The translation literature indicates a negative perception regarding the translator status and the translation profession. This study aims to explore how the state and private sector translators’ social, symbolic, cultural capital and translatorial habitus are related to their self-perceptions of status as a professional group in Turkey. With this aim in mind, semi-structured in-depth interviews were conducted with thirteen translators who work in the state and private sectors in Turkey. The results of the interviews are discussed in the light of Pierre Bourdieu’s key concepts of capital and habitus. According to the findings of the study, translation is not still a fully established profession in Turkey. The findings also indicate that translators don't assign the same value to all the capital forms. Especially the possession of a distinctive cultural capital in an unregulated field leads them to develop a professional habitus of proud, satisfied, committed experts. In light of the qualitative findings this study argues that the social negative narratives regarding the translation profession in Turkey clash with the translators’ personal narratives in terms of their social, symbolic, cultural capital and translatorial habitus.
Çeviribilim araştırmalarında çevirmen statüsü ve çevirmenlik mesleğine ilişkin olumsuz bir algı söz konusudur. Bu çalışmanın amacı Türkiye’de özel sektörde ve kamu sektöründe çalışan çevirmenlerin bir meslek grubu olarak statülerine yönelik öz algılarının sosyal, sembolik, kültürel sermayeleri ve çevirmen habituslarıyla ilişkisini araştırmaktır. Bu amaç doğrultusunda, özel sektörde ve kamu sektöründe çalışan toplam 13 çevirmen ile yarı yapılandırılmış görüşmeler yapılmıştır. Bu görüşmelerin verileri Pierre Bourdieu’nun habitus ve sermaye kavramları ışığında incelenmiştir. Araştırma sonuçlarına göre, Türkiye’de çevirmenlikte meslekleşme süreci tamamlanmış değildir. Ayrıca araştırma sonuçları, çevirmenlerin farklı sermaye türlerine eşit derecede değer vermediklerine işaret etmektedir. Özellikle düzenlemelerin eksik olduğu bir alanda ayırt edici bir kültürel sermayeye sahip olmaları, çevirmenlerin işiyle gurur duyun, iş tatmini yüksek, kendini mesleğe adamış uzman şeklinde bir mesleki habitus geliştirmesine yol açmaktadır. Araştırma Türkiye’de çevirmenlik mesleğine ilişkin olumsuz toplumsal anlaıların, çevirmenlerin sosyal, sembolik, kültürel ve çevirmenlik habitusları açısından kişisel anlatıları ile çatışmakta olduğunu savunmaktadır.
Sayın editöre ve yardımcılarına emekleri için çok teşekkür ederiz.
| Birincil Dil | İngilizce |
|---|---|
| Bölüm | Araştırma Makalesi |
| Yazarlar | |
| Gönderilme Tarihi | 2 Ekim 2020 |
| Yayımlanma Tarihi | 31 Aralık 2020 |
| DOI | https://doi.org/10.16953/deusosbil.803256 |
| IZ | https://izlik.org/JA46GJ88TZ |
| Yayımlandığı Sayı | Yıl 2020 Cilt: 22 Sayı: 4 |
Dokuz Eylül Üniversitesi Sosyal Bilimler Enstitüsü Dergisi Aile Yılı Özel Sayısı Çağrısı
Sayı Editörü
Prof. Dr. NEBİYE KONUK KANDEMİR
Sevgili Araştırmacılar ve Değerli Yazarlar,
Aile, toplumun temel yapı taşıdır ve bireylerin gelişimi ile sosyal yaşamın şekillenmesinde kritik bir rol oynamaktadır. Aile yapıları ve dinamikleri, tarihsel, kültürel ve toplumsal faktörlerle şekillenirken, bu faktörlerin aile içerisinde yaşanan sorunları, ilişkileri ve güç dengelerini nasıl etkilediği büyük bir önem taşımaktadır. 2025 yılı "Aile Yılı" olarak ilan edilmesi, aile olgusunun daha geniş bir perspektiften ele alınmasını ve bu konudaki farkındalığın artırılmasını hedeflemektedir.
Dokuz Eylül Üniversitesi Sosyal Bilimler Enstitüsü Dergisi, "Cilt: 28 Sayı: Özel Sayı" olarak 2026 yılında yayımlanacak olan Aile Yılı Özel Sayısı'na yönelik makale çağrısında bulunmaktadır. Bu özel sayı, aile yapılarını, rollerini ve dinamiklerini inceleyen çalışmalara ev sahipliği yapmayı hedeflemektedir.
Aile ile ilgili çalışmalara olan ihtiyaç, yalnızca bireysel düzeyde değil, toplumsal düzeyde de açıktır. Son yıllarda, aile içi ilişkilerin sağlıklı bir şekilde sürdürülmesi, toplumsal cinsiyet eşitliği, kadın hakları, çocuk sağlığı ve eğitim gibi konular ön plana çıkmış, bu konularda yapılacak bilimsel araştırmaların önemi artmıştır. Aile Yılı Özel Sayısı'nın hazırlanması, bu kritik meselelerin sistematik bir biçimde incelenmesine ve topluma duyurulmasına olanak sağlayacaktır.
Bu özel sayı, aile dinamiklerini, ilişkilerini ve sorunlarını derinlemesine inceleyen, özgün ve yenilikçi çalışmaları bir araya getirerek, alanında önemli bir kaynak oluşturmayı hedeflemektedir. Ayrıca, uzmanların görüşleri ve çeşitli disiplinlerden gelen katkılar sayesinde, aile kavramına dair güncel bakış açıları sunulacak, toplumsal fayda sağlanacaktır.
Aşağıda, özel sayıda kabul edilebilecek (ama bunlarla sınırlı olmayan) güncellenmiş konular listesi yer almaktadır:
• Aile Yapıları ve Değişimi
• Geleneksel ve Modern Aile Rolleri
• Aile İçi İletişim ve İlişkiler
• Ailedeki Psiko-Sosyal Dinamikler
• Aile İlişkilerinde Kültürel Farklılıklar
• Evlilik ve Boşanma Dinamikleri
• Aile ve Çocuk Gelişimi
• Ebeveynlik Stilleri ve Çocuk Üzerindeki Etkileri
• Aile Ekonomisi ve Sosyal Politika
• Aileyi Etkileyen Toplumsal Değişimler
• Aile ve Eğitim İlişkisi
• Ailede Şiddet ve Koruma Mekanizmaları
• Aile İçi Sağlık ve Refah
• Kadınların Aile İçindeki Rolü ve Değişen Dinamikleri
• Kadın Hakları ve Aile İlişkileri
• Kadının Aile Üyeleriyle İlişkileri ve Güç Dinamikleri
• Ailede Cinsiyet Eşitliği
İki bağımsız anonim hakem tarafından değerlendirmeden geçecek makaleler, kabul edilmesi halinde, Aralık 2026'da yayımlanacak özel sayımızda yer alacaktır. Gelecek sayıların dolmuş olması ve süreçte makale yoğunluğunun bulunması nedeniyle dergimiz, özel sayı dışında makale kabulüne kapalıdır. Özel sayı dışında dergimize gönderilen makaleler iade edilecektir.
Saygılarımızla