Alzheimer hastalığı, bireyin bağımsızlığını ve hafıza yetilerini giderek daha fazla kısıtlayan, ilerleyici bir hastalıktır ve şu an için kesin bir tedavisi bulunmamaktadır. Hastalığın ilerleyişini yavaşlatabilmek için erken teşhis hayati önem taşımaktadır. Ancak, mevcut müdahale yöntemleri çeşitli riskler taşıyabilirken, beyin görüntüleme, belden sıvı alma (lomber ponksiyon) ve bilişsel değerlendirmeler gibi standart teşhis yöntemleri de genellikle maliyetli, invaziv (girişimsel) ve her zaman erişilebilir değildir. Son dönemde kan biyobelirteçleri, özellikle de amiloid-beta ve tau proteinleri üzerine yapılan çalışmalar, bu sorunlara daha az invaziv, daha uygun maliyetli ve ölçeklenebilir bir alternatif sunmaktadır. Bu makale, Alzheimer hastalığı için mevcut kan bazlı teşhis testlerinin geçerliliğini, pratikliğini ve sınırlılıklarını değerlendirmektedir. Çalışmada hem teknik zorluklara hem de eşit erişim ve bilgilendirilmiş onam gibi etik konulara değinilmektedir. Yeni tedavilerin ortaya çıkışı, doğru ve zamanında teşhisin önemini daha da artırmaktadır. Kan testleri, Alzheimer teşhisinde büyük bir potansiyel barındırsa da, yaygın olarak benimsenmeleri önünde bazı engeller bulunmaktadır. Bunlar arasında daha yüksek doğruluk oranına ihtiyaç duyulması, bu testlerin sadece özel kliniklerle sınırlı kalmayıp daha geniş kitlelere ulaşması ve farklı sağlık hizmeti ortamlarına kolayca uyarlanabilmesi gerekliliği yer almaktadır. Bu derleme, kan bazlı teşhis yöntemlerinin ölçeklenebilirliğini ve erişilebilirliğini artırmaya yönelik stratejileri belirlemekte ve bunların uygulanması için atılması gereken adımları ortaya koymaktadır. Süregelen teknolojik ve lojistik gelişmelerle birlikte, kan testlerinin gelecekte Alzheimer hastalığı teşhisinde çığır açacağı öngörülmektedir.
Alzheimer hastalığı kan temelli biyobelirteçler amiloid-beta tau proteinleri erken teşhis teşhis erişilebilirliği
Alzheimer's disease progressively impairs independence and memory, and no cure is currently available. Early diagnosis is crucial for slowing disease progression; however, existing interventions may pose risks, and standard diagnostic methods, such as brain imaging, lumbar puncture, and cognitive assessments, are often expensive, invasive, or inaccessible. Recent advances in blood biomarkers, including amyloid-beta and tau proteins, present a less invasive, more cost-effective, and scalable alternative. This review evaluates the validity, practicality, and limitations of current blood-based diagnostic tests for Alzheimer's disease. It addresses both technical challenges and ethical considerations, including equitable access and informed consent. The emergence of new treatments further underscores the importance of accurate and timely diagnosis. Although blood tests demonstrate significant potential for Alzheimer's diagnosis, their widespread adoption is constrained by requirements for improved accuracy, broader availability beyond specialized clinics, and adaptability to diverse healthcare environments. This review identifies strategies to enhance the scalability and accessibility of blood-based diagnostics and outlines subsequent steps for implementation. With continued technological and logistical advancements, blood-based tests could transform the landscape of Alzheimer's diagnosis.
Alzheimer's disease blood-based biomarkers amyloid-beta tau proteins early diagnosis diagnostic accessibility
| Birincil Dil | İngilizce |
|---|---|
| Konular | Biyomühendislik (Diğer) |
| Bölüm | Derleme |
| Yazarlar | |
| Gönderilme Tarihi | 8 Temmuz 2025 |
| Kabul Tarihi | 18 Eylül 2025 |
| Yayımlanma Tarihi | 31 Ocak 2026 |
| Yayımlandığı Sayı | Yıl 2026 Cilt: 6 Sayı: 1 |