaplar verebilecektir.
Today, new media technologies and increasing social media usage have risen many new questions. The question of whether social media can create a new public sphere is one of them. Will the prospect of a democratic public sphere be possible with these new technologies? This is the main question of research conducted through Instagram, a social network with many users. Instagram is a social network where sharing is performed in many different categories. The group that is focused on this study are the accounts that extensively share books and often call themselves "Bookstagram". The reason for focusing on these accounts is because of their close relationship with literature during periods when the public sphere arises. The research, which used survey and discourse analysis methods, asks whether Bookstagram accounts have the potential to create a new public sphere. The public sphere generally can be created by majorities which have many differences. Social media channels also consist of many different networks. In this regard, this research is only a small part of a large research area. Supporting the field with other researches can give us more comprehensive answers on the potential of social media to create a public sphere.
| Birincil Dil | Türkçe |
|---|---|
| Bölüm | Araştırma Makalesi |
| Yazarlar | |
| Gönderilme Tarihi | 7 Mayıs 2020 |
| Yayımlanma Tarihi | 31 Mart 2021 |
| DOI | https://doi.org/10.16953/deusosbil.728206 |
| IZ | https://izlik.org/JA93PX67BX |
| Yayımlandığı Sayı | Yıl 2021 Cilt: 23 Sayı: 1 |
Dokuz Eylül Üniversitesi Sosyal Bilimler Enstitüsü Dergisi Aile Yılı Özel Sayısı Çağrısı
Sayı Editörü
Prof. Dr. NEBİYE KONUK KANDEMİR
Sevgili Araştırmacılar ve Değerli Yazarlar,
Aile, toplumun temel yapı taşıdır ve bireylerin gelişimi ile sosyal yaşamın şekillenmesinde kritik bir rol oynamaktadır. Aile yapıları ve dinamikleri, tarihsel, kültürel ve toplumsal faktörlerle şekillenirken, bu faktörlerin aile içerisinde yaşanan sorunları, ilişkileri ve güç dengelerini nasıl etkilediği büyük bir önem taşımaktadır. 2025 yılı "Aile Yılı" olarak ilan edilmesi, aile olgusunun daha geniş bir perspektiften ele alınmasını ve bu konudaki farkındalığın artırılmasını hedeflemektedir.
Dokuz Eylül Üniversitesi Sosyal Bilimler Enstitüsü Dergisi, "Cilt: 28 Sayı: Özel Sayı" olarak 2026 yılında yayımlanacak olan Aile Yılı Özel Sayısı'na yönelik makale çağrısında bulunmaktadır. Bu özel sayı, aile yapılarını, rollerini ve dinamiklerini inceleyen çalışmalara ev sahipliği yapmayı hedeflemektedir.
Aile ile ilgili çalışmalara olan ihtiyaç, yalnızca bireysel düzeyde değil, toplumsal düzeyde de açıktır. Son yıllarda, aile içi ilişkilerin sağlıklı bir şekilde sürdürülmesi, toplumsal cinsiyet eşitliği, kadın hakları, çocuk sağlığı ve eğitim gibi konular ön plana çıkmış, bu konularda yapılacak bilimsel araştırmaların önemi artmıştır. Aile Yılı Özel Sayısı'nın hazırlanması, bu kritik meselelerin sistematik bir biçimde incelenmesine ve topluma duyurulmasına olanak sağlayacaktır.
Bu özel sayı, aile dinamiklerini, ilişkilerini ve sorunlarını derinlemesine inceleyen, özgün ve yenilikçi çalışmaları bir araya getirerek, alanında önemli bir kaynak oluşturmayı hedeflemektedir. Ayrıca, uzmanların görüşleri ve çeşitli disiplinlerden gelen katkılar sayesinde, aile kavramına dair güncel bakış açıları sunulacak, toplumsal fayda sağlanacaktır.
Aşağıda, özel sayıda kabul edilebilecek (ama bunlarla sınırlı olmayan) güncellenmiş konular listesi yer almaktadır:
• Aile Yapıları ve Değişimi
• Geleneksel ve Modern Aile Rolleri
• Aile İçi İletişim ve İlişkiler
• Ailedeki Psiko-Sosyal Dinamikler
• Aile İlişkilerinde Kültürel Farklılıklar
• Evlilik ve Boşanma Dinamikleri
• Aile ve Çocuk Gelişimi
• Ebeveynlik Stilleri ve Çocuk Üzerindeki Etkileri
• Aile Ekonomisi ve Sosyal Politika
• Aileyi Etkileyen Toplumsal Değişimler
• Aile ve Eğitim İlişkisi
• Ailede Şiddet ve Koruma Mekanizmaları
• Aile İçi Sağlık ve Refah
• Kadınların Aile İçindeki Rolü ve Değişen Dinamikleri
• Kadın Hakları ve Aile İlişkileri
• Kadının Aile Üyeleriyle İlişkileri ve Güç Dinamikleri
• Ailede Cinsiyet Eşitliği
İki bağımsız anonim hakem tarafından değerlendirmeden geçecek makaleler, kabul edilmesi halinde, Aralık 2026'da yayımlanacak özel sayımızda yer alacaktır. Gelecek sayıların dolmuş olması ve süreçte makale yoğunluğunun bulunması nedeniyle dergimiz, özel sayı dışında makale kabulüne kapalıdır. Özel sayı dışında dergimize gönderilen makaleler iade edilecektir.
Saygılarımızla