Araştırma Makalesi

Aylak Sözcüğü Üzerine

Sayı: 21 20 Mart 2020
PDF İndir
EN TR

Aylak Sözcüğü Üzerine

Öz

Türkçede aylak “işsiz, boş gezen, avare (kimse)” anlamındadır. Fransızca flâner "oyalanmak, aylaklık etmek" fiilinden türetilen flanör (flâneur) ise 19. yy’da ortaya çıkan, “aylak aylak gezen aydın, kentli aylak, düşünür gezgin” anlamına gelen bir kavramdır. Moderniteyle ortaya çıkan aylak sınıf ise Russel’a göre, sanatı geliştiren, bilimleri bulan, felsefi düşünceler ortaya atan bir sınıftır. Türk romanlarında Tanzimat yıllarından beri “alafranga züppe tipi” şeklinde yüzeysel olarak işlenen aylak tipi flanör (flâneur) anlamıyla ilk kez Yusuf Atılgan’ın Aylak Adam romanında işlenmiştir. Romanın başkişisi C.’nin üzerinden bir çeşit aylaklık manifestosunun ele alındığı, aylak kavramının sorgulandığı bu roman, “işsiz, boş gezen avare (kimse)” anlamının yanında “düşünür gezgin” anlamını da karşılayan aylak sözcüğünün incelendiği bu makaleye ilham olmuştur. Makalede Eski Türkçeden Türkiye Türkçesine aylak sözcüğünün etimolojik ve semantik olarak tarihî seyrinin incelenmesi yoluyla sözlüklerdeki ve Türkçenin tarihî kaynaklarındaki aylak/aylaklık algısı üzerinde durulmuştur. Makalede aylak sözcüğünün “işsiz, boş gezen avare (kimse)” dışında Türkçenin tarihî dönemlerinde ve çağdaş lehçelerinde “boşta olan, boş; haylaz; tembel; bedava, karşılıksız, ücretsiz; kalp, kalbin bulunduğu boşluk; girdap; körfez; rıhtım, liman” gibi anlamlara geldiği; ağızlarda ise “karşılıksız, bedava, beleş; açık, aşikâr, belli; bir aylığına tutulan işçi, hizmetçi; açıklık, meydan; derin kuyulardan su çeken hayvanın döndüğü, gidip geldiği yol, yer; tarla sulamakta kullanılan kuyu, işsiz” gibi anlamlarda kullanıldığı tespit edilmiştir. Buna göre aylak sözcüğünün felsefi ve edebî alanda kazandığı “düşünür gezgin” anlamının sözlüklerde yer almaması bu anlamın halk nazarında çok karşılık bulmamasından, aylaklığın tembellikle özdeşleştirilmesinden, bizde aylak sınıfın uygarlığın gelişmesinde Batı’daki gibi etkin rol oynamamasından ileri geldiği sonucuna varılmıştır.

Anahtar Kelimeler

Kaynakça

  1. Ahmet Vefik Paşa, (2000), Lehçe-i Osmânî, Hzl. Recep Toparlı, Ankara: Türk Dil Kurumu Yayınları.
  2. Akbaş, M.-Bozok N. (2015), “Aylak Adam ve Tuhaf Bir Kadın Sokaklarda Gezinirken: Aynı Sokaklar[Da] Farklı Deneyimler[Le]”, Folklor/Edebiyat, 21 (81) , s. 125-138.
  3. Aktan Küçük, Deniz (2007), Türk Romanında Aylaklık (1875-1960), Yayımlanmamış Yüksek Lisans Tezi, Boğaziçi Üniversitesi Yüksek Lisans Tezi, İstanbul.
  4. Arat, Reşit Rahmeti (1947), Kutadgu Bilig I- Metin, TDK, İstanbul: Milli Eğitim Basımevi.
  5. Atalay, Besim (1970), Abuşka Lügati veya Çağatay Sözlüğü, Ankara: Ayyıldız Matbaası.
  6. Atılgan, Yusuf (2000), Aylak Adam, 6. baskı, İstanbul: Yapı Kredi Yay.
  7. Ayverdi İlhan-Topaloğlu Ahmet (2010), Misalli Büyük Türkçe Sözlük, İstanbul: Kubbealtı Neşriyat.
  8. Banguoğlu, Tahsin (2000), Türkçenin Grameri, Ankara: TDK Yay.

Ayrıntılar

Birincil Dil

Türkçe

Konular

-

Bölüm

Araştırma Makalesi

Yayımlanma Tarihi

20 Mart 2020

Gönderilme Tarihi

10 Aralık 2019

Kabul Tarihi

22 Ocak 2020

Yayımlandığı Sayı

Yıl 2020 Sayı: 21

Kaynak Göster

APA
Kaman, S. (2020). Aylak Sözcüğü Üzerine. Dil ve Edebiyat Araştırmaları, 21, 149-174. https://doi.org/10.30767/diledeara.673285

Cited By

Daz ve Dazlak Sözcükleri Hakkında

Kahramanmaraş Sütçü İmam Üniversitesi Sosyal Bilimler Dergisi

https://doi.org/10.33437/ksusbd.755040

Dil ve Edebiyat Araştırmaları Dergisi Creative Commons Atıf-GayrıTicari-Türetilemez 4.0 Uluslararası Lisansı (CC BY-NC-ND 4.0) ile lisanslanmıştır.