In The Tree of Life, Terrence Malick presents Jack O’Brien’s attempts to come to terms with his past. The most traumatic experience in his past is his brother’s death which gives not only Jack but also other members of the family a great agony. Similarly, Miracles from Heaven deals with affliction. Inspired by a true story, Patricia Riggen dives into the lives of the Beams projecting both physical and psychological agony since the 10-year-old daughter Anna (Annabel) suffers from a deathly illness. Even though Anna is miraculously healed in the end by divine intervention, both films interrogate death and suffering as a process that threatens the meaningful order of a cosmos ruled by an almighty powerful transcendental creator. Pondering on especially the term theodicy as a theoretical framework, this paper elucidates how these two films deal with the problem of suffering in which humanity loses touch with a meaningful cosmos and how they offer spiritual solutions to this problem by engaging in cosmic voyages.
Hayat Ağacı (The Tree of Life) adlı filmde, Malick Jack O’Brien’ın geçmişi ile uzlaşma çabalarını sergiler. Geçmişindeki en sarsıcı deneyim sadece Jack’e değil ailenin bütün bireylerine büyük bir acı veren kardeşinin ölümüdür. Benzer bir şekilde, Cennetten Mucizeler (Miracles from Heaven) filmi de acı ile ilgilenmektedir. Patricia Riggen, gerçek bir hikayeden esinlenerek, 10 yaşındaki kızları Anna (Annabel) ölümcül bir hastalıkla boğuşan Beams ailesinin hayatlarını hem fiziksel hem psikolojik acıyı yansıtarak sergiler. Anna ilahi bir müdahale ile mucizevi bir şekilde iyileşse de, her iki film de ulu, güçlü, aşkın bir yaratıcı tarafından hükmedilen bir kozmosun anlamlı düzenini tehdit eden bir süreç olarak ölümü ve acı çekmeyi sorgular. Özellikle teodise kavramını teorik çerçeve olarak düşünerek, bu çalışma bu iki filmin insanların anlamlı bir kozmos ile temaslarını yitirdikleri acı çekme problemini nasıl ele aldıklarını ve kozmik yolculuklar sergileyerek nasıl bu probleme ruhani çözümler önerdiklerini açıklamaktadır.
| Birincil Dil | İngilizce |
|---|---|
| Bölüm | Araştırma Makalesi |
| Yazarlar | |
| Gönderilme Tarihi | 3 Ağustos 2020 |
| Yayımlanma Tarihi | 31 Mart 2021 |
| DOI | https://doi.org/10.16953/deusosbil.776647 |
| IZ | https://izlik.org/JA88WE57SD |
| Yayımlandığı Sayı | Yıl 2021 Cilt: 23 Sayı: 1 |
Dokuz Eylül Üniversitesi Sosyal Bilimler Enstitüsü Dergisi Aile Yılı Özel Sayısı Çağrısı
Sayı Editörü
Prof. Dr. NEBİYE KONUK KANDEMİR
Sevgili Araştırmacılar ve Değerli Yazarlar,
Aile, toplumun temel yapı taşıdır ve bireylerin gelişimi ile sosyal yaşamın şekillenmesinde kritik bir rol oynamaktadır. Aile yapıları ve dinamikleri, tarihsel, kültürel ve toplumsal faktörlerle şekillenirken, bu faktörlerin aile içerisinde yaşanan sorunları, ilişkileri ve güç dengelerini nasıl etkilediği büyük bir önem taşımaktadır. 2025 yılı "Aile Yılı" olarak ilan edilmesi, aile olgusunun daha geniş bir perspektiften ele alınmasını ve bu konudaki farkındalığın artırılmasını hedeflemektedir.
Dokuz Eylül Üniversitesi Sosyal Bilimler Enstitüsü Dergisi, "Cilt: 28 Sayı: Özel Sayı" olarak 2026 yılında yayımlanacak olan Aile Yılı Özel Sayısı'na yönelik makale çağrısında bulunmaktadır. Bu özel sayı, aile yapılarını, rollerini ve dinamiklerini inceleyen çalışmalara ev sahipliği yapmayı hedeflemektedir.
Aile ile ilgili çalışmalara olan ihtiyaç, yalnızca bireysel düzeyde değil, toplumsal düzeyde de açıktır. Son yıllarda, aile içi ilişkilerin sağlıklı bir şekilde sürdürülmesi, toplumsal cinsiyet eşitliği, kadın hakları, çocuk sağlığı ve eğitim gibi konular ön plana çıkmış, bu konularda yapılacak bilimsel araştırmaların önemi artmıştır. Aile Yılı Özel Sayısı'nın hazırlanması, bu kritik meselelerin sistematik bir biçimde incelenmesine ve topluma duyurulmasına olanak sağlayacaktır.
Bu özel sayı, aile dinamiklerini, ilişkilerini ve sorunlarını derinlemesine inceleyen, özgün ve yenilikçi çalışmaları bir araya getirerek, alanında önemli bir kaynak oluşturmayı hedeflemektedir. Ayrıca, uzmanların görüşleri ve çeşitli disiplinlerden gelen katkılar sayesinde, aile kavramına dair güncel bakış açıları sunulacak, toplumsal fayda sağlanacaktır.
Aşağıda, özel sayıda kabul edilebilecek (ama bunlarla sınırlı olmayan) güncellenmiş konular listesi yer almaktadır:
• Aile Yapıları ve Değişimi
• Geleneksel ve Modern Aile Rolleri
• Aile İçi İletişim ve İlişkiler
• Ailedeki Psiko-Sosyal Dinamikler
• Aile İlişkilerinde Kültürel Farklılıklar
• Evlilik ve Boşanma Dinamikleri
• Aile ve Çocuk Gelişimi
• Ebeveynlik Stilleri ve Çocuk Üzerindeki Etkileri
• Aile Ekonomisi ve Sosyal Politika
• Aileyi Etkileyen Toplumsal Değişimler
• Aile ve Eğitim İlişkisi
• Ailede Şiddet ve Koruma Mekanizmaları
• Aile İçi Sağlık ve Refah
• Kadınların Aile İçindeki Rolü ve Değişen Dinamikleri
• Kadın Hakları ve Aile İlişkileri
• Kadının Aile Üyeleriyle İlişkileri ve Güç Dinamikleri
• Ailede Cinsiyet Eşitliği
İki bağımsız anonim hakem tarafından değerlendirmeden geçecek makaleler, kabul edilmesi halinde, Aralık 2026'da yayımlanacak özel sayımızda yer alacaktır. Gelecek sayıların dolmuş olması ve süreçte makale yoğunluğunun bulunması nedeniyle dergimiz, özel sayı dışında makale kabulüne kapalıdır. Özel sayı dışında dergimize gönderilen makaleler iade edilecektir.
Saygılarımızla