tucker green'in hang (2015) adlı oyunu, başlıca istismar olayının yol açtığı duygusal acıyla ilgilenir. Büyük ihtimalle beyaz bir adam tarafından istismara uğrayan siyah kadın karakter, istismarın ardından yaşadığı acıyı ve belirtilmeyen bir suçun çocukları ve kocası üzerindeki olumsuz etkilerini dile getirmek için öfkesini gösterir. Uzun süren cezalandırma sürecinden duyduğu hoşnutsuzluğu, kurumlara karşı direnmek için bir ifade alanı haline gelen sessizliklerle gösterir. Öfkesi ve sessizlik anları, kurumlarda ve çağdaş dünyada zulme karşı duyarsızlığı ve empati eksikliğini gözler önüne serer. Ötekileştirilmiş kadın karakterine verilen ses, siyah kadınları damgalayan ve travmatize eden kurumlara, uygulamalara ve davranışlara karşı güçlü bir tepkiyi yansıtır. Bu bağlamda, bu makale tucker green’in hang oyununu feminist bir bakış açısıyla incelemeyi ve sessizliğin ve öfkenin adaletsizlik ve eşitsizliklere karşı bir direniş aracı olarak nasıl işlev gördüğünü ele almayı amaçlamaktadır. Duyguların güçlenmeye yol açan güçlü bir araç haline geldiğini açıklamak için öfke, acı ve feminizm arasındaki karmaşık ilişki Sara Ahmed'in Duyguların Kültürel Politikası adlı kitabına değinilerek incelenecektir. Bu makale aynı zamanda oyunun, baskı ve mağduriyetle ilgili yaygın söylemlere meydan okuma yetkisi verilen siyah kadın karakteri sunarak, travmatize edilmiş ve susturulmuş olarak temsil edilen kurbanın arketipal imgesini nasıl altüst ettiğini de göstermeyi amaçlamaktadır.
öfke sessizlik feminizm kurumsal ırkçılık debbie tucker green hang
tucker green’s hang (2015) mainly deals with the emotional suffering wrought by the event of abuse. The black female character, who has been abused by a man, most likely white, shows her anger to articulate her suffering aftermath abuse as well as the deleterious impacts of an unspecified crime on her children and her husband. She shows her discontentedness with the prolonged process of retribution through silences which become a site of expression to resist the criminal institutions. Her indignation and moments of silence expose the apathy and the lack of empathy against cruelty in the institutions and contemporary world. The voice given to the marginalized female character echoes a strong reaction against the institutions, practices and behaviour which stigmatize and traumatize black females. In this respect, this essay intends to examine tucker green’s hang from a feminist standpoint and consider the ways in which silence and anger function as a tool of resistance against injustices and inequalities. In order to clarify that emotions become the powerful instrument that leads to empowerment, the intricate relationship between anger, pain and feminism will be explored with references to Sara Ahmed’s The Cultural Politics of Emotion. This essay also aims to explain how the play subverts the archetypal image of victim which is represented as traumatised and silenced by presenting the black female character who is empowered to challenge the prevailing discourses related to oppression and victimhood.
anger silence feminism institutional racism debbie tucker green hang
| Birincil Dil | İngilizce |
|---|---|
| Konular | İngiliz ve İrlanda Dili, Edebiyatı ve Kültürü |
| Bölüm | Araştırma Makalesi |
| Yazarlar | |
| Gönderilme Tarihi | 30 Kasım 2025 |
| Kabul Tarihi | 2 Şubat 2026 |
| Yayımlanma Tarihi | 21 Mart 2026 |
| DOI | https://doi.org/10.30767/diledeara.1832888 |
| IZ | https://izlik.org/JA58EK27LB |
| Yayımlandığı Sayı | Yıl 2026 Sayı: 33 |
Dil ve Edebiyat Araştırmaları Dergisi Creative Commons Atıf-GayrıTicari-Türetilemez 4.0 Uluslararası Lisansı (CC BY-NC-ND 4.0) ile lisanslanmıştır.