Bu çalışmada, ana akım iktisat teorisinin temel varsayımları ile davranışsal iktisadın eleştirilerini ve katkılarını incelemektedir. Ana akım iktisat, bireylerin rasyonel olduğu, tam bilgiye sahip olduğu ve fayda maksimizasyonu ilkesiyle hareket ettiği varsayımına dayanarak ekonomik modeller geliştirmiştir. Ancak gerçek hayatta bireylerin bu varsayımlara uymayan irrasyonel davranışlar sergilediği gözlemlenmiştir. Bu durum, psikoloji ve iktisat disiplinlerinin kesişiminde yer alan davranışsal iktisadın doğmasına yol açmıştır. Davranışsal iktisat, sınırlı rasyonalite, bilişsel yanlılıklar, sezgisel karar alma ve sosyal faktörlerin bireylerin ekonomik kararları üzerindeki etkisini açıklayarak, ana akım teorilerin eksik kaldığı yönleri tamamlamaktadır. Ayrıca, davranışsal iktisat finansal piyasalarda rasyonellikten sapmaların yol açtığı piyasa balonları ve dalgalanmalar gibi olguların daha iyi anlaşılmasına katkıda bulunmuştur. Yapılan araştırmalar, davranışsal iktisadın ana akım teorilerin yerini almaktan ziyade, bu teorileri zenginleştirici ve tamamlayıcı bir rol oynadığını göstermektedir. Gelecekte bu alanda yapılacak çalışmaların, bireylerin karar alma süreçlerinde sosyal normların, kültürel faktörlerin ve dijitalleşmenin etkisini daha iyi anlamaya yönelik araştırmalara odaklanacağı öngörülmektedir. Davranışsal iktisadın sunduğu bu perspektif, iktisadi modellerin daha gerçekçi hale gelmesine ve politika tasarımlarında daha etkili çözümler geliştirilmesine olanak tanımaktadır.
İktisadi Düşünceler Tarihi Davranışsal İktisat Ana Akım İktisat
| Birincil Dil | Türkçe |
|---|---|
| Konular | Ekonometri Teorisi, Ekonometri (Diğer) |
| Bölüm | Araştırma Makalesi |
| Yazarlar | |
| Gönderilme Tarihi | 4 Ocak 2025 |
| Kabul Tarihi | 11 Ocak 2025 |
| Yayımlanma Tarihi | 31 Aralık 2025 |
| Yayımlandığı Sayı | Yıl 2025 Cilt: 17 Sayı: 2 |