Elektrikli araçlar (EV’ler), çevresel sürdürülebilirlik ve enerji verimliliği açısından sundukları avantajlar nedeniyle modern ulaşım sistemlerinin merkezinde giderek daha fazla yer almaktadır. Bu gelişim sürecinde, elektrikli tahrik motorları; performans, menzil, enerji tüketimi ve üretim maliyetleri gibi temel kriterlerde belirleyici bir rol oynamaktadır. Bu çalışmada, elektrikli araçlarda yaygın olarak kullanılan üç temel motor tipi Sargılı Rotorlu Senkron Motor (WRSM), Kalıcı Mıknatıslı Senkron Motor (PMSM) ve Endüksiyon Motoru (IM) teknik performans, enerji verimliliği ve uygulama segmentleri açısından çok boyutlu bir biçimde değerlendirilmiştir. Karşılaştırmalı analizler, özellikle PMSM motorlarının yüksek tork üretimi ve düşük enerji tüketimi sayesinde orta sınıf araçlar için optimal güç/ağırlık oranı sunduğunu ortaya koymaktadır. Kompakt yapıları ve yüksek verimlilik seviyeleri, bu motorları günümüzde birçok üretici için standart tercih hâline getirmiştir. Öte yandan, WRSM motorları nadir toprak elementlerine bağımlılığı ortadan kaldırmaları ve alan zayıflatma yetenekleri sayesinde uzun vadeli sürdürülebilirlik hedefleri için güçlü bir alternatif sunmaktadır. WRSM motorlarının yüksek sıcaklık toleransı, düşük bakım gereksinimi ve geniş hız aralığında çalışma kabiliyeti, gelecekte daha yaygın şekilde benimsenme potansiyelini göstermektedir. Segment bazlı değerlendirmelerde, ekonomik sınıftaki araçların düşük ağırlıkları ve sınırlı güç gereksinimleri sayesinde birim enerji başına daha uzun menzil sundukları belirlenmiştir. Bu durum, özellikle kentsel kullanım amaçlı kompakt elektrikli araçlar için enerji tasarrufu açısından önemli bir avantajdır. Buna karşılık, lüks ve yüksek performans segmentindeki araçlar, daha büyük batarya kapasitelerine rağmen daha yüksek enerji tüketimi sergilemektedir; bu segmentlerde verimlilikten ziyade ivmelenme, çekiş gücü ve sürüş konforu gibi unsurlar öncelik kazanmaktadır. Genel bulgular, motor gücünün yalnızca performansta değil, aynı zamanda enerji tüketimi, menzil kapasitesi ve segment bazlı ürün konumlandırmasında da kritik bir rol oynadığını ortaya koymaktadır. Ayrıca, WRSM gibi alternatif motor mimarileri üzerine artan araştırma ve geliştirme çalışmaları, bu motorların gelecekte hem ekonomik hem de çevresel açıdan daha cazip hâle gelebileceğini göstermektedir. Bu bağlamda, sürdürülebilir elektrikli ulaşım hedeflerine ulaşmak adına motor teknolojileri üzerine disiplinler arası araştırmaların yoğunlaştırılması önerilmektedir.
Electric vehicles (EVs) have increasingly become central to modern transportation systems due to their advantages in environmental sustainability and energy efficiency. In this development process, electric drive motors play a decisive role in key criteria such as performance, range, energy consumption, and production costs. In this study, three primary motor types commonly used in electric vehicles the Wound Rotor Synchronous Motor (WRSM), Permanent Magnet Synchronous Motor (PMSM), and Induction Motor (IM) are evaluated in a multidimensional manner in terms of their technical performance, energy efficiency, and application segments. Comparative analyses reveal that PMSM motors, in particular, provide an optimal power-to-weight ratio for mid-range vehicles due to their high torque generation and low energy consumption. The compact structure and high efficiency levels of these motors have made them the standard choice for many manufacturers today. On the other hand, WRSM motors offer a strong alternative for long-term sustainability goals by eliminating dependence on rare-earth elements and providing field weakening capability. The high-temperature tolerance, low maintenance requirements, and wide speed range operating capability of WRSM motors indicate their potential for broader adoption in the future. Segment-based evaluations have determined that vehicles in the economic class offer longer range per unit of energy due to lower weight and limited power requirements, representing a significant advantage for compact electric vehicles intended for urban use in terms of energy savings. Conversely, luxury and high-performance segment vehicles demonstrate higher energy consumption despite larger battery capacities; in these segments, factors such as acceleration, traction power, and driving comfort are prioritized over efficiency. The general findings indicate that motor power plays a critical role not only in performance but also in energy consumption, range capacity, and segment-based product positioning. Furthermore, the increasing research and development efforts on alternative motor architectures such as WRSM suggest that these motors may become more attractive both economically and environmentally in the future. In this context, it is recommended that interdisciplinary research on motor technologies be intensified in order to achieve sustainable electric transportation objectives.
| Birincil Dil | İngilizce |
|---|---|
| Konular | Elektrik Mühendisliği (Diğer) |
| Bölüm | Derleme |
| Yazarlar | |
| Gönderilme Tarihi | 31 Temmuz 2025 |
| Kabul Tarihi | 22 Eylül 2025 |
| Yayımlanma Tarihi | 30 Aralık 2025 |
| Yayımlandığı Sayı | Yıl 2025 Cilt: 16 Sayı: 4 |