21. yüzyılda Karadeniz Havzası, iki kutuplu bir alt-sistem görünümündedir. Bu kutuplardan ilki, Amerika Birleşik Devletleri (ABD), Kuzey Atlantik Antlaşması Örgütü (NATO) ve Avrupa Birliği (AB) iken diğer kutup ise Rusya Federasyonu’dur (RF). Söz konusu iki kutup arasında yükselen güç mücadelesi, havza içerisinde 2008 Rusya-Gürcistan Savaşı, 2014 Kırım’ın ilhakı ve 2022 Rusya-Ukrayna Savaşı gibi krizlerin ortaya çıkmasına neden olmuştur. Türkiye ise dengeleyici bir aktör rolü üstlenerek havzadaki güç dengesizliklerinin önüne geçmeye çalışmıştır. Bu makalenin amacı, 21. yüzyılda Türkiye’nin Karadeniz Havzası’ndaki politikalarının motivasyonunu araştırmaktır. Nitekim çalışma, Türkiye’nin havzada, ‘‘güç mü yoksa güvenlik arayışında mı’’ olduğu sorunsalı üzerinden incelenmektedir. Çalışma, güvenlik konusuna yaptığı vurgu dolayısıyla savunmacı realizm bağlamında analiz edilmektedir. Araştırma neticesinde, Türkiye’nin havzada statükocu bir şekilde hareket ettiği ve temel motivasyonunun güvenlik olduğu sonucuna ulaşılmıştır.
Savunmacı Realizm Karadeniz Havzası Türkiye'nin Karadeniz Politikası
In the 21st century, the Black Sea Basin has the appearance of a bipolar sub-system. The first of these poles is the United States of America (USA), the North Atlantic Treaty Organization (NATO) and the European Union (EU), while the other pole is the Russian Federation (RF). The rising power struggle between these two poles has led to the emergence of crises in the basin, such as the 2008 Russo-Georgian War, the 2014 annexation of Crimea, and the 2022 Russo-Ukrainian War. Türkiye, on the other hand, tried to prevent the power imbalances in the basin by taking on the role of a balancing actor. The aim of this article is to investigate the motivation of Türkiye’s policies in the Black Sea Basin in the 21st century. As a matter of fact, the study is examined through the research question of whether Türkiye “seeks power or security” in the basin. The study is analyzed within the context of defensive realism due to its emphasis on security. As a result of the research, it was concluded that Türkiye acts in a status-quo manner in the basin and its main motivation is security.
Defensive Realism Black Sea Basin Türkiye's Black Sea Policy
| Birincil Dil | Türkçe |
|---|---|
| Konular | Uluslararası Siyaset |
| Bölüm | Araştırma Makalesi |
| Yazarlar | |
| Gönderilme Tarihi | 15 Aralık 2024 |
| Kabul Tarihi | 13 Mart 2025 |
| Erken Görünüm Tarihi | 30 Mayıs 2025 |
| Yayımlanma Tarihi | 30 Mayıs 2025 |
| Yayımlandığı Sayı | Yıl 2025 Cilt: 15 Sayı: 29 |
Bu dergide yayınlanan tüm çalışmalar, Creative Commons Attribution-NonCommercial 4.0 International (CC BY-NC 4.0) License kapsamında lisanslanmıştır.